Pera Film, bu yıl 19’uncusu düzenlenen DOCUMENTARIST İstanbul Belgesel Günleri kapsamında özel bir seçkiye ev sahipliği yapıyor. 12–21 Haziran 2026 tarihleri arasında Pera Müzesi Oditoryumu’nda gerçekleşecek gösterimler, göç, hafıza, aidiyet, kadınların tanıklıkları, ekolojik yıkım ve adalet arayışı gibi güncel ve evrensel temaları odağına alan 28 belgeseli izleyiciyle buluşturacak.
Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nin film ve video programı Pera Film tarafından ağırlanan festival seçkisi, ağırlıklı olarak Türkiye Panorama bölümünde yer alan yapımlardan oluşuyor. Program, bireysel hikâyeler ile toplumsal belleği bir araya getirerek günümüz dünyasında sınırlar, kimlik, dayanışma ve direniş kavramlarını yeniden düşünmeye davet ediyor.
Açılış Programında Hafıza ve Direniş Temaları Öne Çıkıyor
Festivalin açılışı 12 Haziran’da gerçekleştirilecek özel gösterimlerle yapılacak. Dört kısa filmden oluşan açılış seçkisinde İran’daki Yeşil Hareket’in izlerini süren “Ben Yerde Ölürken”, hücre hapsindeki mahkûmların iç dünyalarına odaklanan “İçeride, Vadi Şarkı Söylüyor”, Vancouver’daki kültürel bir buluşma mekânını anlatan “Burcu’nun Melekleri” ve tehcir hafızasının izini süren “Harabelerin Fısıltısı” yer alıyor.

Göç, Sınırlar ve Aidiyet Hikâyeleri
Festival programının dikkat çeken bölümlerinden biri göç ve aidiyet ekseninde şekilleniyor. Berke Baş’ın yönettiği “Transit”, İstanbul’da yaşam mücadelesi veren göçmen ailelerin hikâyelerini anlatırken; “One Homeland Two Homes”, Kıbrıs’tan Berlin’e göç eden kuir bireylerin deneyimlerine odaklanıyor.
“Salman Gitmek İstiyor”, Avrupa’ya ulaşma hayali kuran Senegalli bir mültecinin hikâyesini takip ederken, “Aşk Aşk Hürriyet” ise Fransa’daki göçmen ve kuir bireylerin özgürlük arayışını mercek altına alıyor. “Çimler” belgeseli ise savaş nedeniyle İstanbul’a sığınan iki kadının dostluğu üzerinden yerinden edilme deneyimini görünür kılıyor.
Aile Hafızası ve Geçmişle Yüzleşme
Programda aile belleği ve toplumsal hafızaya odaklanan yapımlar da önemli bir yer tutuyor. “Nahide’nin Türküsü”, yönetmenin ailesindeki Ermeni kökenlerin izini sürerken; “Fotoğrafımızı Çekin”, Diyarbakır İçkale’nin geçmiş ve bugün arasındaki katmanlarını fotoğraf aracılığıyla yeniden okuyor.
Portekizli yönetmen Susana de Sousa Dias’ın “48” adlı filmi ise Salazar diktatörlüğü döneminde çekilen polis fotoğraflarından hareketle baskı rejimlerinin hafızadaki izlerini araştırıyor.

Kadınların Hikâyeleri ve Feminist Mücadele
Kadınların yaşam deneyimleri ve feminist mücadele festivalin güçlü başlıkları arasında yer alıyor. “Hikayemin Neresindeyim?”, farklı şehirlerde yaşayan kadınların gündelik hayatlarını ve toplumsal cinsiyet rollerini incelerken; “Annemin Hikâyesi” erken yaşta evlendirilen bir kadının yaşam mücadelesini anlatıyor.
“Stella ile 8 Mart” ise Türkiye feminist hareketinin önemli isimlerinden Stella Ovadia ile yapılan söyleşiler aracılığıyla kadın mücadelesinin hafızasına ışık tutuyor.
Ekolojik Yıkım ve Yerinden Edilme Hikâyeleri
Festival programında çevresel dönüşümler ve ekolojik mücadeleler de geniş yer buluyor. Yeşim Ustaoğlu’nun “Kuru Taşın Başı”, Yusufeli Barajı nedeniyle yaşam alanlarından ayrılmak zorunda kalan insanların hikâyesini anlatırken, “Gitmedik Buradayız” Antakya Dikmece’de zeytinliklerini korumaya çalışan bir ailenin mücadelesini kayda alıyor.
“Bir Ada(m)” Avşa Adası’nın dönüşümünü, “Köpekler ve Toz” ise Edirne’de yok olmak üzere olan bir yaşam alanını konu ediniyor.
