Instagram Facebook-f Youtube
  • Ana Sayfa
  • Sanat Haberleri
  • Mimari ve Tasarım
  • Röportajlar
  • Makaleler
  • Köşe Yazıları
  • Sanatla Tasarlanan Mekanlar
  • Ayın Solo Sergisi
  • Youtube
  • Müzayedeler
  • Mağaza
  • Ana Sayfa
  • Sanat Haberleri
  • Mimari ve Tasarım
  • Röportajlar
  • Makaleler
  • Köşe Yazıları
  • Sanatla Tasarlanan Mekanlar
  • Ayın Solo Sergisi
  • Youtube
  • Müzayedeler
  • Mağaza
Ara
Ara
  • Ana Sayfa
  • Sanat Haberleri
  • Mimari ve Tasarım
  • Röportajlar
  • Makaleler
  • Köşe Yazıları
  • Sanatla Tasarlanan Mekanlar
  • Ayın Solo Sergisi
  • Youtube
  • Müzayedeler
  • Mağaza
  • Ana Sayfa
  • Sanat Haberleri
  • Mimari ve Tasarım
  • Röportajlar
  • Makaleler
  • Köşe Yazıları
  • Sanatla Tasarlanan Mekanlar
  • Ayın Solo Sergisi
  • Youtube
  • Müzayedeler
  • Mağaza

Cem Sağbil ile Paris’te Kamusal Alanda Heykel, Sorumluluk ve Zamansızlık Üzerine

Cem Sağbil ile Paris’te Kamusal Alanda Heykel, Sorumluluk ve Zamansızlık Üzerine
Facebook 'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsapp ile GönderLinkedin'de Paylaş

Cem Sağbil’in “Ay Tutan Adam” ve “Hemera” adlı heykelleri, Paris 10. Bölge Belediyesi’nin kalıcı koleksiyonuna alınarak Alban Satragne Parkı’nda kamusal alanda yerini aldı. 2009’da başlayan ve yıllar içinde olgunlaşan bu süreç, bir Türk heykeltıraşın Paris gibi sanatın merkezlerinden birinde kalıcı iz bırakmasının ötesinde; kamusal alan, sorumluluk, dualite ve zamansızlık üzerine derin bir düşünme alanı açıyor. Sağbil, sanatsal yolculuğunu, bronzla kurduğu ilişkiyi ve heykelin gündelik hayatla temas ettiği noktaları söyleşimizde içtenlikle anlatıyor.

Röportaj: Ümmühan Kazanç

Sayın Cem Sağbil, “Ay Tutan Adam” ve “Hemera” isimli iki heykeliniz Paris 10. Bölge Belediyesi tarafından Alban Satragne Parkı’nın girişinde sergilenmek üzere kalıcı koleksiyona alındı. 2009 yılında başlayan bu süreci sizden dinleyebilir miyiz?

Paris’te 2010 yılında yapılan “Türk sezonu” kültür ve sanat organizasyonu içinde 10. Bölge Belediyesi tarafından davetli olarak büyük bir sergi açmaya gittim. Sergi bünyesinde bu iki heykel de vardı, heykeller konulan parkta üç yıl kadar sergilenmeye devam etti. Akabinde belediye bu heykelleri koleksiyonuna katmaya karar verdi, 2020’de başlayan Park Restorasyonu sonrası, 2025 sonbaharında bu heykeller parka kalıcı olarak yerleştirildi.

Paris gibi sanatın kalbi sayılabilecek, sanatla iç içe bir şehirde, kamusal alanda kalıcı eserlerinizin bulunması sizin için ne ifade ediyor?

Tabii çok heyecanlı bir süreç ve dolu dolu takdir edilme duygusu hakikaten çok değerli.

Heykellerinizin Alban Satragne Parkı’nda, günlük hayatın akışı içinde var olmasıyla ilgili nasıl bir izleyici ilişkisi hayal ediyorsunuz?

Gerçeği konuşmak gerekirse orada yaşayan halkın, izleyicinin reaksiyonları, tabii ki benim gibi veya beni yakından tanıyanların ve bu heykellere ilgi duyanların ilişkisi gibi olmayacak. Bu ilişki bir parçada zamanla gelişecek olan bir durum, şöyle bir şey daha var, bazen direkt olarak görmediklerimiz de hayatımızda ciddi salınımlar yapar. Dolayısıyla ben böyle bir beklenti yerine gelişmeleri izlemeyi tercih ediyorum.

Paris Belediyesi koleksiyonunda yer alan ve kamusal alanda kalıcı eseri bulunan tek Türk heykeltıraş olmak size nasıl bir sorumluluk yüklüyor?

Kamusal alanda iş yapmak, heykel yapmak -bu tabi bina da olabilir- bana göre çok ciddi sorumluluk isteyen bir durum. Şöyle örneklemek isterim; bir doktor, bir hastayı masada hata yapar öldürebilir, bir mimar veya bir heykeltraş bir halkı öldürebilir. Tabi bu sadece fiziksel olan bir şey değil. Ben olabildiğince bu sorumluluk duygusu ile hareket etmeye çalışıyorum.

