Dirimart Londra, Fahrelnissa Zeid’in 21. yüzyılda Birleşik Krallık’taki ilk galeri sergisi olma özelliğini taşıyan “Dalış” başlıklı kapsamlı seçkiye ev sahipliği yapıyor. Küratörlüğünü, sanatçının yaşamına yeni bir perspektif sunan biyografiyi kaleme alan Adila Laïdi-Hanieh’in üstlendiği sergi, 21 Nisan – 30 Mayıs 2026 tarihleri arasında izlenebiliyor.
Sergi, Zeid’in İstanbul, Londra, Paris ve Ischia’da ürettiği eserleri bir araya getirerek sanatçının yaklaşık elli yıla yayılan pratiğinin özellikle 1940’lardan 1960’lara uzanan en yenilikçi dönemine odaklanıyor. 2017 yılında Tate Modern’de gerçekleşen retrospektifin ardından bu sergi, bazı eserlerin ilk kez kamusal olarak izleyiciyle buluşması açısından da önem taşıyor.

Figüratif ve soyut üretimleri bir araya getiren seçki; büyük ölçekli, enerjik kompozisyonlardan daha küçük ve samimi işlere uzanan geniş bir yelpaze sunuyor. Resimler, guaş çizimler, eskizler, baskılar ve nadir pochoir örnekleri üzerinden Zeid’in güçlü dışavurumcu dili ve ritmik, çok katmanlı görsel evreni izleyiciyle buluşuyor.
Serginin başlığı “Dalış”, sanatçının girdap benzeri formlar, denizaltı dünyaları ve kozmik manzaralarla kurduğu ilişkiye işaret ederken, izleyiciyi de bu sarmalayıcı evrenin içine çekiyor. Jestüel soyutlamalarla birlikte erken dönem figüratif çalışmalar ve 1960’lardan dikkat çekici bir portre, serginin anlatımını zenginleştiriyor.
Fahrelnissa Zeid’in renk, ritim ve kozmos etrafında şekillenen özgün dilini yeniden düşünmeye davet eden “Dalış”, sanatçının görsel dünyasıyla doğrudan ve etkileyici bir karşılaşma sunuyor.