Kültürel Hafıza ve Arşivler Üzerine Belgeseller
Kültürel üretim ve kolektif hafıza temaları da programın önemli başlıkları arasında yer alıyor. “Mavi, Devrim ve VHS Kasetler”, savaş pilotu ve sinefil Mekin Gönenç’in arşivini incelerken; “Bir Kolektifin İzinden”, 1980’lerin alternatif sanat ortamlarından Çekirdek Sanat Evi’nin izini sürüyor.
“Pirlerin Düğünü” ise İran’ın Hewraman bölgesinde yaşayan Gorani Kürtlerinin bin yıllık ritüellerini kayıt altına alıyor.
Tüm Gösterimler Ücretsiz
Pera Müzesi Oditoryumu’nda gerçekleşecek tüm gösterimler ücretsiz olarak izlenebilecek. Etkinlikler için rezervasyon alınmayacak. Yasal düzenlemeler gereği aksi belirtilmediği sürece tüm gösterimler 18 yaş ve üzeri izleyicilere açık olacak.
DOCUMENTARIST 19. İstanbul Belgesel Günleri, çağdaş dünyanın en önemli meselelerini farklı coğrafyalardan ve farklı anlatım biçimlerinden belgeseller aracılığıyla görünür kılarken, izleyicileri hafıza, adalet, kimlik ve dayanışma üzerine düşünmeye davet ediyor.
FİLM DETAYLARI
Ben Yerde Ölürken
Yönetmenler: Pegah Ahangarani, Mohammadreza Farzad
İran, 2025, 15’, DCP, renkli
Farsça; Türkçe, İngilizce altyazılı
“O kadar çoktuk ki… Ama her şey bittiğinde, her birimiz kendi yolumuza gittik.”
Filmde, 2009 yazında dönemin Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad lehine yapılan seçim hilelerine tepki olarak İran’da başlayan protesto dalgasının, yani Yeşil Hareket’in arşiv görüntülerini izliyoruz. Kaosu, halkın arasındaki dayanışmayı ve aynı zamanda o büyük şaşkınlığı görüyoruz: Bunun mümkün olabilmesi, tüm bunların gerçekten yaşanıyor olması… Titrek el kamerası görüntüleri hem kalabalığın enerjisini hem de aniden patlayan silah sesleriyle başlayan panik anını yakalıyor. Bu esnada sakin bir dış ses, ekranda gördüğümüz insanların başına gelenleri anlatıyor.
Kameranın yakaladığı o hararetli görüntüler her seferinde bir anlığına donuyor ve o bulanık karelerde gördüğümüz kişinin sonrasında ne olduğunu dinliyoruz. Bu hikâyeler, görüntülerdeki gerçek kişilere ya da onlara verilen isimlere birebir karşılık gelmemesi bakımından kurgusal; ancak her biri doğrudan hayatın içinden çekip çıkarılmış. Bu anlatılar ne kadar yürek burksa da, dış ses sanki tüm olan biteni bambaşka bir boyuttan gözlemliyormuşçasına o aynı sakin mesafesini hep koruyor.
İçeride, Vadi Şarkı Söylüyor
Yönetmen: Nathan Fagan
İrlanda, 2024, 15’, DCP, renkli
İngilizce; Türkçe altyazılı
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki farklı hapishanelerde, neredeyse hiç insan teması olmadan, yıllar boyunca 6 metrekarelik hücrelere kapatılmış üç insan… Uzun süreli hücre hapsinin getirdiği o bıktırıcı tekdüzeliği, yalnızlığı ve psikolojik çaresizliği yaşıyorlar. Zamanla, gündelik gerçekliklerinden kaçabilmek için zihinlerinde ince ince işlenmiş fantastik dünyalar kurmaya başlıyorlar.
İçimde, Vadi Şarkı Söylüyor, canlı ve el yapımı animasyonlar aracılığıyla bu insanların sıradışı gerçek hayat hikâyelerini anlatırken, insan hayal gücünün barındırdığı o muazzam güce dair unutulmaz bir portre çiziyor.
Transit
Yönetmen: Berke Baş
Türkiye, 2005, 50’, DCP, renkli
Türkçe, İngilizce, Kürtçe, Arapça; Türkçe, İngilizce altyazılı
Uzak ülkelerden gelmiş birçok aile İstanbul’da bir gelecek, bir fırsat ya da belki bir umut ışığı bekler. Yıllarca…
Film, bize Batı’ya uzanan göç rotasının en kritik transit bölgelerinden birinde, İstanbul’da yolları kesişen biri Iraklı Arap, biri Iraklı Kürt, biri ise Nijeryalı üç ailenin öyküsünü anlatıyor. Pek çok göçmen gibi onlar da temel haklardan yoksun, yasal belgeleri, çalışma izinleri, sağlık güvenceleri olmadan; komşuların yıldırması, dil engeli ve sınır dışı edilme tehdidi içinde bir yaşam sürüyorlar. Geçici işlerde çalışarak ve kiliselerden destek alarak günlerini idare etseler de hayatlarının burada askıya alındığına, ancak bir Batı ülkesine ulaştıklarında yeniden başlayacağına inanıyorlar.
