• Ana Sayfa
  • Ayın Solo Sergisi
  • Haberler
  • Mimari ve Tasarım
  • Mekanlar
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
  • Makaleler
  • Youtube
  • Mağaza
  • Ana Sayfa
  • Ayın Solo Sergisi
  • Haberler
  • Mimari ve Tasarım
  • Mekanlar
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
  • Makaleler
  • Youtube
  • Mağaza

Art Column - Sanat Haberleri - “Derin Salınımlar, Sessiz Yankılar”

“Derin Salınımlar, Sessiz Yankılar”

03/11/2025
in Sanat Haberleri
A A
Aslıhan Kaplan Bayrak, Görünene Sızanlar -1, 2025, Fineart Printing, 30x53,33 cm.

Aslıhan Kaplan Bayrak, Görünene Sızanlar -1, 2025, Fineart Printing, 30x53,33 cm.

Facebook 'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsapp ile GönderLinkedin'de Paylaş

Labirent Sanat, 20 Aralık 2025 tarihine kadar Arzu Arbak ile Aslıhan Kaplan Bayrak’ın “Derin Salınımlar, Sessiz Yankılar” isimli sergisine ev sahipliği yapıyor. Hız ve görüntüyle örülmüş günümüz dünyasında beden sessizce direnir. Çünkü bedensel duyum, varoluşun en derin tabakasıdır, bastırılsa bile silinemez. Yavaşlık, artık bir etik haline geliyor. Merleau-Ponty’nin “görmenin bir dokunma biçimi” olduğunu hatırlatması gibi, çağdaş sanat ve felsefede de bedenin yavaş, derin, çok duyulu deneyimini yeniden keşfediyor. Bu bağlamda, “bedensel duyum” artık bir verili durum değil, politik ve varoluşsal bir seçimdir. Yavaşlamak, duyumsamak, dokunmak bugünün dünyasında neredeyse bir direniş biçimidir. Evet, günümüzde bedensel duyum zayıflamıştır ama tamamen kaybolmamıştır. O, hızın, görüntünün, ekranın altında hâlâ titreşir. Ve belki de tam da bu baskı yüzünden, duyumsamanın yeniden hatırlanması bu çağın en radikal eylemidir. Şimdi bize düşen, gözün hükümranlığında yeniden duymayı öğrenmek, yavaşlamak, yeniden nefes almak, bir görüntüye değil, bir varlığa bakmaktır. Teknolojinin hızla ördüğü bu dünyada, bedensel açıklık varoluşun son sığınağıdır. Ve belki de insan, bir kez daha gözün değil, derinin hafızasından doğacaktır.

Arzu Arbak, Mundus - 2, 2025, fine art printing, 33x75 cm.
Arzu Arbak, Mundus – 2, 2025, fine art printing, 33×75 cm.

“Derin Salınımlar, Sessiz Yankılar” sergisi, bedenin geri dönüşü için görmenin hızına karşı, duyumsamanın yavaşlığını savunuyor. Çünkü bedensel varoluş, yalnızca bir bakış mesafesinde değil; tenin altında, kasların, nefesin ve zamanın derin kıvrımlarında saklıdır. Beden bir sınır değildir; o, dünyanın kendini hissettiği bir arayüzdür. Her dokunuş, her nefes, her bakış dünyanın bize değme biçimleridir.

Boşluk, yokluk değil; “oluş”un potansiyel alanıdır. Her şey boşluktan doğar. Sunyata bize, yokluğun değil sonsuz imkânın adını verir. Sergideki işler, tam da bu imkânın kıyısında titreşir: görünürlük ile siliniş, ses ile sessizlik, ışık ile karanlık arasında. Geçicilik, bu serginin damarlarında dolaşır. İşler, kalıcı bir iz bırakmak için değil, gözün kenarında, kulağın eşiğinde beliren küçük titreşimler olarak var olur; kayboldukça daha çok hissedilir, silindikçe daha çok parıldarlar. Her titreşim, her nefes, her yavaş bakış bu boşluğu doldurur ama boşluk asla tamamen kaybolmaz. O, oluşun devam eden yankısıdır hem davet eden hem de direnç gösteren bir alandır. Geçicilik, yalnızca kayıp değil bedensel ve duyusal farkındalığın temelini oluşturur. Her ışık kırılması, her ses titreşimi, her dokunuş geçiciliğin içinde saklı bir süreklilik sunar.

Arzu Arbak, Ödünç Alınmış Manzaralar, 2024, fine art printing, 112x250 cm.
Arzu Arbak, Ödünç Alınmış Manzaralar, 2024, fine art printing, 112×250 cm.