Fahrelnissa Zeid Hakkında
Fahrelnissa Zeid (1901, İstanbul–1991, Amman), yirminci yüzyıl ortasının öncü Türk-Arap modernist sanatçısıydı. Türkiye’de 1940’lı yılların modernist d Grubu’nun bir üyesiydi ve daha sonra 1950’lerde Nouvelle École de Paris (Yeni Paris Okulu) ile ilişkilendirildi. 1954 yılında, Londra’daki ICA’da (Çağdaş Sanatlar Enstitüsü) kişisel sergi açan ilk kadın sanatçı oldu. 1910’lu ve 1920’li yıllarda İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi ve Paris’teki Académie Ranson’da eğitim gördü; ilk kişisel sergisini 1945’te İstanbul’da gerçekleştirdi.
1946’dan 1968’e kadar Londra’da yaşayan Zeid, burada istikrarlı ve oldukça görünür bir sanat pratiği sürdürdü. Şehirdeki ilk sergisini 1948’de St George’s Gallery’de açtı; ardından 1948, 1949 ve 1957 yıllarında Gimpel ve Lord galerilerinde eserlerini sergiledi. 1940’lar ve 1950’ler boyunca Bristol, Dublin ve Edinburgh’taki karma sergilere katıldı. George Butcher, Morris Collis ve Terence Mullaly gibi dönemin eleştirmenleri, çalışmaları ArtReview ve Poetry London kapaklarında yer alan sanatçıdan övgüyle bahsetti. 1954’te Paule Vézelay tarafından modernist grup Espace’ın Birleşik Krallık şubesine katılmaya davet edildi. 1960 yılında Édouard Roditi’nin yirminci yüzyıl modernizminin kilit figürleriyle yaptığı söyleşilerden oluşan Dialogues on Art (Sanat Üzerine Diyaloglar) kitabında; Marc Chagall, Max Ernst, Barbara Hepworth, Joan Miró, Henry Moore, Gabriele Münter ve Eduardo Paolozzi ile birlikte yer aldı.
2017 yılında Tate Modern’de kapsamlı bir retrospektif sergiye konu olan Zeid’in eserleri, Birleşik Krallık’ta Tate ve Bradford Müze ve Galerileri koleksiyonlarında bulunmaktadır (ikincisi Çağdaş Sanat Derneği’nin 1964 yılındaki bağışıyla gerçekleşmiştir). Birleşik Krallık dışında, 1951-1975 yılları arasında Paris’te bir atölye sahibi olan sanatçı, 1950’lerin uluslararası soyut sanatı için önemli bir platform olan Salon des Réalités Nouvelles’e katıldı. 1949-1972 yılları arasında Colette Allendy, Galerie de Beaune, Kléber, La Hune, Dina Vierny ve Katia Granoff galerilerinde kişisel sergiler açtı; 1950’de ise New York’taki Iolas Hugo Gallery’de eserlerini sergiledi.
1975’te Amman’a taşınan sanatçı, ölümüne dek burada üretmeye ve ders vermeye devam etti. Başlıca retrospektifleri arasında; Neue Galerie, Sammlung Ludwig, Aachen (1990); Institut du Monde Arabe, Paris (1990); Darat al Funun, Amman (1993); İstanbul Modern (2006); Tate Modern, Londra ve Deutsche Bank Kunsthalle, Berlin (2017) sergileri yer alır. Eserleri ayrıca İstanbul (2015), Şarika (2015) ve Venedik (2024) Bienalleri gibi büyük uluslararası etkinliklerde ve küresel modernizm üzerine yapılan kapsamlı araştırmalarda sergilenmiştir.
Fahrelnissa Zeid’in eserleri; Barjeel Sanat Vakfı, Elgiz Müzesi, Fransız Devlet Koleksiyonları, Guggenheim Abu Dhabi, Huma Kabakcı Koleksiyonu, Institut du Monde Arabe, İstanbul Modern, Ürdün Ulusal Güzel Sanatlar Galerisi, Khalid Shoman Vakfı, Mathaf: Arap Modern Sanat Müzesi, Musée d’Art Moderne de la Ville de Paris, Museum Ludwig, Papko Sanat Koleksiyonu, Şarika Sanat Vakfı ve Wright Sanat Müzesi gibi dünya çapındaki önemli kamu ve özel koleksiyonlarda yer almaktadır.
Yazar ve sanat tarihçisi Adila Laïdi-Hanieh, sanatçının özel belgelerine ve kişisel arşivine özel erişim sağlayarak kaleme aldığı Fahrelnissa Zeid: İç Dünyaların Ressamı (Art/Books, Londra, 2017) adlı biyografisiyle, Zeid’in yaşamı ve kariyeri üzerine en kapsamlı akademik çalışmayı sunmuştur. Laïdi-Hanieh, akademik dergi ve ansiklopedilerde Zeid üzerine düzenli olarak yayınlar yapmakta, koleksiyonerlere ve kurumlara uzmanlık desteği vermektedir.

