Mithat Şen’in son dönem üretimlerini bir araya getiren “Yeryüzü Gökyüzü” sergisi, Galeri Bosfor’da 23 Mayıs’a kadar izleyiciyle buluşuyor. Kırk yılı aşkın sanat pratiği boyunca kendine özgü bir sistem kuran Şen, bu sergide ilk kez tek bir doğa formuna odaklanıyor: selvi.
Osmanlı şiirinde sevgilinin boyunu simgeleyen, Divan edebiyatı geleneğinde bahçenin minaresi olarak anılan selvi ağacı; İstanbul’un mezarlıklarında ölümü değil, ölüm ötesi sürekliliği temsil eder. Şen’in parşömen yüzeylerinde yeniden hayat bulan bu kadim form, kökleriyle toprağa bağlıyken gökyüzüne doğru yükselmesiyle serginin başlığındaki ikiliği -yeryüzü ve gökyüzü- aynı anda taşır.

Sanatçının önceki serilerinde bedenden şemaya, şemadan birime ve birimden istife uzanan düşünsel hattı, burada selvi üzerinden yeni bir aşamaya taşınır. Şen, selvi ağacını betimlemekten ziyade onun büyüme ilkesini, dikey yönelimini ve süreklilik fikrini kendi görsel diline tercüme eder. Böylece selvi, bir ağaç olmaktan çıkar; doğanın sürekliliğini ve dönüşüm içindeki sabitliğini temsil eden bir ilkeye dönüşür.
“Yeryüzü Gökyüzü”, doğayı tasvir eden değil, onun yasalarını içselleştirerek yeniden kuran bir yaklaşımın izini sürer. Bu anlamda sergi, yalnızca bir formun değil; bu coğrafyaya kök salmış, görünmeyene doğru uzanan bir varoluş hâlinin görsel karşılığı olarak okunabilir.

Mithat Şen Hakkında
Mithat Şen, Türkiye çağdaş sanatının en özgün ve uzun soluklu seslerinden biridir. 1957 yılında İstanbul’da doğan sanatçının kariyerindeki dönüm noktalarından biri, 1990 yılında 44. Venedik Bienali’ne katılması olmuştur. O günden bu yana İstanbul merkezli olarak çalışmalarını sürdürmekte hem son derece sistematik hem de güçlü bir ifade diline sahip bir üretim pratiği geliştirmeye devam etmektedir. Şen’in pratiğinin merkezinde, insan bedeninden türettiği 13 birimli bir şema yer alır. Sanatçı, bu görsel birimler üzerinden ürettiği işlerini bağlı olduğu coğrafyanın parça-bütün anlayışı üzerine inşa eder; doğanın üretim biçimine benzer şekilde tekrar ve çeşitlenme yoluyla geliştirir. Yaklaşık kırk yıldır sürdürdüğü bu üretim pratiğinde Şen, bu “bedeni” tuval ya da kâğıt yüzeyinde yağlı boya, akrilik, sulu boya ve kara kalem gibi farklı tekniklerle var eder; kimi zaman yüzeyi kazıyarak formu ortaya çıkarır. Bu yapı, keten ve çeşitli kumaşların yanı sıra oğlak derisi gibi farklı malzemeler üzerinde de hayat bulur. Son dönemde ise heykel üretimlerine yönelen Şen, mermer, paslanmaz çelik ve metal gibi malzemeleri de pratiğine dahil etmiştir. Kendine özgü soyut bir düzenin mimari olarak tanımlanan Mithat Şen, kolayca sınıflandırılamayan ve yakından bakıldıkça derinleşen bir üretim dili geliştirir.
Galeri Bosfor
Kemankeş Karamustafa Paşa Mah. Kölemen Sok. No: 7, Beyoğlu/İST
www.galeribosfor.com



















