• Ana Sayfa
  • Ayın Solo Sergisi
  • Haberler
  • Mimari ve Tasarım
  • Mekanlar
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
  • Makaleler
  • Youtube
  • Mağaza
  • Ana Sayfa
  • Ayın Solo Sergisi
  • Haberler
  • Mimari ve Tasarım
  • Mekanlar
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
  • Makaleler
  • Youtube
  • Mağaza
Ara
  • Ana Sayfa
  • Ayın Solo Sergisi
  • Haberler
  • Mimari ve Tasarım
  • Mekanlar
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
  • Makaleler
  • Youtube
  • Mağaza
  • Ana Sayfa
  • Ayın Solo Sergisi
  • Haberler
  • Mimari ve Tasarım
  • Mekanlar
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
  • Makaleler
  • Youtube
  • Mağaza

Sesil Beatris Kalaycıyan’ın Kalıplaşmış Anlatıları Sorgulayan Heykelleri

Sesil Beatris Kalaycıyan’ın Kalıplaşmış Anlatıları Sorgulayan Heykelleri
Facebook 'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsapp ile GönderLinkedin'de Paylaş

Sesil Beatris Kalaycıyan’ın Kalıplaşmış Anlatıları Sorgulayan Heykelleri (1980, İstanbul) MSGSÜ Heykel bölümünde lisans eğitimini birincilikle tamamladıktan sonra aynı bölümde yüksek lisans yapmıştır. 2022 sonunda MSGSÜ Heykel bölümünde Sanatta Yeterlik eğitimini tamamlamıştır. Halen İstanbul’daki atölyesine çalışmalarına devam etmektedir.

Sesil Beatris Kalaycıyan çalışamalrını şu cümlerle anlatmaktadır: “Çalışmalarımda hem sanat tarihinin hem de içinde yetiştiğim yakın çevrenin geleneklerine ait göstergelerini referans alarak, yeniden yorumlamak ve evrensel ölçekte yaygınlaşmış anlatılara yönelik izlenimlerimi gündeme getirmeyi hedefledim. İlk çalışmalarımda hem kendi yaşamım hem genel olarak kadınların yaşamı içinde özgürlük alanlarını daraltan ve sorgulanmasına bile izin verilmeyen düşünce ve kuralları yansıtan nesneleri yeniden üreterek, karşı çıkışlarımı bazen örtük bazen de açık bir ifade biçimi ile görselleştirdim. Yapıtlarımda, yaygın anlatılar içerisindeki gizli kalmış cinsiyetçi söylemleri görünür kılmak amacıyla oto biyografik referanslar kullandım. Bu referanslar aracılığı ile ailem ve ailemin dahil olduğu kültürel çevre içerisinde, kadınlara “nefes alma alanı” açmayan yaşam biçimlerinin yaygın onayı ve sorgulanmayışı çalışmalarımda temel motivasyonu oluşturdu diyebilirim.

Uygulamalarım içerisindeki ilk seri olan “Kültür İnşası Üzerine Bir Hikâye”, bebekliğin tersine çocukluğun biyolojik bir kategori değil, toplumsal bir kurgu olduğu fikri üzerine inşa edilmiştir. Bireyin toplumsal bir aktör olarak şekillendirilmesi sürecine odaklanır. Referans aldığım temel unsurlar ise çocukluk dönemime ait kıyafet ve ayakkabıların bir yeniden yorumlanmasıdır. “Kültür İnşası Üzerine Bir Hikâye” serisi genel anlamda benim ve ailemdeki benden önceki iki kuşaktan kadının, çocukluk dönemlerinden itibaren başlayan, kültürel kodlar içerisinde kayıp ve eksik hissetme duygusuna odaklanır. Bazı heykellerimde kullandığım ayakkabılar ise benim ve annemin çocukluk dönemine ait, aynı yaş aralığında giymiş olduğumuz ayakkabılardır. Tekrar ürettiğim ayakkabıları natürmort mantığı ile düzenledim. Bu natürmortta yer alan ayakkabılar bedeni temsil eden, ayakkabı ve parmakların karışımı ile oluşturulmuş hibrit bir formdur. Yastık ise hem eve dair konfor alanı çağrıştırırken hem de üzerine yerleştirilen nesne için bir teşhir alanıdır. Bir kız çocuğunun büyüme evresinde yönlendirildiği kadınlık rollerinin göstergelerinden biri olarak kullanılır. Bu yüzden de onu çevreleyen kültürel kodlar içerisinde natürmortun bir parçası olan ama görünmeyen figür, aynen natürmort geleneğinde kullanılan nesneler gibi metaforik olarak cansızdır.