Fahrelnissa Zeid “Dalış” Sergisi Metni
Dirimart, Fahrelnissa Zeid’in 2017 yılında Tate Modern, Londra’da düzenlenen retrospektifinin ardından, 21. yüzyılda Birleşik Krallık’ta düzenlenen ilk galeri sergisi olacak Dalış’ı sunmaktan mutluluk duyar. Zeid’in İstanbul, Londra, Paris ve Ischia’da ürettiği eserlerinden oluşan sergi, sanatçının elli yıllık pratiğinin en yenilikçi yıllarına -1940’lardan 1960’lara- uzanan bir bakış sunuyor. Figüratif ve soyut eserlerden oluşan sergi, sanatçının enerjik dışavurumcu tarzını büyük ölçekli kompozisyonlardan samimi minyatürlere uzanan resimleri, guaş çizimleri, eskizleri ve baskıları aracılığıyla sergiliyor.
Fahrelnissa Zeid’in sanatsal süreci, sanatı “içsel bir gereklilik”, umutsuzluk dönemlerinde ruhani olarak hayatta kalmayı sağlayan bir araç olarak gören bir anlayışla şekillenir. Sanatçı kariyerine 1940’larda, dışavurumcu bir üslupla ürettiği portreler, manzaralar, natürmortlar ve kentsel görüntülerle başlar.
Sanatçının pratiğinin sonraki yirmi yıllık soyut dönemi, lirik dışavurumcu nitelikli maksimalist ve kinetik kompozisyonlar da dahil olmak üzere farklı dönem ve yaklaşımlardan oluşur. Kalın impasto ve belirgin spatula izleriyle yapılandırdığı sessiz yapıtları da aynı yoğunluğa sahiptir. Sanatçı portreler aracılığıyla 1960’ların sonlarında figürasyona geri dönmüş ve boyalı hayvan kemiklerini kapsayan renkli polyester reçine bloklarından oluşan “antiheykeller” üretmiştir.
Dalış, Fahrelnissa Zeid’in geniş yapıtlar yelpazesini derinlemesine keşfetmek için bir ortam sunuyor. Belirli bir dizi stil ve temaya odaklanan sergi, sanatçının nadiren görülen eserlerini tanınmış başyapıtlarla bir araya getiriyor. Jestüel soyut kompozisyonları odağına alan sergi seçkisi, bu kompozisyonların 1940’lardan itibarıyla figüratif öncüllerini sunarken, 1960’lardan günümüze kalan dikkat çekici bir portreyi de içeriyor.
Sanatçının değişen karşıtlıkların bir aradalığıyla rengi keşfetmeye yönelik tükenmez arayışı, 1950’ler ve 1960’lara tarihlenen soyut eserlerinde belirgindir. Kendini yok eden evrenlere olan yaşam boyu süren ilgisi, denizaltı dünyaları, denizcilik âlemleri ve astral manzaralara olan hayranlığını yansıtan eserlerde kendini gösterir.

Başka bir dünyaya ait Su Derinlikleri (Deniz Mağarası) başlıklı yapıt, sokağa bakan bir pencereden görülen mavi ve yeşil tonlarının zengin paletiyle dikkat çeker. Denizin derinliği, modüle edilmiş renk ve spatula ile çapraz kesilmiş yüzey aracılığıyla oluşturulur. Derinliği hem yukarıdan hem içeriden veren yapıtın bu çift perspektifli özelliği, izleyiciyi bir yandan karşılarken diğer yandan içine çeker. Deniz canlıları yukarı yükseliyor gibidir: Şeffaf, mavi bir deri, fantastik kırmızı bir göğüs formunu kaplar; başı bir göğüs şeklindedir. Bu yapıt, sanatçının 1960’ların başında Ischia adasında ilk kez yaz tatilini geçirdiği yoğun yenilenme dönemine aittir. Ischia: Terra Incognita, havai fişeklerle kırmızı ve sarı bir girdaba dönüşen ve deniz boyunca yansıyan, mavi derinliklerle birleşen bir akşam gökyüzünü tasvir eder. Akışkanlığına rağmen, kompozisyon Fahrelnissa Zeid’in anıtsal, kaleydoskopik yücelik tasvirlerini anımsatır.

Karşısında yer alan, Alice Harikalar Diyarında başlıklı, sipariş üzerine yapılmış “portre”, sanatçının primitivist dönemine aittir. Sanatçı, Alice’in tavşan deliğine rüya gibi düşüşünü, cehennemsi bir girdap içinde, kâbusvâri bir kapana kısılma olarak ustalıkla yeniden tasavvur eder. Kızgın kırmızılar, dönen alevler ve tehditkâr ışık sıralarıyla aydınlatılan bozulmuş bir figür, değişken, cehennem gibi bir alan içinde hapsolmuş durumdadır.
Bunları, primitivist dönemin daha neşeli yorumları olan Derinlik ve Fırtına ile Arayış başlıklı üç soyut yapıt takip eder. Bu yapıtlar gevşek, jestüel boya ve spatula uygulamalarıyla mavi ve kırmızı tonlarda sarsıcı âlemleri keşfe çıkar. Sanatçının oğlunu resmettiği, olağanüstü Emir Zeid portresi, figürasyon ve soyutlama arasındaki sentezin önemli örneklerindendir. Portredeki çehrenin yüzeyi o kadar yoğun bir şekilde katmanlanmıştır ki, bilinmeyen bir gezegen manzarasının görünümü ile şeffaf renk ve dokunun keşfi arasında gidip gelir.
Altkat galerilesine hâkim olan Adam ve Havva ve Kırık Dünya, ilk olarak 1948’de Londra’daki Gimpel Galerisi’nde sergilenmiştir. O yılın başlarında Fahrelnissa Zeid, ilk transatlantik uçuşunu gerçekleştirmiş; uçuş sırasında yaşadığı görsel epifani, tarım alanlarının gerileyen manzarasını bölünmüş ızgaralara dönüşmüştür. Bu tablo, sanatçının kamu kariyerine başladığı 1940’ların ortalarına ait önceki dönem yapıtlarıyla bağlamlandırılmıştır. Bu tablolar, Fahrelnissa Zeid’in o dönemdeki hayatını yansıtır: üretken stüdyo çalışmalarını ve açık havada resim yapma pratiğini, Boğaz’da yüzme alışkanlığını ve evinin zarif dekorasyonunu. Karakteristik jestüel dinamizmi zaten belirgindir; animasyonlu, düzleştirilmiş perspektifler resimsel alanı sarar.