*Film ekibinin katılımıyla gerçekleşecektir.
Nahide’nin Türküsü
Yönetmen: Berke Baş
Türkiye, 2009, 50’, DCP, renkli
Türkçe; İngilizce altyazılı
Belgesel sinemacı Berke Baş, Nahide’nin Türküsü‘nde büyükannesinin Ermeni kökenlerini ve bir zamanlar kozmopolit bir şehir olan Ordu’nun söze dökülmemiş geçmişinin izini sürer. Aile üyeleriyle ve geride kalan Ermenilerle yapılan söyleşiler aracılığıyla film, yok olmak üzere olan bir hafızayı yeniden canlandırmaya çalışır. Bazı sakinler için nesilden nesile aktarılan anılar şehrin tarihinin yapı taşlarıdır; ancak bunlar yalnızca aile içinde, fısıltıyla dile gelen sırlar olarak yaşamaya devam eder.
*Film ekibinin katılımıyla gerçekleşecektir.
Mavi, Devrim ve VHS Kasetler
Yönetmen: Serdar Kökçeoğlu
Türkiye, 2025, 17’, DCP, renkli
Türkçe; İngilizce altyazılı
Savaş pilotu, devrimci ve sinefil… 1950’lerde ordudan ayrılan Mekin Gönenç, daha sonra denizyoluyla nakliyat işine girer. 12 Mart darbesinin ardından ise askeri rejime karşı direniş hareketinin parçası olur. Gönenç, emeklilik döneminde hayatını tamamıyla sinemaya adar. Ölümünün ardından geriye binlerce VHS kaset ve elleriyle oluşturduğu sinema defterlerini bırakır. Film, arşivler aracılığıyla, seyirciye bir 20. yüzyıl romantiğinin portresini sunuyor.
*Film ekibinin katılımıyla gerçekleşecektir.
One Homeland Two Homes
Yönetmen: Besire Paralik
Almanya, Kıbrıs, 2025, 51’, DCP, renkli
Türkçe, İngilizce; Türkçe, İngilizce altyazılı
One Homeland Two Homes, sınırları, kimliği ve “ev” kavramının anlamını sorgulayan 51 dakikalık bir belgeseldir. Sürekli dönüşen aidiyet duygusunu merkezine alan film, Kıbrıs’tan Berlin’e göç eden altı kuir bireyin hikâyesini takip eder. Sınırlar ve kimliğin birbirinden ayrı düşünülemediği, on yıllardır süren çatışmalar ve göçlerle şekillenen Kıbrıs’tan ayrılan anlatıcılar, yeni bir ülkede “ev”i yeniden kurmaya çalışırken Berlin’in görünmez sınırları, sessiz bölünmeleri ve yabancılaşma hissiyle karşı karşıya kalır. Film, iki şehir, iki geçmiş ve iki aidiyet arasında salınan yaşamların izini sürer.
*Film ekibinin katılımıyla gerçekleşecektir.
2M²
Yönetmen: Volkan Üce
Belçika, Almanya, Türkiye, 2026, 83’, DCP, renkli
Türkçe, Felemenkçe; Türkçe, İngilizce altyazılı
Belçika’da yaşayan Türklerin, sevdiklerini son yolculuklarına uğurladıkları acılı cenaze süreçlerinde onlara yardımcı olmaya çalışan ilk diplomalı Türk cenaze levazımatçısı Tayfun’un, Türkiye’ye gönderilen cenazelere eşlik eden Kemal ile yolları kesişir. Film iki ayrı memleketteki hayat ve ölüm algısını, yaşanan bürokratik absürtlükler eşliğinde aktarırken, aidiyet meselesini Tayfun’un tuhaf mizahi yaklaşımıyla irdelemektedir.
*Film ekibinin katılımıyla gerçekleşecektir.
Köpekler ve Toz
Yönetmen: Ece Era
Türkiye, 2025, 14’, DCP, renkli
Türkçe; İngilizce altyazılı
Edirne’nin kıyısında, yok olmak üzere olan bir şehir çöplüğünde yüzlerce sokak köpeği yaşamaktadır. Alan, Türkiye’de genişlemeyi sürdüren cezaevi sisteminin bir parçası olan yeni bir cezaevi kompleksi için boşaltılmaktadır. Çöplüğün son birkaç gününde çekilen film, yok olmak üzere olan bu mekânı ve onun içindeki yaşamları kayda geçirir.