Sanat tarihindeki kimi başyapıtları referans alarak yeniden yorumladığım “Kara Tarih Anlatıları Üzerine Bir Yorumlama; Ötekini Görünür Kılmak” serisinde gene, ikonografi içerisinde gizli kalmış cinsiyetçi söylemleri görünür kılmayı amaçlamaktayım. Natürmort gibi simgesel anlamları yoğun olarak içerisinde barındıran bir resim türünden yola çıkarak oluşturduğum seri, görünenin ötesindeki bir gerçekliğe işaret etmeyi hedeflemektedir. Natürmort geleneği içerisindeki nesnelerin kurgusu aslında “egemen olanın” kimliği ve onun değerlerini sembolize etmek için kullanılan birer araç olarak temsil edilmesine dayanır. Natürmortlar içinde yer alan, değerli eşyaların, nadide bitki veya hayvanların resmedildiği görkemli resimler kimlik inşasına dair alt kodlar da barındırmaktadır. Bu yapıtların içerisinde benim için en can alıcı nokta egemen kimliğin temsili için ötekinin varlığına, ötekinin tanımlanmasına hatta bu tanımın küçümseyici bir anlayışa dayandırılmasıdır. Benim natürmortlarımda ise “öteki olan” egemen olanı ifade etmek için bir araç olarak teşhir edilmeyi kabul etmez. Kendileri için vardırlar, kendilerini ve üzerlerine yapışan “Kara Tarih Anlatıları”nı görünür kılmak, anlatıları sarsmak için vardırlar. Kompozisyonlarımdaki natürmort ögeleri ile birleştirdiğim uzuvlar, beden kesitleri, bedenin bütünlüğünün bozulması, bedeni parçalara ayırma ve onu bir nesneye dönüştürme anlayışına gönderme yapmaktadır. Parçalanmış beden kimliksizdir, nesneleşmiştir. Benzer bir nesneleştirme, kadın bedeni üzerinde ataerkil bakıştan kaynaklanır.

“Yastık Altı Hikayeleri” diye adlandırdığım seride kullandığım uzuvlar ve natürmort ögelerinin yanında yastık hem benim için eve dair, sıcak, konfor alanı etkisi yaratırken hem de üzerine yerleştirilen nesne için, onu yutan bir teşhir alanı gibi konumlanmaktadır. Yani yastıkların benim için çift anlamı vardır; bir konfor alanı yaratmasına karşın kendine ait en özel alanda dahi toplumsal baskıyı hisseden bedeni sembolize etmektedir.

Etiketler: ataerkil bakışbeden imgesiheykelkadın beden imgesiKadın Haklarıkurgunatürmortözgürlüksanat tarihçesiSesil Beatristoplumsal baskıtoplumsal cinsiyet
Önceki Yazı

TOKATLIYAN HAN SANATÇI ATÖLYELERİ BEYOĞLU’NA ÇOK YAKIŞTI

Sonraki Yazı

USTA RESSAM TAYFUR SANLIMAN’I ÇOK ÖZLÜYORUZ

Art Column

Art Column

2013 yılında bir Google Blog ile kurulan Art Column – Sanat Sütunu, 2024 yılında tüm yayın kanallarını bir çatı altında topladığı web sitesi üzerinden dijital sanat yayıncılığı yapmaya devam ediyor. Yazılar, makaleler, röportajlar, reels videolarının yanı sıra sanat galerilerinin, müzelerin ve sanat kurumlarının sergi ve etkinlik haberlerine tüm kanallarında yer veriyor.

Benzer Haberler

AYIN SANATÇISI | Hidayet Üstün'ün Resimlerinde Gizlenen Hikâyeler
Youtube

AYIN SANATÇISI | Hidayet Üstün’ün Resimlerinde Gizlenen Hikâyeler

12/04/2026
Serenay Gülyağcı’nın Cam Atölyesinde: Doğayla Endüstri Arasında Bir Denge Arayışı
Youtube

Serenay Gülyağcı’nın Cam Atölyesinde: Doğayla Endüstri Arasında Bir Denge Arayışı

08/03/2026
Emma Stern’in “Şampanyadan Sebepler” Sergisi Dirimart Dolapdere’de…
Youtube