Duyumsama, gözün egemenliğine karşı bedenin sessiz bilgeliğidir. Zaman, saatlerin çizgisiyle ölçülemez. Şiirsel zaman içten akar, katmanlaşır, yoğunlaşır. Bu sergi, hızın ve görselliğin egemenliğine karşı bir çağrıdır; yavaşla, duyumsamayı hatırla, boşluğun ve geçiciliğin içinde bedensel bir varoluşu yeniden keşfet. Çünkü hiçbir şey sabit kalmıyor. Her şey, salınımlar halinde ortaya çıkıp geri çekiliyor. Bir yankı gibi önce güçlü, sonra giderek sönümlenen. Ama tam da bu sönümlenme, varlığın en çıplak hakikatini açığa çıkarıyor.

“Derin Salınımlar, Sessiz Yankılar”, izleyiciyi evrenin hem mikroskobik hem makroskobik düzeyde titreşen yapısına tanıklık etmeye çağırıyor. Sessizlik burada durağanlığın değil, evrensel bir hareketin en yoğun biçimde hissedildiği alanın adıdır. Evreni anlamaya yönelik en temel bulgular, onun sessiz bir titreşimler bütünü olduğunu gösterir. Her şey, en derin düzeyde salınımlar üzerinden var olur: atomların kuantum titreşimleri, beynin sinaptik dalgaları, yıldızların kütleçekimsel dalgalanmaları… Görünür dünya, bu titreşimlerin yoğunlaşmış ve geçici hallerinden ibarettir.

“Derin Salınımlar, Sessiz Yankılar”, evrenin temel işleyişine dair kavrayışlardan yola çıkarak, varlığı özden çok titreşim, sabitlikten çok geçicilik, yalnızlıktan çok dolanıklık olarak düşünmeyi önerir. Sergideki her iş, görünür formun ardında yatan titreşimsel doğayı ve onun sessiz yankılarını deneyimleme imkânı sunar. Ve gündelik olanın ışıltısını… Alışkanlıkla görünmez kıldığımız ayrıntılar, birdenbire varlığın en yoğun ifadesine dönüşebilir. Bir kapı koluna düşen ışık, duvarda salınan gölge, bir anın ansızın belirip kaybolan kıymeti…

Bir ormanın derinliğinde, ağaçların arasından sızan ışıkla beliriveren bir açıklık düşünün. Ne bir hedefe varır ne de bir amaca hizmet eder. Oradadır sadece. Sessiz, açık, bekleyen. Heidegger’in Lichtung kavramı ile ifade ettiği bu açıklık, şeylerin kendilerini saklamadan gösterdiği bir yer, varlığın yüzeye çıktığı bir eşiktir. Bu boşluk, nesneleri arzulayan öznenin karşısında değil; özneyle birlikte varlığın kendini gösterdiği toprak gibi bir zemindir. Zen’de olduğu gibi burada da her şeyin gelip geçtiği ama hiçbir şeyin kalıcı olarak tutulmadığı bir akış alanı belirir.

Boşluk, bu anlamda: Sahip olunan değil, barınılan bir şeydir. Görünmeyen ama görmeyi mümkün kılan bir zemindir. Dolu olanı değil, dolunun doğuş koşulunu armağan eden bir açıklıktır. Bu yüzden boşluğu anlamak, görmeye sabırla izin vermektir. Doldurmamak. Dokunmamak. Beklemek… Çünkü olan, yalnızca boşlukta belirir.


Labirent Sanat

Çatma Mescit Mah. Tepebaşı Cad. No: 56 K: 2 34430, Beyoğlu / İstanbul
Ziyaret saatleri: Salı – Cumartesi: 11.00 – 19.00
info@labirentsanat.com | +90 531 712 45 25

Tags: Arzu ArbakDerin SalınımlarLabirent SanatSessiz Yankılar
Previous Post

BASE’in 9. edisyonu Çok Yakında

Next Post

Nahit & Huma Kabakci Koleksiyonu’ndan Lidice Sanat Koleksiyonu’na Önemli Bağış

Art Column

Art Column

2013 yılında bir Google Blog ile kurulan Art Column – Sanat Sütunu, 2024 yılında tüm yayın kanallarını bir çatı altında topladığı web sitesi üzerinden dijital sanat yayıncılığı yapmaya devam ediyor. Yazılar, makaleler, röportajlar, reels videolarının yanı sıra sanat galerilerinin, müzelerin ve sanat kurumlarının sergi ve etkinlik haberlerine tüm kanallarında yer veriyor.