Pirlerin Düğünü
Yönetmen: Yalçın Çiftçi
Türkiye, 2025, 20’, DCP, renkli
Kürtçe; Türkçe, İngilizce altyazılı
İran’ın Hewraman bölgesinde yaşayan Gorani Kürtleri, bin yıllık bir geleneği günümüzde de yaşatmayı sürdürüyor. Zagros Dağları’nın eteklerinde yer alan Uraman Taht köyünde yaşamış olan Pir Şaliyar’ı anmak için her yıl kış mevsiminde bir araya gelen halk, onun efsanevi düğününü ritüel eşliğinde yeniden canlandırıyor. Bölgenin köklü kültüründen beslenen bu tören, ibadetler ve zikirlerle örülü, çağlar boyunca canlı kalmayı başarmış ruhsal bir yolculuk olarak her yıl tekrarlanıyor.
Günler Uzun, Yollar Kısa
Yönetmen: Sinan Kaldan
Türkiye, 2025, 45’, DCP, renkli
Türkçe; İngilizce altyazılı
Talip 68 yaşında, Parkinson hastası ve tek başına yaşıyor. Konuşma ve hareket kabiliyetinde giderek artan sınırlara rağmen, basit rutinlerle hayatını sürdürüyor. Her gün konuşmasını eski haline getirmek için çalışıyor, sorunlarına rağmen günlerini aktif geçirmeye uğraşıyor. Film, yaşlı bir adamın sessiz hayatta kalma çabasına, zamanla kurduğu ilişkiye ve toplumun dışında kalan yaşamların görünmeyen yüzlerine odaklanıyor.
*Film ekibinin katılımıyla gerçekleşecektir.
Yenilebilir Sihir
Yönetmen: Nazif Can Akçalı
Fransa, İtalya, 2025, 13’, DCP, renkli
İngilizce, İtalyanca, Sarduca, Fransızca; Türkçe, İngilizce altyazılı
Yenilebilir Sihir, Sardunya Adası’ndaki Mavi Bölge’de yaşayan yüz yaşını aşmış insanların yemek gelenekleri ve sadelik üzerine kurulu yaşam biçimiyle, çağdaş biyohackerların bilim, teknoloji ve yeni beslenme alışkanlıkları aracılığıyla yaşamın sınırlarını araştıran pratiklerini diyalog içine sokarak, uzun ömürlülük kavramı üzerinden yiyecekle kurduğumuz ilişkiyi sorgular. Yapay zekâ, bilimsel ve kültürel verilerden yola çıkarak tarifler üreten bir aracı görevi görür. Film, insanlar, bakteriler ve yapay zekâ arasındaki iş birliğinden doğabilecek bir “ölümsüzlük yiyeceği” yaratma olasılığını araştırır.
*Film ekibinin katılımıyla gerçekleşecektir.
Hikayemin Neresindeyim?
Yönetmenler: Nalin Acar, Adar Taş
Türkiye, 2025, 67’, DCP, renkli
Türkçe, Kürtçe; Türkçe, İngilizce altyazılı
İki kadın yönetmen, toplumsal cinsiyet rolleriyle şekillenen özel ve kamusal alan ayrımını ortadan kaldırarak kendi ailelerini de kadraja dahil ediyor. Film, iki farklı şehirde yaşayan ailelerde kadınların hayat hikâyelerine odaklanıyor. Şehirler, evler ve sosyo-ekonomik koşullar arasındaki farklılıklara rağmen, kadınların hikâyeleri ile üstlendikleri ya da direndikleri roller arasında hem benzerlikler hem de farklılıklar görülüyor. Belgesel aynı zamanda her iki ailedeki kadınlar arasındaki kuşak farklarını da gözler önüne seriyor; evlilik, cinsellik ve hamilelik deneyimlerine odaklanıyor.
Burcu’nun Melekleri
Yönetmen: Özgün Gündüz
Kanada, 2025, 20’, DCP, renkli
İngilizce, Türkçe; Türkçe, İngilizce altyazılı
Vancouver’ın kalbinde yer alan Burcu’s Angels, otuz yılı aşkın süredir birçok insan için bir sığınak ve buluşma noktası olmuştur. Türkiye doğumlu Burcu Özdemir’in işlettiği bu sıra dışı vintage dükkânı, yalnızca kıyafet değil, aidiyet ve dayanışma da sunar. Artan kiralar nedeniyle kapanma sürecine giren dükkân, Burcu’nun şiirsel anlatımı, arşiv görüntüleri ve topluluk hafızası eşliğinde; dayanışmanın, direncin ve bir kadının ardında bıraktığı kalıcı etkinin hikâyesine dönüşür.