Emma Stern’in “Şampanyadan Sebepler” Sergisi Dirimart Dolapdere’de…

22/02/2026
Kül, Beton ve Harfler Arasında: Ferhat Tunç’la Anlamın İzini Sürmek…
Youtube

Kül, Beton ve Harfler Arasında: Ferhat Tunç’la Anlamın İzini Sürmek…

11/02/2026
Decollage Art Space’in “ODAK 2025” Sergisinin Teması “Yansıma”
Youtube

Decollage Art Space’in “ODAK 2025” Sergisinin Teması “Yansıma”

19/01/2026
Mavi Melike Çatkın
Youtube

AYIN SANATÇISI | Mavi Melike Çatkın’ın Zıtlıklar Arasında Bir Denge Arayan Resimleri

12/01/2026
Sonraki Yazı
USTA RESSAM TAYFUR SANLIMAN’I ÇOK ÖZLÜYORUZ

USTA RESSAM TAYFUR SANLIMAN’I ÇOK ÖZLÜYORUZ

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trend
  • Yorumlar
  • En Son
Tatsuru Arai, Face of Universe

“The Cube”: Dijital Sanatın Yeni Merkezi

22/11/2025
Koramiral Ekmel Totrakan, karada, denizaltında paşalar gibi resim yapıyor

Koramiral Ekmel Totrakan, Karada, Denizaltında Paşalar gibi Resim Yapıyor

28/04/2026
Küratörler Eda Berkmen ve Selen Ansen, Folia Sergisi, Abdülmecid Efendi Köşkü, 21 Eylül 2025 - 1 Mart 2026.

Ömer Koç’un “Büyülü Bahçesi” Abdülmecid Efendi Köşkü’nde Sergileniyor

20/09/2025
Ambivalans, 2023, tuval üzerine yağlıboya, 60x90 cm.

Mavi Melike Çatkın

15/03/2026
Sanatçı Kadınlar Derneği’nden “Mutant” Projesi

Sanatçı Kadınlar Derneği’nden “Mutant” Projesi

4
Anadolu Kadınının Eşsiz Sanatı: İğne Oyaları

Anadolu Kadınının Eşsiz Sanatı: İğne Oyaları

3
Ressam Reşat Ceylan’ın Görünmeyeni Görünür Kılan Gizemli Portreleri

Ressam Reşat Ceylan’ın Görünmeyeni Görünür Kılan Gizemli Portreleri

2
Burçin Erdi: “İnsan Ruhu İçin Bir Gen Yok”

Burçin Erdi: “İnsan Ruhu İçin Bir Gen Yok”

1
Anselm Kiefer, Walhalla, 2015–2017, Fotoğraf: Adolfo Benetó.

Anselm Kiefer Sergisi Valencia’da

29/04/2026
Rithika Merchant, Incantation, 2025, Courtesy of Rithika Merchant and Tarq.

Art Basel 2026, 18–21 Haziran’da Basel’de

29/04/2026
Eda Sütunç’un “Sıcak Prova” Sergisi Sanatorium’da

Eda Sütunç’un “Sıcak Prova” Sergisi Sanatorium’da

29/04/2026
İş Sanat Öğrenme Programları İçin “İş Vapur”

İş Sanat Öğrenme Programları İçin “İş Vapur”

29/04/2026

Sanat Haberleri

Anselm Kiefer Sergisi Valencia’da

Art Basel 2026, 18–21 Haziran’da Basel’de

Eda Sütunç’un “Sıcak Prova” Sergisi Sanatorium’da

İş Sanat Öğrenme Programları İçin “İş Vapur”

Son Eklenenler

Anselm Kiefer Sergisi Valencia’da

Art Basel 2026, 18–21 Haziran’da Basel’de

Eda Sütunç’un “Sıcak Prova” Sergisi Sanatorium’da

E-posta Bülteni

Haber bültenimize katılın, yeni içeriklerimiz e-postanıza gelsin.

* indicates required
/* real people should not fill this in and expect good things - do not remove this or risk form bot signups */

Intuit Mailchimp

  • Sanat Haberleri
  • Hesabım
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Gizlilik ve Çerez Politikası
  • Sanat Haberleri
  • Hesabım
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Gizlilik ve Çerez Politikası

© 2025 ArtColumn, Tüm hakları Saklıdır.

info@artcolumn.com.tr

Bültenimize Abone Olun

Yeni içeriklerimiz yayınlandığında ilk siz haberdar olun.

    No Result
    View All Result