Bu yıl da 212 Photography Festival duraklarından biri olan Anna Laudel İstanbul, 20 Eylül-10 Kasım 2024 tarihleri arasında, Ardan Özmenoğlu’nun “What Trees Whisper” adlı kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Özmenoğlu, üç boyutlu yapıtlarında kullandığı ağaç figürüne bakışını daha da yakınlaştırarak ağaçların hücre yapısına iniyor.
Peter Wohlleben’in “Ağaçların Gizli Yaşamı” Kitabı
Peter Wohlleben’in “Ağaçların Gizli Yaşamı” kitabında, “Ağaçlar birbirine bakan yaşlı bir çift gibi bağ kurabilirler. Ağaçlar ilişkiler geliştirir ve birbirlerine bakabilirler.” der. Özmenoğlu da yeni serisinde ağaçların birbirleriyle kurdukları iletişime ve doğanın sessiz huzurunda saklı fısıldaşmalara kulak vermeye izleyicileri davet veriyor. Ağaçlar, tıpkı insanlar gibi sosyal varlıklardır ve kök sistemleri ile hava yoluyla birbirleriyle iletişim kurarlar. Bu iletişim aracılığıyla ağaçlar birbirlerine besin sağlar ve tehlikeler hakkında uyarılarda bulunurlar. Yaşlı ve güçlü ağaçlar, genç ve zayıf olanlara destek olur ve hatta ölmekte olan ağaç kütükleriyle besin paylaşır. Bu karşılıklı bakım, orman topluluğunun hayatta kalmasını sağlar ve ağaçların birbirleriyle derin bağlar kurduğunu ortaya koyar.
Sanatçı, rengarenk ojeler kullanarak cam üzerine resmettiği ağaç figürlerinde boya darbelerini yakınlaştırıyor. Bu yakınlaşma, figürlerin büyümesini, form değişimini ve parçalara ayrışmasını sağlıyor. Gizlenen boşluklar bu süreçte görünür hale geliyor. Ormanda ağaçların büyümek için birbirlerine tanıdığı boşluklar, doğada sürekli olarak tekrar eder ve bu boşluklar alyuvarlarda, gökyüzündeki yıldızlarda ve yağmur damlacıklarında da görülür. Hem ağaçlar hem de insanlar, bu kusursuz boşluklar sayesinde varlıklarını sürdürebilir. Sonuç olarak, bu boşluklar, aşk ve diğer derin duygusal bağlar için de önemli bir anlam taşır.

212 Photography Festival
212 Photography Festival duraklarından biri olan Anna Laudel İstanbul, 28 Eylül – 13 Ekim 2024 tarihleri arasında festival kapsamında ziyaret edilebilir.
Ardan Özmenoğlu Kimdir?
Ardan Özmenoğlu, Çağdaş Sanatçı ve Akademisyen. 1979, Ankara. Lisans ve lisansüstü eğitimini Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde tamamladı. Eserleri esas olarak, özgün baskı tekniklerini farklı materyal yüzeylerinde kullanarak oluşturduğu mekâna özgü enstalasyonlar, resimler ve bu teknikle buluşturduğu transparan cam heykellerden oluşturmaktadır. Berkeley Kala Art Enstitüsü, Amerika Birleşik Devletleri; Ateliergemeinschaft Milchhof e.V, Berlin; Frans Masereel Sanat Merkezi, Belçika; Kulturkontakt Austria, Viyana’da ve Glasstress Murano, Venedik’te davetli sanatçı olarak çalıştı. Ardan, eserlerinde Türk ve küresel popüler kültüre ait ifade ve imgeleri altüst edişi ile tanınıyor. Özellikle post-it notlar, neon ve cam kullanarak ürettiği eserlerinde, malzemenin beraberinde getirdiği anlam yükü ile beraber; kültürel tarih ve gündelik hayatın üst üste bindiği özel bir dil geliştiriyor.
Özmenoğlu, iletişim ve teknoloji hızıyla tanımlanan çağımızda, anlam ve referans bolluğunun kaygan zemininde, işaretler ve imgeler arasından yaptığı slalom ile Türkiye güncel sanatında benzersiz bir çizgi tutturuyor. Sanatçının eserleri dünya çapında, Hort Collection NYC, Naked Heart Vakfı, Frankfurt Havaalanı Koleksiyonu, Osthaus Müzesi Hagen Koleksiyonu, Kala Art Institute Koleksiyonu, Birleşmiş Devletleri Çağdaş Sanat Koleksiyonu, UniCredit Bank Sanat Koleksiyonu, Fondation Jan Michalski Koleksiyonu, Imoga Mundi (Benetton) Koleksiyonu, Mareva Grabowski-Mitsotakis Koleksiyonu ve İstanbul Modern Koleksiyonu gibi pek çok önemli koleksiyonda yer almaktadır. Sanat eserleri dünya çapında gösterilen sanatçı İstanbul Yeniköy’de anneannesinden kalan stüdyosunda yaşamını ve çalışmalarını sürdürmektedir.

Anna Laudel
2012 yılında kurulan Anna Laudel, İstanbul’daki sergi programına, şehrin merkezinde yer alan Beyoğlu, Gümüşsuyu semtindeki galerisinde devam etmektedir. Açıldığı ilk günden itibaren İstanbul’un önde gelen dinamik çağdaş sanat merkezlerinden biri olmak için çalışmalarını sürdüren Anna Laudel, farklı sanat yaklaşımlarına açık olmanın yanı sıra yaş ve sosyo-kültürel sınıf fark etmeksizin sanatçı yelpazesinin kapsayıcı olmasına özen göstermektedir. Türkiye’de kariyerinin başında olan sanatçılar dahil, Almanya ve İtalya başta olmak üzere, farklı ülkelerden birçok sanatçıyı dünyaya tanıtmak amacıyla Anna Laudel tarafından kurulan galeri, Ferhat Yeter’in yönetiminde çalışmalarını sürdürmektedir.
Sadece Avrupa ile Asya kıtasının, doğu ile batı kültürünün birleşme noktası olarak değil, aynı zamanda birçok farklı yaşam tarzını bir araya getiren, uluslararası bir metropol olan İstanbul, sanatçılarını farklı kitlelerle buluşturmak isteyen bir galeri için sürekli büyüyen ve gelişen dinamik bir sanat dünyası sunuyor. Anna Laudel, İstanbul’daki ilk lokasyonunun ardından, uluslararası görünürlüğünü artırmak amacıyla 2019 yılında Düsseldorf’ta (Almanya) ikinci, ardından Mayıs 2022’de ise farklı bir izleyici kitlesine ulaşmak ve çoğunlukla kişisel sergilere ev sahipliği yapmak üzere Bodrum Zai Yaşam’da üçüncü galerisini açmıştır. Anna Laudel, bu hedeflere bağlı kalarak, Bodrum, İstanbul ve Düsseldorf’taki galeri mekanlarında ve dahil olduğu uluslararası sanat fuarlarında, kariyerlerinin farklı aşamalarında olan sanatçılarını sanatsal tercihlerini gözeterek temsil etmeye ve onlarla birlikte çalışarak büyümeye devam etmektedir.


