Aşk Aşk Hürriyet
Yönetmen: Tahin Demiral
Fransa, 2026, 52’, DCP, renkli
Türkçe, İngilizce, Arapça, Çince Fransızca; Türkçe, İngilizce altyazılı
Otoriter sınırların yaşamları şiddetle şekillendirdiği bu dünyada Fatma, Yixuan, Becker ve Sina, bedenlerinde birer sığınak taşır. Fransa’da varlıkları sayılara ve idari statülere indirgenmişken, göçmen ve kuir bireyler olarak duygusal yaşantılarını yeniden inşa etmenin yollarını ararlar. Hikâyeleri, özgürlüğün sorgulandığı ve birlikte var olmanın hayal edilebildiği kırılgan ama dirençli bir alan yaratır.
*Film ekibinin katılımıyla gerçekleşecektir.
Fotoğrafımızı Çekin
Yönetmen: Aylin Kızıl
Türkiye, 2025, 13’, DCP, renkli
Türkçe; Kürtçe, İngilizce altyazılı
Diyarbakır İçkale’deki Saraykapı mahallesine yıllar sonra yeniden bakan fotoğrafçının kamera/gözü, geçmiş ve bugünün üst üste binen katmanları arasında dolaşır. Kentsel dönüşümle değişen mahallede yeniden kayıtlar tutan fotoğrafçı, on yıl önce çektiği fotoğraflardaki yüzleri ve yerleri arar. Fotoğrafımızı Çekin, imajın şimdi ve burada söyledikleri ile hafızanın her defasında yeniden biçimlenen kaydı arasındaki ilişkiyi takip ederken, bizi bir “hatırlama” aracı olan fotoğrafın sınırlarında dolaştırır.
Bu Yolun Herhangi Bir Yerinde
Yönetmen: Özlem Belçim Galip
Türkiye, İngiltere, Amerika, 2026, 64’, DCP, renkli
İngilizce, Türkçe; Türkçe, İngilizce altyazılı
Bu Yolun Herhangi Bir Yerinde, Avrupa’da yaşayan Kürt kadın sanatçıların, savaşın, yerinden edilmenin ve göçün hayatları ve üretimleri üzerindeki kalıcı etkileriyle nasıl baş ettiklerini takip ediyor. Kendisi de göçmen bir kadın olan yönetmen Özlem Belçim Galip’in bakış açısından çekilen belgesel, yönetmenin hamilelik süreciyle paralel ilerleyerek sınırları aşan kadın hikâyelerini izleyiciyle buluşturuyor. Film, hem diasporik topluluklar içinde hem de Avrupa’nın kültürel alanlarında patriyarka, marjinalleşme ve sanatsal direniş temalarını derinlemesine ele alırken; hafıza, aidiyet ve sürgünde çatışmanın sürekliliği üzerine samimi ve etkileyici bir anlatı sunuyor.
Bir Kolektifin İzinden
Yönetmen: Büşra Bozdemir
Türkiye, 2025, 15’, DCP, renkli
Türkçe; İngilizce altyazılı
Bu çalışma, küçük bir ekibin sınırlı imkânlarla yürüttüğü araştırmalar ve kurduğu bağlantılar üzerinden, 1980’li yılların buhranlı döneminde İstanbul’un bir köşesinde filizlenen Çekirdek Sanat Evi’nin mirasını geçmişten bugüne ele alıyor. Çekirdek, yalnızca bir müzik sahnesi değil; müzisyenlerin, dinleyicilerin ve dostların bir araya gelip üretimlerini paylaştığı, müzik, dayanışma ve özgürlük arzusuyla şekillenen özgün bir kolektifti. Bu kısa film, yalnızca geçmişi hatırlatmakla kalmıyor; bugün başka adlarla ve başka mekânlarda sürdürülen kolektif üretimlerin varlığına da ışık tutuyor.
Salman Gitmek İstiyor
Yönetmen: Ozan Takış
Türkiye, 2025, 20’, DCP, renkli
Fransızca; Türkçe, İngilizce altyazılı
Salman, Türkiye’de yaşayan Senegalli bir mültecidir. Avrupa’ya gitmeyi, yarım kalan üniversite hayatına devam etmeyi ve ailesini maddi olarak desteklemeyi hayal etmektedir. Türkiye’de geçirdiği süre boyunca farklı işlerde çalışır ve Avrupa’ya gitmek için para biriktirir. Yunanistan üzerinden Avrupa’ya geçmek için defalarca girişimde bulunur ancak her seferinde darp edilerek Türkiye’ye geri gönderilir. Belgeselinin çekileceği gün ortadan kaybolan Salman’dan bir daha haber alınamaz. Film, bir yandan Salman’ın metnini takip ederken, diğer yandan telefonundaki kayıtların yardımıyla geride bıraktığı anıları gün yüzüne çıkarır.
