Rosalie Aleksandra Anter’in “Ghost of Presence” isimli sergisi 13 Temmuz 2025 tarihine kadar Ambidexter Gallery’de izlenebilir.
Erginin küratörü Alara Güntav, Rosalie Aleksandra Anter çalışmaları hahkında şunları söylüyor: “Alara Güntav Rosalie’nın çalışmaları, gündelik olanın sessiz hafızasına kulak verir. “La Tigresse’in Koltuğu” adlı bu çalışma, yalnızca bir oturma nesnesini değil, onunla bütünleşmiş bir yaşamı, bir kadının gücünü ve bir ailenin kuşaktan kuşağa taşınan duygusal yükünü resmeder. Sanatçının kullandığı pastel boyalar ve akışkan formlar, birer harita gibi çalışır: sınırları belirsiz, sezgisel, içsel… Tıpkı belleğin zamanla çözülüp yeniden örülmesi gibi, çizgiler ve renkler arasında ilerlerken biz de kendi iç mekânlarımızla karşılaşırız. Rosalie’nin üretiminde doğayla kurulan içsel bağlar öne çıkar. Nesnelerin dili, sessiz ama güçlüdür; bir koltuk, sadece bir koltuk değildir -bir tanıklığın taşıyıcısı, bir ritüelin parçası, bir hatırlayışın mekânıdır. Bu sergi, bir nesnenin ya da bir karakterin formundan çok ruhunu resmetmeye çalışan ve “bedenler” üzerine sezgisel bir arşiv oluşturan bir anlatıya davet ediyor.

Rosalie Aleksandra Anter Hakkında
1996 yılında İstanbul’da doğan ve Amerika Birleşik Devletleri’nde büyüyen Rosalie Aleksandra, kökler, kimlik, kişilik, iletişim ve birbirleri arasındaki bağlantı kavramlarını anlamaya çalışıyor. Çocukluğunu sıcak ve sevgi dolu bir toplulukta geçiren ve daha sonra daha bireysel, bağımsız bir bağlantı biçimine geçen Rosalie Aleksandra, geçmiş hayatının yakınlığını özlerken özgürlük içinde genişlemeyi öğrendi.
Massachusetts, Boston’daki Güzel Sanatlar Müzesi Okulu’nda disiplinlerarası güzel sanatlar okuyan Rosalie Aleksandra, fotoğrafçılıktan heykele ve çizime kadar çok çeşitli medyayla uğraştı. Çizmenin veya yapmanın ne olduğunu sorgulayarak, sürecin kendisiyle ve sanat ile izleyici arasında daha yumuşak bir çizgi yaratmakla ilgilenmeye başladı.
ABD, İsrail, Türkiye ve Londra’daki Saatchi Galerisi’ndeki bir sanat fuarı da dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki sergilere katılmış olan İstanbul’da Arthan Gallery’deki ‘Oturma Odası / Salon’ ilk solo sergisi oldu.
“Bu eser, insanın var olma, hissetme ve serbest bırakma mücadelesiyle ilgili. Esasen, bir insanın, genç bir kadının, dış dünyanın uyarılmalarına ve olaylarına verdiği yalnızlık ve şefkat halinin portresi. Neredeyse bir ağacın dış güçler tarafından delinmesi ve ağacın etrafındaki darbelere veya olaylara nasıl tepki verdiği gibi, ben de parçalarım aracılığıyla dünyaya tepki veriyorum.”



















