Çağdaş sanatın önemli isimlerinden Server Demirtaş’ın “At” adlı kinetik heykeli, Bozlu Art Mongeri Binası’nın giriş katındaki yeni yerleştirmesiyle ziyaretçilerle buluşuyor. Sanatçının başyapıtları arasında gösterilen eser, hiperrealist estetiği ve mekanik kurgusuyla izleyiciyi gerçeklik algısını yeniden düşünmeye davet ediyor.
Server Demirtaş tarafından yaklaşık iki yıllık bir çalışma sonucunda tamamlanan “At”, sanatçının kinetik heykel pratiğinde ulaştığı teknik ve kavramsal olgunluğun çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Demirtaş, mekanik sistemleri yalnızca hareket üretmek için değil, öznenin ruh hâlini ve iç dünyasını görünür kılmak amacıyla kullanıyor. Günlük yaşamdan sahneleri yeniden yorumlayan sanatçı, izleyicide oluşan duygusal etkiyi mekanik hareket aracılığıyla güçlendiriyor.

Büyük ölçekli yapısıyla dikkat çeken eser, ilk bakışta canlı bir at izlenimi yaratıyor. Ancak heykelin özellikle bacak bölümünde görünür hâle gelen mekanik yapı, bu gerçeklik hissini bilinçli olarak kesintiye uğratıyor. Gövdedeki ipeksi yüzey dokusu ve anatomik detaylar, mekanik iskeletle bir araya gelerek eser içinde sürekli bir gerilim yaratıyor. Böylece izleyici hem yaşayan bir varlıkla hem de mekanik bir sistemle karşı karşıya kalıyor.
“At”, Arnavut sanatçı Anri Sala’nın 2003 tarihli “Time After Time” adlı video çalışmasından ilham alıyor. Videoda, yol kenarında hareketsiz duran sahipsiz bir atın saatler boyunca kaydedilen görüntüleri yer alıyor. Zamanın yavaş akışını ve yalnızlığı hissettiren bu çalışma, Demirtaş üzerinde derin bir etki bırakmış.
Sanatçı, eserin ortaya çıkış sürecini şu sözlerle anlatıyor: “Anri Sala adında bir video sanatçısının yaptığı bir iş vardı. Bir yol kenarında duran siyah bir atı sabaha kadar çekiyordu. At neredeyse hiç hareket etmiyordu; sadece yorulduğunda bir bacağını kaldırıyor, bazen etrafına bakıyordu. O işten çok etkilendim. Ancak o yıllarda bunu gerçekleştirebilecek teknolojiye sahip değildim. Birkaç yıl önce artık bunu yapabilecek cesareti buldum ve yaklaşık iki buçuk yıl çalışarak eseri tamamladım.”
Gerçek ile yapay, canlılık ile mekanik sistemler arasındaki sınırları sorgulayan “At”, Server Demirtaş’ın insan ve hayvan davranışlarına ilişkin gözlemlerini teknolojiyle buluşturan özgün sanat anlayışının güçlü bir örneği olarak Bozlu Art Mongeri Binası’nda izleyicilerini bekliyor.



