Yazlık Evim, Büyükdere başlıklı yapıtta, halı motifleri bir deniz yatağının kıpır kıpır derinliklerini çağrıştırır; bu motifler, üzerinde metal ve mercan Budaların serpili olduğu sarı masa örtüsünün benzer şekilde hareketli desenleriyle yarış halindedir. Hamam’da olduğu gibi, nesnelerin ve kıvranan vücutların canlı birikimi ışık veya gölge aracılığıyla hiçbir rahatlamaya izin vermez; bunun yerine, her renk düzlemi kendinden ışıklı görünür. Balık’ta, turuncu ve siyah masa örtüsü baskısı, halının sarı çizgilerini tamamlayarak hiç de durağan olmayan bir mutfak natürmortu içinde alışılmadık derecede canlı bir dinamizm yaratır. Boğaz, yüzerken hissedilen o sarmalayıcı bırakmışlık halini aktarır; tuvali, denizin yüzeyinden ağaçlara ve bulutlara kadar uzanan dalgalı, duyusal mavi formlarla doludur.
Fahrelnissa Zeid, sergilerinde kâğıt üzerine yapılan çalışmalara da aynı derecede önem verir ve 1950’lerde, Avrupa’da baskı odaklı üç sergi düzenler. Bu nedenle Dalış, bu tür çalışmalardan da bir seçki sunuyor: Sanatçının kozmosa olan hayranlığını iki renkli ızgara ve astral patlamalardan oluşan gece dünyaları aracılığıyla ortaya koyan litografi atölyelerinde üretilmiş baskıların yanı sıra renk ve çizginin bütüne yayılan kompozisyonlarını keşfeden yoğun emek verilmiş guajlar bu seçkide yer alıyor. Ayrıca, nadir bulunan kaleydoskopik bir taslak ve önde gelen sanatçıların pochoir’larından (şablon baskı) oluşan bir kitaptan alınmış bir şablon da sergiye dahil ediliyor.

Sanatçı 1950 yılında pratiği üzerine şunları söyler: “Ben bir amaca hizmet eden bir aracıyım. Bizi yöneten kozmik, manyetik titreşimleri aktarıyorum. Ben bir kutup, bir merkez, bir benlik ya da biri değilim. Benim tarafımdan aktarılması gereken ve aktarılabilecek olan için bir kanal görevi görüyorum.”
İzleyicileri bu yüce duyarlılıkla ve Zeid’in hırslı, yaratıcı görsel diliyle doğrudan bağ kurmaya davet eden Dalış, 21 Nisan–30 Mayıs 2026 tarihleri arasında Dirimart Londra’da görülebilir.


![Fredj Moussa, Mirage, The Inner Sea [İç Deniz, Bir Serap] (2024), Barajdan Sızanlar sergisinden görünüm, Salt Beyoğlu, 2026, Fotoğraf: Metean Bars (Salt).](https://artcolumn.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Fredj-Moussa-350x250.avif)














![Fredj Moussa, Mirage, The Inner Sea [İç Deniz, Bir Serap] (2024), Barajdan Sızanlar sergisinden görünüm, Salt Beyoğlu, 2026, Fotoğraf: Metean Bars (Salt).](https://artcolumn.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Fredj-Moussa-120x86.avif)