*Film ekibinin katılımıyla gerçekleşecektir.
Annemin Hikâyesi
Yönetmen: Ziya Değer
Türkiye, 2025, 22’, DCP, renkli
Kürtçe; Türkçe, İngilizce altyazılı
Zahide 17 yaşında kendinden 15 yaş büyük biriyle evlendirilir. Evliliğinin altıncı ayında Zahide hamileyken eşi vefat eder. Kocasının ölümünden birkaç ay sonra çocuğu doğar. Zahide istemese de ölen kocasının kardeşiyle nikahları kıyılır. Hayat Zahide’ye yaşamın en zor yüzünü gösterir.
Zahide’nin yaşamı, kadınlara dayatılan en sert gerçeklerin derin bir tanıklığına dönüşür; bireysel arzuların toplum baskısına teslim olduğu, hayatta kalmanın ise seçme hakkından vazgeçmeyi gerektirdiği bir dünyaya işaret eder. Bu anlatı, baskıcı bir düzen içinde var olmaya çalışan kadınların direncini ortaya koyarken, onların ortak acısı tarihin sessizleştirdiği sayısız kadının mücadelesini de yankılar.
Kuru Taşın Başı
Yönetmen: Yeşim Ustaoğlu
Türkiye, 2026, 82’, DCP, renkli
Türkçe; İngilizce altyazılı
Yüzyıllardır yaşadıkları evlerini, ekip biçtikleri toprakları, can yoldaşı hayvanlarını ve yaşamlarını şekillendiren Çoruh Nehri’ni geride bırakmak zorunda kalan yöre halkı, Yusufeli baraj projesi nedeniyle zorunlu sürgün edilir. Kendileri için inşa edilen “beton ve tüketim odaklı” yeni dünyada hayata tutunmaya ve uyum sağlama çalışırken, Kuru Taşın Başı, onurlarını, kimliklerini ve aidiyetlerini koruma arayışlarını takip eder ve aynı zamanda “suyun, toprağın ve hafızanın ölümüne” de tanıklık eder.
*Film ekibinin katılımıyla gerçekleşecektir.
48
Yönetmen: Susana de Sousa Dias
Portekiz, 2009, 93’, DCP, renkli
Portekizce; Türkçe, İngilizce altyazılı
Bir portre, bize bir polis rejimi hakkında ne anlatabilir? 35 yıl önce çekilmiş bir fotoğraf, artık sona ermiş bir diktatörlüğe dair neleri açığa çıkarabilir? Bugünün toplumu hakkında ne söyleyebilir? Fotoğraflar, öznelerinin hafızalarını nasıl canlandırabilir?
48, kurbanların hikâyeleri ve polis kayıtlarındaki fotoğraflar aracılığıyla, 20. yüzyıl Avrupası’nın en uzun süren diktatörlük yönetimi olan António de Oliveira Salazar’ın 48 yıllık rejimine bakan bir portre çalışması. Kadınlar ve erkekler, gençler ve yaşlılar, köylüler, işçiler ve burjuvalar… Diktatöre karşı yürütülen muhalefetin çok sesli bir öyküsü; baskı ve baskılama tekniklerinin hem gerçekçi hem de şefkatli bir tasviri. Fotoğrafların belgesel değeri ile hafızadaki hikâyelerin özgürleştirici gücü, bu filmde kusursuz bir uyumla bir araya geliyor.
*18 Haziran Perşembe günü yapılacak gösterim, film ekibinin katılımıyla gerçekleşecektir.
Stella ile 8 Mart
Yönetmen: Aylin Kuryel
Türkiye, 2026, 61’, DCP, renkli
Türkçe; İngilizce altyazılı
Stella ile 8 Mart, penceresi İstanbul’da 21. Feminist Gece Yürüyüşü esnasında tüm engellere rağmen kadınların birbirini bulduğu sokaklardan birine bakan bir evde geçer. Türkiye’de 1980 sonrası feminist mücadelenin kurucu figürlerinden Stella Ovadia ile feminizm, sosyalizm, azınlık olmak ve siyaset üzerine gerçekleşen parçalı sohbetler, dışarıdan gelen slogan ve siren sesleriyle şarj olur. Eyleme katılmak için dışarı çıkan kamera, geçmiş mücadelelerin hafızası ile bugünün eylemliliğini aynı kadrajda görür.