Benzer Haberler

Sanat Haberleri

Maurizio Cattelan’ın Bantlanmış Muzu Yine Çalındı

01/06/2026
İnci Eviner, Cennetin Yeniden Canlandırılması, 2018
Sanat Haberleri

Dirimart, Art Basel Unlimited 2026’da İnci Eviner ve Jorinde Voigt’u Sunuyor

01/06/2026
Samet Yılık, Birbiri İçinde.
Sanat Haberleri

Demirkapı Kolektif’in “Kördüğüm” Sergisi Merdiven Art Space’te

01/06/2026
Fran Aniorte, Fotoğraf: Maral Fard.
Sanat Haberleri

Art On İstanbul’da Fran Aniorte’nin Yeni Sergisi: “Balearic Constellations”

01/06/2026
Sanat Haberleri

Pera Müzesi’nde İstanbul’un Arkeoloji Hafızasına Odaklanan Seminer

01/06/2026
Açık Sinema, Salt Beyoğlu, 2018, Fotoğraf: Ekin Özbiçer.
Sanat Haberleri

Salt Beyoğlu’nda “Twin Peaks: The Return” Gösterimi ve Söyleşi

01/06/2026
Next Post
Huma Kabakci, René Block.

Nahit & Huma Kabakci Koleksiyonu’ndan Lidice Sanat Koleksiyonu’na Önemli Bağış

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trending
  • Comments
  • Latest
Tatsuru Arai, Face of Universe

“The Cube”: Dijital Sanatın Yeni Merkezi

22/11/2025
Koramiral Ekmel Totrakan, karada, denizaltında paşalar gibi resim yapıyor

Koramiral Ekmel Totrakan, Karada, Denizaltında Paşalar gibi Resim Yapıyor

28/04/2026
Küratörler Eda Berkmen ve Selen Ansen, Folia Sergisi, Abdülmecid Efendi Köşkü, 21 Eylül 2025 - 1 Mart 2026.

Ömer Koç’un “Büyülü Bahçesi” Abdülmecid Efendi Köşkü’nde Sergileniyor

20/09/2025
Canan Tolon.

Canan Tolon ve Gizli Yaşamın Süreçleri

02/05/2025

Sanatçı Kadınlar Derneği’nden “Mutant” Projesi

4

Anadolu Kadınının Eşsiz Sanatı: İğne Oyaları

3

Ressam Reşat Ceylan’ın Görünmeyeni Görünür Kılan Gizemli Portreleri

2

Burçin Erdi: “İnsan Ruhu İçin Bir Gen Yok”

1
Beral Madra

Kadın Hareketi (Feminizm) ve Sanat

02/06/2026

Maurizio Cattelan’ın Bantlanmış Muzu Yine Çalındı

01/06/2026
İnci Eviner, Cennetin Yeniden Canlandırılması, 2018

Dirimart, Art Basel Unlimited 2026’da İnci Eviner ve Jorinde Voigt’u Sunuyor

01/06/2026
Samet Yılık, Birbiri İçinde.

Demirkapı Kolektif’in “Kördüğüm” Sergisi Merdiven Art Space’te

01/06/2026

Sanat Haberleri

Maurizio Cattelan’ın Bantlanmış Muzu Yine Çalındı

Dirimart, Art Basel Unlimited 2026’da İnci Eviner ve Jorinde Voigt’u Sunuyor

Demirkapı Kolektif’in “Kördüğüm” Sergisi Merdiven Art Space’te

Art On İstanbul’da Fran Aniorte’nin Yeni Sergisi: “Balearic Constellations”

Son Eklenenler

Kadın Hareketi (Feminizm) ve Sanat

Maurizio Cattelan’ın Bantlanmış Muzu Yine Çalındı

Dirimart, Art Basel Unlimited 2026’da İnci Eviner ve Jorinde Voigt’u Sunuyor

E-posta Bülteni

Haber bültenimize katılın, yeni içeriklerimiz e-postanıza gelsin.

    • Sanat Haberleri
    • Hesabım
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Gizlilik ve Çerez Politikası
    • Sanat Haberleri
    • Hesabım
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Gizlilik ve Çerez Politikası

    © 2025 ArtColumn, Tüm hakları Saklıdır.

    info@artcolumn.com.tr

    Bültenimize Abone Olun

    Yeni içeriklerimiz yayınlandığında ilk siz haberdar olun.

      No Result
      View All Result