“Ay Tutan Adam” ve “Hemera” heykelleriniz, sizin sanatsal diliniz içinde nasıl bir yerde duruyor?

O heykelleri yaparken çok heyecanlandım, çok keyif aldım ve epey de uğraştım. Sanırım bu heykellerde bu hissediliyor ama sanatsal dili ve sanatın içindeki yeri, nasıl etkilediğini sanırım başkaları söyleyecek

Eserlerinizde sıkça karşılaştığımız dualitenin (gün/gece, kadın/erkek, doğu/batı) bu heykellerdeki karşılığını nasıl tanımlarsınız?

Bu iki heykel arasındaki zıtlık, dualite aynı zamanda heykellerin kendi içlerinde de var yani erkek kadın, ellerinde tuttukları semboller, ay tutan’da, dişi sembolü ayı yani duyguyu elinde tutar. Hemera ise kadın olarak, Güneş’i Apollon, Eril gücü ve mantığı elinde tutar.

Figürlerinizin zamansız ve mekânsız bir ruh taşıdığı söylenebilir mi? Bu bilinçli bir tercih mi?

Evet heykellerimin zamansız ve mekansız olması benim için çok önemli. Çünkü bana çok büyük ve geniş bir oyun alanı sunuyor, daha felsefi boyutta çalışmamı sağlıyor ve ülkeler arasında çok sık gidip gelmelerim olduğundan dolayı aidiyet duygusu daha subjektif yani öznel oldu.

Bronzla kurduğunuz ilişkiyi nasıl tarif edersiniz? Bu malzeme anlatmak istediklerinize nasıl karşılık veriyor? Bronz döküm atölyesi kurmanız üretim pratiğinizi nasıl etkiledi?

Bronz tarihten bu yana sanatçıların büyük bir özenle kullandığı malzemelerin ilk sırasında gelir. Kalıcılığının yanı sıra yapılan işin bütün detaylarını yansıtması bakımından da çok önemlidir. Böyle bir atölyeye sahip olmak sanatçı olarak hakikaten muhteşem bir duygu.

Ama normalde bir sanatçının bronz atölyesi olması şart değil, çünkü bu tamamen teknik bir iş, bir üretim metodu ve bir ekip işi.

1976-1979 yılları arasında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde eğitim aldınız. 1981-1988 yılları arasında Almanya, Stuttgart Güzel Sanatlar Akademisi’nde bulundunuz. 1999’da ise İzmir’de Bronzhane adlı bronz döküm atölyesini kurdunuz. Türkiye’den Almanya’ya, oradan Paris’e uzanan sanat yolculuğunuzda sizi en çok dönüştüren deneyim ne oldu?

Ne kadar dönüştüğüm hakkında pek bir şey söyleyemeyeceğim ama şunu söyleyebilirim, bir akış, yani mutasyonlardan ziyade bir akış içinde kendi normal sürecinde olmak, bir çizgiyi yakalamak çok önemliydi ve buradaki en önemli şeylerden bir tanesi de o devamlılığı yakalamaktı.

Akademi yıllarınızdan bugüne heykel anlayışınızda en büyük kırılma nerede yaşandı?

Şu an böyle bir şey söyleyemem çünkü benim bütün sürecime baktığım zaman hep küçük de olsa pozitif gelişmeler var. Dolayısıyla kırılma gibi böyle bir tavırlı kelime kullanmayacağım ama bundan sonra olacaklar, hatta sanat hayatında, ciddi kırılmalar olacağını düşünüyorum.

Genç heykeltıraşlara ve sanatçılara, özellikle uluslararası alanda var olmak isteyenlere ne söylemek istersiniz?

Artık Sadece iyi sanat yapıyor olmak sanıyorum yetmiyor, teknolojiyi çok iyi takip etmek gerekiyor. Sürat bizim en büyük düşmanlarımızdan biri, üretim metotları çok değişiyor. İnsanlarla olan ilişkiler dolayısıyla çok değişiyor. Sanatçıya kalan merak, yapılan işin duygusu ve çok çalışmak. Galiba sanat yapmak bir yaşam biçimi, bütün artı ve eksileri ile…

Etiketler: Alban Satragne ParkıAy Tutan Adambronz heykelHemeraHeykeltraş Cem SağbilParisParis 10. Bölge Belediyesi
Önceki Yazı

“Zaman Kasası”: Yeşim Özkan ve Abdullah Güler

Sonraki Yazı

Koz Susani Design İmzalı “Minipod”

Art Column

Art Column

2013 yılında bir Google Blog ile kurulan Art Column – Sanat Sütunu, 2024 yılında tüm yayın kanallarını bir çatı altında topladığı web sitesi üzerinden dijital sanat yayıncılığı yapmaya devam ediyor. Yazılar, makaleler, röportajlar, reels videolarının yanı sıra sanat galerilerinin, müzelerin ve sanat kurumlarının sergi ve etkinlik haberlerine tüm kanallarında yer veriyor.