*Film ekibinin katılımıyla gerçekleşecektir.
Harabelerin Fısıltısı
Yönetmen: İklim Doğan
Avusturya, 2025, 22’, DCP, renkli
İngilizce; Türkçe altyazılı
Harabelerin Fısıltısı’nda, mimar ve yönetmen İklim Doğan, mimari bir ilginin rehberliğinde kültürel ve tarihi bir araştırmaya girişir: hafızaya dönüşmüş bir Ermenistan’ın izini sürmek. Bir asır önce tehcirde kullanılan demiryolu hatlarını takip eden film, günümüz Türkiye manzaralarında gidenlerin bıraktığı eksikliği anlatır. Geçmişin izleri ise başka yerlerde görünür olur: yönetmenin ailesinde, yemeklerde, müzikte ve dilde.
*Film ekibinin katılımıyla gerçekleşecektir.
YİBO
Yönetmenler: Şükran Demir, Özgür Ünal
Türkiye, 2025, 47’, DCP, renkli
Kürtçe, Türkçe; Türkçe, İngilizce altyazılı
Dağlık ve dağınık yerleşim yerlerinde, eğitime erişimi olmayan çocukların eğitime erişimini sağlamak amacıyla kurulduğu belirtilen Yatılı İlköğretim Bölge Okulları (YİBO) 1962 yılında resmi olarak kurulmuştur. YİBO, 1962–2010 yılları arasında farklı şehirlerde faaliyet göstermiş bu okullarda okuyan öğrencilerin tanıklıklarını merkeze alan bir belgeseldir. Arşiv görüntüleri ve terk edilmiş YİBO’ların görüntülerinden oluşan belgeselde aktarılan deneyimler; çocukların yaşadığı eşitsizlikleri, asimilasyon politikalarını ve militarist disiplin anlayışını görünür kılarak toplumsal belleğe katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
*Film ekibinin katılımıyla gerçekleşecektir.
Dargeçit
Yönetmen: Berke Baş
Türkiye, 2024, 82’, DCP, renkli
Türkçe; İngilizce altyazılı
27 yıllık bir süreç… 1995 yılında Mardin, Dargeçit’te oğulları ve kardeşleri devlet güçlerinin elinde kaybolan aileler, avukatları ve İnsan Hakları Derneği ile günümüz Türkiye’sinin yargı sisteminde hakikat ve adalet için mücadele ediyorlar. Nihayet 2015’te başlayan davanın her duruşması için saatler süren uzun yolculuklar yapıyorlar. Devletin cezasızlık zırhını delmek imkânsız gözükse de “görmek isteyenler için hakikat ortada.”
*Film ekibinin katılımıyla gerçekleşecektir.
Çimler
Yönetmen: Olga Haldız
Türkiye, 2025, 80’, DCP, renkli
Ukraynaca, Rusça, İngilizce, Türkçe; Türkçe, İngilizce altyazılı
Elina, 60 yaşında bir psikologdur. Kurduğu hayatın bombardımanlarla yıkılması üzerine kızıyla birlikte Kharkiv’den İstanbul’a kaçar. Kayıp bir evin, parçalanmış anıların ve yarım kalmış bir yaşamın ağırlığını taşıyarak yeniden başlamaya çalışır. Olesya, 38 yaşında bir mühendistir. Savaşın ailesi içinde derin politik çatlaklar yaratması nedeniyle Rusya’dan ayrılır. Türkiye’de aidiyet, topluluk ve yeni bir dil arayışı içine girer. Çimler, İstanbul’da hayatlarını yeniden kurmaya çalışan bu iki kadını takip eder ve dostluğun barışa açılan en insani alanlardan biri olduğunu görünür kılar.
*Film ekibinin katılımıyla gerçekleşecektir.
Gitmedik Buradayız
Yönetmen: Sheida Kiran
Birleşik Krallık, Türkiye, 2025, 30’, DCP, renkli
Türkçe, Arapça; Türkçe, İngilizce altyazılı
Antakya’nın Dikmece köyünde yaşayan Meryem ve ailesi, nesillerdir sürdürdükleri yıllık zeytin hasadına başlar. Ancak bu yıl, hükümetin zeytinliklere el koymasıyla birlikte, bunun son hasat olabileceği korkusu köyün üzerine çökmüştür. Meryem, yüzyıllık mirasını ve kadınların emeğiyle şekillenen yaşamlarını korumak için direnişe katılırken, eline aldığı kamerayla toprakları için verdikleri mücadeleyi kayda alır.
*Film ekibinin katılımıyla gerçekleşecektir.
