
Saliha Yılmaz’ın “Sis Denizi” Sergisi 26 Nisan’da MERKUR’de Açılıyor. Sanatçının son dönem üretimlerini bir araya getiren “Sis Denizi” başlıklı kişisel sergisi, sanatçının seramik, tuval ve kâğıt üzerinde gerçekleştirdiği yeni işlerinden oluşuyor. Yılmaz bu sergi için hem içerik hem de teknik olarak çok katmanlı bir yapı kurarken, yapay zekâ destekli üretim biçimlerini boyayla çalışan tekniklerle bir araya getiriyor. Sergi, sisin dağıldığı ama anlamın yoğunlaştığı bir eşik alanı açıyor.

Sis Denizi Üzerinde Gezgin
Sergi metni sanat tarihçisi ve yazar Nazlı Pektaş tarafından kaleme alındı. Pektaş, Yılmaz’ın sis kavramı üzerinden geliştirdiği düşünsel ve görsel dili şöyle anlatıyor: “Sis, yalnızca doğaya ait bir olgu değil; düşüncenin, algının, kimliğin şekil değiştirdiği bir oluş alanı. Yılmaz’ın işleri bu oluş hâlini hem kavramsal hem teknik düzeyde dönüştürerek günümüzün görme biçimlerini sorguluyor.” Serginin çıkış noktası Caspar David Friedrich’in 1818 tarihli Sis Denizi Üzerinde Gezgin adlı tablosu. Ancak Yılmaz’ın yorumunda sis, romantik bir manzaradan çok daha fazlasına dönüşüyor: Doğayla insan arasındaki ayrımların silindiği, belirsizliğin üretken bir zemine evrildiği bir alana. Yapay zekâ ile üretilmiş görsel parçalarla manuel üretimi bir araya getiren sanatçı, izleyiciyi alışıldık bakışın dışına davet ediyor.

İmgeler sabit değil; yüzeyin dışına taşıyor, duvarlara yayılıyor. Bu akışkanlık yalnızca formda değil, düşüncede de hissediliyor. Kafka’nın dönüşen bedeni, O’Keeffe’in büyüttüğü detaylar, Karen Barad’ın maddeye yüklediği failiyet; hepsi bu yoğunlukta iz sürüyor. “Sis, yolumuzu kapatmıyor; yönlerimizi çoğaltıyor.” Sergi, sabit bir bakışa değil, sürekli dönüşen, çoğalan bir algıya kapı aralıyor. Tüm sergi boyunca karşılaşılan imgeler, yapay olanla doğalın, bedenle madde-dışı olanın, insanla insan olmayanın iç içe geçtiği bir dünyada yeni bir varoluş öneriyor. Belirsizlikten korkmayan, sabit kimliklere ihtiyaç duymayan bir varoluş bu. Sis, görüşü sınırlamak yerine olasılıkları artırıyor.
Ve izleyici, serginin sonunda şu soruyla baş başa kalıyor: İnsan merkezli bakışın dışına çıkarak, oluşun sonsuz akışına açık, belirsizliğin içinde başka bir varoluş mümkün mü?
Galeri Merkur
İstiklal Mahallesi Piyalepaşa Bulvarı No. 32D Beyoğlu/İstanbul
Tel: 0 (212) 225 3737


