Benzer Haberler

Reyhan Sezgin, Sezgin Marble.
Röportajlar

Taşın Hafızasını Okumak: Reyhan Sezgin ile Anadolu’nun Sessiz Tanıkları

22/01/2026
Bitmeyen Karnaval: Çağrı Dizdar ile “ARAF” Üzerine
Röportajlar

Bitmeyen Karnaval: Çağrı Dizdar ile “ARAF” Üzerine

12/01/2026
Küratör Çelenk Bafra.
Röportajlar

Yukarı Bakarken Bastığımız Yeri Hatırlamak: Çelenk Bafra ile 7. Mardin Bienali Üzerine

04/01/2026
Meltem Sırtıkara.
Röportajlar

Sanatçının Varoluş Süreci: Meltem Sırtıkara ile ‘Merdiven Bir Dairedir’ Üzerine

03/12/2025
Hazer Özil, Fotoğraf: Barış Acarlı.
Röportajlar

Hazer Özil: “Dirimart’ın hikâyesi, bir bakıma İstanbul’un çağdaş sanat serüveninin de hikâyesiyle paralel ilerledi.”

02/12/2025
Huma Kabakci, Küratör, Koleksiyoner ve NHK Koleksiyonu Sorumlusu.
Röportajlar

Huma Kabakci’dan “Küresel Diyalog” ve “Coğrafi Sınırlar Ötesi Sanat” Bağışı

16/11/2025
Sonraki Yazı
Koz Susani Design İmzalı “Minipod”

Koz Susani Design İmzalı “Minipod”

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trend
  • Yorumlar
  • En Son
Tatsuru Arai, Face of Universe

“The Cube”: Dijital Sanatın Yeni Merkezi

22/11/2025
Koramiral Ekmel Totrakan, karada, denizaltında paşalar gibi resim yapıyor

Koramiral Ekmel Totrakan, Karada, Denizaltında Paşalar gibi Resim Yapıyor

14/12/2025
Küratörler Eda Berkmen ve Selen Ansen, Folia Sergisi, Abdülmecid Efendi Köşkü, 21 Eylül 2025 - 1 Mart 2026.

Ömer Koç’un “Büyülü Bahçesi” Abdülmecid Efendi Köşkü’nde Sergileniyor

20/09/2025

Mavi Melike Çatkın

12/01/2026
Sanatçı Kadınlar Derneği’nden “Mutant” Projesi

Sanatçı Kadınlar Derneği’nden “Mutant” Projesi

4
Anadolu Kadınının Eşsiz Sanatı: İğne Oyaları

Anadolu Kadınının Eşsiz Sanatı: İğne Oyaları

3
Ressam Reşat Ceylan’ın Görünmeyeni Görünür Kılan Gizemli Portreleri

Ressam Reşat Ceylan’ın Görünmeyeni Görünür Kılan Gizemli Portreleri

2
Burçin Erdi: “İnsan Ruhu İçin Bir Gen Yok”

Burçin Erdi: “İnsan Ruhu İçin Bir Gen Yok”

1
Reyhan Sezgin, Sezgin Marble.

Taşın Hafızasını Okumak: Reyhan Sezgin ile Anadolu’nun Sessiz Tanıkları

22/01/2026
Semiha Berksoy Sergisi İstanbul Modern’de: Tüm Renklerin Aryası

Semiha Berksoy Sergisi İstanbul Modern’de: Tüm Renklerin Aryası

22/01/2026
Hilal Can.

“Islık Çalan Hafıza” Sergisi Yapı Kredi Müzesi’nde

22/01/2026
Haldun Dormen Hayatını Kaybetti: Türk Tiyatrosu Yasta

Haldun Dormen Hayatını Kaybetti: Türk Tiyatrosu Yasta

21/01/2026

Sanat Haberleri

Semiha Berksoy Sergisi İstanbul Modern’de: Tüm Renklerin Aryası

“Islık Çalan Hafıza” Sergisi Yapı Kredi Müzesi’nde

Haldun Dormen Hayatını Kaybetti: Türk Tiyatrosu Yasta

Claire Arkas’ın 14. Kişisel Sergisi “Işığın Aralığı”

Son Eklenenler

Taşın Hafızasını Okumak: Reyhan Sezgin ile Anadolu’nun Sessiz Tanıkları

Semiha Berksoy Sergisi İstanbul Modern’de: Tüm Renklerin Aryası

“Islık Çalan Hafıza” Sergisi Yapı Kredi Müzesi’nde

E-posta Bülteni

Haber bültenimize katılın, yeni içeriklerimiz e-postanıza gelsin.

* indicates required
/* real people should not fill this in and expect good things - do not remove this or risk form bot signups */

Intuit Mailchimp

  • Sanat Haberleri
  • Hesabım
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Gizlilik ve Çerez Politikası
  • Sanat Haberleri
  • Hesabım
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Gizlilik ve Çerez Politikası

© 2025 ArtColumn, Tüm hakları Saklıdır.

info@artcolumn.com.tr

Bültenimize Abone Olun

Yeni içeriklerimiz yayınlandığında ilk siz haberdar olun.

* indicates required
/* real people should not fill this in and expect good things – do not remove this or risk form bot signups */

Intuit Mailchimp

No Result
View All Result