Bir Ada(m)
Yönetmen: Nazlı Ökten
Türkiye, 2026, 45’, DCP, renkli
Türkçe; İngilizce altyazılı
Ahmet Amca’nın hikâyesidir bu: katır Ahmet, komünist Ahmet, muhtar Ahmet. Marmara Denizi’nde bir adanın hikâyesidir: Aphisia, Avşa, Türkeli. Ahmet Durmazbilek, Avşa adasındaki Yiğitler (Araplar) köyünün muhtarı olduğu yılların ardından, sol görüşleri nedeniyle dışlandığı 1980 darbesi sonrası kendisine sığınak kıldığı bir bahçede ekolojik tarım yöntemleri üzerinde çalışarak tamamlar hayatını. Üzüm bağlarının, badem, zeytin ağaçlarının süslediği, rüzgarların temizlediği cennet gibi bir doğa, beton döküntüleriyle, tatilci atıklarıyla, deniz kirliliğiyle gözlerinin önünde çürürken sığındığı bahçesine giren tatilciler “patronunu çağır bana” diye taciz edecektir onu. Ama iyi şeyler de olacaktır: doksanlarda tanıştığı çevre aktivistinin, dostu, ustası olacaktır mesela, bildiklerini ona aktaracaktır. 70’lerde tanıştığı bir yazarın romanında yerini bulacaktır. Yine o yıllarda adada tiyatro yapmış bir oyuncunun hafızasına kazınacaktır. Ölümünden bir süre önce kendisiyle görüşmelerimizi bir belgesel fikriyle kayda geçirdik. Bugün onun değerlerini sürdürmeye çabalayan oğlunu ve artık sadece kötü yapılaşmadan değil Marmara denizindeki musilajdan da etkilenen adayı merkeze koyarak hikâyesini yeniden düşünmek Türkiye’nin geçirdiği dönüşümle ilgili ipuçları da vermektedir.
*Film ekibinin katılımıyla gerçekleşecektir.
Gösterim Programı:
Ben Yerde Ölürken (15’)
12 Haziran Cuma, 19.30
İçeride, Vadi Şarkı Söylüyor (15′)
12 Haziran Cuma, 19.30
Transit* (50’)
13 Haziran Cumartesi, 13.00
Nahide’nin Türküsü* (50’)
13 Haziran Cumartesi, 13.00
Mavi, Devrim ve VHS Kasetler* (17’)
13 Haziran Cumartesi, 15.00
One Homeland Two Homes* (51’)
13 Haziran Cumartesi, 15.00
2M²* (83’)
13 Haziran Cumartesi, 17.00
Köpekler ve Toz (14’)
14 Haziran Pazar, 14.00
Pirlerin Düğünü (20’)
14 Haziran Pazar, 14.00
Günler Uzun, Yollar Kısa* (45’)
14 Haziran Pazar, 14.00
Yenilebilir Sihir* (13’)
14 Haziran Pazar, 16.00
Hikayemin Neresindeyim? (67’)
14 Haziran Pazar, 16.00
Burcu’nun Melekleri (20’)
12 Haziran Cuma, 19.30
16 Haziran Salı, 15.00
Aşk Aşk Hürriyet* (52’)
16 Haziran Salı, 15.00
Fotoğrafımızı Çekin (13’)
16 Haziran Salı, 17.00
Bu Yolun Herhangi Bir Yerinde (64’)
16 Haziran Salı, 17.00
Bir Kolektifin İzinden (15’)
17 Haziran Çarşamba, 15.00
Salman Gitmek İstiyor* (20’)
17 Haziran Çarşamba, 15.00
Annemin Hikâyesi (22’)
17 Haziran Çarşamba, 15.00
Kuru Taşın Başı* (82’)
17 Haziran Çarşamba, 17.00
Stella ile 8 Mart* (61’)
19 Haziran Cuma, 17.00
48** (93’)
18 Haziran Perşembe, 17.00
21 Haziran Pazar, 16.00
Harabelerin Fısıltısı* (22’)
12 Haziran Cuma, 19.30
20 Haziran Cumartesi, 13.00
YİBO* (47’)
20 Haziran Cumartesi, 13.00
Dargeçit* (82’)
20 Haziran Cumartesi, 15.00
Çimler* (80’)
20 Haziran Cumartesi, 17.00
Gitmedik Buradayız* (30’)
21 Haziran Pazar, 14.00
Bir Ada(m)* (45’)
21 Haziran Pazar, 14.00
* Film ekibinin katılımıyla gerçekleşecektir.
**18 Haziran Perşembe günü yapılacak gösterim, film ekibinin katılımıyla gerçekleşecektir.



















