İstanbul’un sanat sahnesine yeni bir durak olarak eklenen Black Light Gallery, ilk sergisi “Gelenek: In Progress” ile ziyaretçilerini ağırlıyor. 17 Ocak – 28 Şubat 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek sergi, geleneksel tekniklerle üretilmiş işlerin güncel sanat bağlamında nasıl okunabileceğine dair bir düşünme alanı sunmayı amaçlıyor. Zeynep Akman, Dilara Altınkepçe Arslan, Fatmanur Arslan, Azra Çelik, Feyza Çoban, Çağrı Dizdar, İsra Doğan, Gülbahar Gümüşten Çelik, Şule Güzeller, Mehmet İşcan, Bengisu Kaya, Damla Moğulkoç, Seda Özdemir, Selçuk Pol, Behice Uçar ve Merve Zeybek olmak üzere 16 sanatçıyı bir araya getiren ve küratörlüğünü Hale Albayrak’ın üstlendiği “Gelenek: In Progress”, “tamamlanmış” ya da “saf” bir gelenek fikrinin imkânını sorgulayarak geleneksel sanatları tarihsel, kültürel ve toplumsal koşullar içinde sürekli yeniden şekillenen canlı bir pratik olarak ele alıyor.

Geleneksel sanatlar, “geleneksel” kavramına yüklenen toplumsal ve politik anlamlar nedeniyle geçmişe sabitlenmiş, bugüne dair söz söylemeyen bir üretim alanı olarak kodlanır. Bu algı, Avrupa merkezli sanat tarihi anlatısının Doğu geleneksel sanatlarını bir üslup ya da ifade biçiminden ziyade tarihî bir kalıntı veya oryantalist bir durak olarak konumlandırmasından kaynaklanır. Köklerini Greko-Latin kültüre, Rönesans estetiğine ve Aydınlanma düşüncesine dayandıran bu dünya görüşü, sanatsal değeri kendi belirlediği ölçütlerle tanımlar. Bunun sonucunda Batı felsefesi etrafında şekillenmiş bir estetik terminolojiyle Doğu geleneksel sanatlarını kavramaya çalışmak, kavramlarla olgular arasında kaçınılmaz bir boşluk yaratır.
Dolayısıyla, Doğu minyatür geleneğinde merkezî perspektifin bilinçli olarak reddedilmesi, dokumanın zanaatle eş tutulup sanat alanının dışına itilmesi ya da hat sanatında Latin alfabesi dışında bir yazı sisteminin yaygın olması nedeniyle görmezden gelinmesi; Avrupa merkezli sanat tarihi anlatısının kompozisyon, perspektif, malzeme ve temsil biçimlerine dair “evrensel” olarak sunduğu kabullerin bir sonucudur. Bu yaklaşım, geleneksel sanatları bir yandan modernist ideolojiyle geçmişe içkin ve görünmez kılar. Diğer yandan bu yaklaşıma karşı durmak için ortaya konulan tavır, muğlak ve normatif bir “muhafaza” anlayışıyla geleneksel sanatları klasik üslup ve temalarla sınırlar.

Buradan hareketle“Gelenek: In Progress”, geleneksel yöntemlerle üretilmiş işlerin güncel olanı ifade edemeyeceğine dair yaygın inanca karşı bir itiraz geliştiriyor. Geleneksel sanatların yalnızca biçimsel değil, kavramsal ve eleştirel katmanlar da içerebileceğini; çağdaş deneyimlerle, güncel sorularla ve mevcut toplumsal bağlamlarla ilişki kurabilen güçlü ifade biçimleri sunabileceğini gösteriyor. Sergi, günümüzün soru ve sorunsallarına doğrudan “yanıt verme” iddiası, geleneği olduğu gibi koruma niyeti ya da nostaljik bir geri dönüş özlemi barındırmak yerine, bu ifade biçimleriyle bugünü düşünmenin ve bugünü kurmanın neyi mümkün kılabileceğini araştırıyor. Serginin benimsediği bu anlayış, geleneksel sanatların belirli temalar, estetik kalıplar ya da belirli grupların tekelinde kalması gereken bir alan olmadığını; aksine çoğul, geçirgen ve dönüşmeye açık bir ifade alanı sunduğunu vurguluyor.
Black Light Gallery Hakkında
Black Light Gallery, üretim ve sergilemeyi, güncel sanat ekosistemindeki yerleşik kabullerin sınırlarını sorgulayan bir ilişki biçimi olarak ele alıyor. Hız, dolaşım ve piyasa baskısının belirgin olduğu günümüz sanat ortamında bilinçli bir yavaşlık öneriyor. Temalar, içerikler ve ifade biçimleri etrafında oluşan ana akım eğilimlerin farkında olarak, bu daralan çerçevenin dışında kalan seslere ve yönelimlere alan açmayı önemsiyor. Görünürlüğün belirli kodlara bağlandığı bir düzende, başka ihtimallerin de var olabileceğini hatırlatan bir duruş geliştiriyor.
Galeri, güncel soruların yalnızca çağdaş teknikler ve formlar aracılığıyla ele alınabileceği varsayımına karşı durarak, geçmiş tekniklerin ve uygulama biçimlerinin güncel problematiklerle birlikte yeniden düşünülmesine alan açıyor. Benimsediği küratöryel yaklaşım ile Batı merkezli anlatıların ve kolonyal bakışın belirleyiciliğini geri plana alıyor ve sanatla kurulan ilişkinin farklı bağlamlarda nasıl şekillenebileceğini araştırıyor. Sergiler, paneller ve buluşmalar, sanat üretimini düşünce ve deneyim üzerinden de ele alan bir zemin oluşturuyor. Black Light Gallery, geçmişin bilgisini taşıyan, bugünün sorularına açık duran ve geleceğe alan tanıyan bağımsız bir durak olmayı amaçlıyor.
İletişim
Adres:Kemankeş Karamustafa Paşa Mah., Kemankeş Cad., Fransız Geçidi İş Merkezi, C Blok, Kat 1, No: 14. Beyoğlu/ İstanbul
E-posta: blightgallery@gmail.com
Instagram: @blightgallery
Web sitesi: blacklightist.com



















