“Cevher birdir; kimi ona Tanrı der, kimi Doğa.” – Spinoza
Sergi, Spinoza’nın tek cevher anlayışından yola çıkarak, varlığın özünü ve bu özün biçimlenme hâllerini görünür kılar. Yunus Özaksu’nun pratiği, doğanın döngüsünden, maddenin dönüşümünden ve sembollerin kolektif belleğinden beslenir. Sanatçı, ceviz kabuğu ve kına taşıyla renklendirdiği kâğıt yüzeylerinde minyatür geleneğini çağdaş bir dile taşır.
Bu yüzeylerde beliren turna figürleri, bireysel varoluştan kolektif bilince uzanan bir dönüşümün simgesine dönüşür. Kadim mitolojilerde ve Budist ikonografide arınma, sadakat ve özgürlüğün sembolü olan turna, tıpkı lotus gibi çamurlu köklerden yükselerek yeniden doğuşun habercisi olur.
Cevher, izleyiciyi görsel bir deneyimin ötesinde, varlığın özüne ve birliğine dair düşünsel bir yolculuğa davet eder. Her kuş, her desen, her yüzey; aynı cevherin farklı bir tezahürüdür.
Sergi, 28 Ekim – 30 Kasım 2025 tarihleri arasında Chi Art Gallery’de görülebilir.



![Fredj Moussa, Mirage, The Inner Sea [İç Deniz, Bir Serap] (2024), Barajdan Sızanlar sergisinden görünüm, Salt Beyoğlu, 2026, Fotoğraf: Metean Bars (Salt).](https://artcolumn.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Fredj-Moussa-350x250.avif)














![Fredj Moussa, Mirage, The Inner Sea [İç Deniz, Bir Serap] (2024), Barajdan Sızanlar sergisinden görünüm, Salt Beyoğlu, 2026, Fotoğraf: Metean Bars (Salt).](https://artcolumn.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Fredj-Moussa-120x86.avif)

