• Ana Sayfa
  • Ayın Solo Sergisi
  • Haberler
  • Mimari ve Tasarım
  • Mekanlar
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
  • Makaleler
  • Youtube
  • Mağaza
  • Ana Sayfa
  • Ayın Solo Sergisi
  • Haberler
  • Mimari ve Tasarım
  • Mekanlar
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
  • Makaleler
  • Youtube
  • Mağaza
Ara
  • Ana Sayfa
  • Ayın Solo Sergisi
  • Haberler
  • Mimari ve Tasarım
  • Mekanlar
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
  • Makaleler
  • Youtube
  • Mağaza
  • Ana Sayfa
  • Ayın Solo Sergisi
  • Haberler
  • Mimari ve Tasarım
  • Mekanlar
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
  • Makaleler
  • Youtube
  • Mağaza

Nermin Ülker: “Gözün Kayıp Oyuğu”

Nermin Ülker: “Gözün Kayıp Oyuğu”
Facebook 'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsapp ile GönderLinkedin'de Paylaş

Labirent Sanat, Nermin Ülker’in “Gözün Kayıp Oyuğu” başlıklı kişisel sergisine 21 Şubat – 28 Mart 2026 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor. Sanatçının son dönem üretimlerinden oluşan sergi, modernleşme sürecinde “ev” kavramının bir barınak olmaktan çıkıp, erişilemeyen bir arzu nesnesine dönüşmesini ontolojik ve mekânsal bir düzlemde ele alıyor.

Antropolojik bağlamda kadim zamanlarda evin merkezi olan ocak, topluluğun etrafında toplandığı, anlatıların aktarıldığı ve sürekliliğin kurulduğu bir kozmik odak olarak düşünülür. Modernleşmeyle birlikte bu merkez görünmez olur, ateş (ocak) teknik sistemlerin içine çekilir ve ev, kozmik bir bütün olmaktan çıkarak işlevsel bir konut birimine dönüşür. Böylece mekânın içsel bütünlüğü çözülürken, insanın dünyada-oluş biçimi de dönüşüme uğrar. Ev artık yalnızca yaşanan bir yer değil; güvenliğin, statünün ve geleceğin teminatı olarak kodlanan bir arzu nesnesidir. Ancak bu arzu çoğu zaman ertelenir. Modern özne için yuvasızlık, yalnızca mekânsal değil, varoluşsaldır.

“Gözün Kayıp Oyuğu” bu kaybın mekânsal karşılığını araştırır. Sergide yer alan içi boş, şeffaf ve katlanmış çelik konstrüksiyonlar, tanıdık mimari formları çağrıştırırken onların koruyucu ve kapatıcı niteliğini askıya alır. Nermin Ülker’in heykelleri kütleyle değil, boşlukla tanımlanır; malzeme geri çekilir, yapı hafifler ve geçirgenleşir. Ortaya çıkan formlar, bir zamanlar dolu olan ancak şimdi terk edilmiş hacimler gibi durur. İzleyici bu yapılarla karşılaştığında, onları birer nesne olarak değil, bedensel bir deneyim alanı olarak algılar.

Sanatçının pratiği, doluluk üzerinden kurulan geleneksel heykel anlayışına karşı, yokluğun ve potansiyelin biçimlerini araştırır. Yapılar tamamlanmaya direnir; sınırlar çizer fakat kapanmaz. Bu durum, algının eksik formları zihinsel olarak tamamlama eğilimini tanımlayan Gestalt kuramını bilinçli biçimde askıya alır. İzleyici her seferinde boşlukla karşılaşır; bakış yerleşecek bir merkez bulamaz. “Gözün kayıp oyuğu”, tam da bu askıda kalma hâlinin adıdır.

Sergi aynı zamanda, evi düşlemenin ve hatırlamanın mekânı olarak tanımlayan düşünsel yaklaşımlarla diyalog kurar. Ancak burada ev ne geçmişte kalan bir sığınak ne de gelecekte ulaşılacak bir hedef olarak sunulur. Ev, modern öznenin arzusunu taşıyan fakat onu asla doyurmayan bir boşluk olarak belirir. Tanıdık olan geri döner; fakat artık yerleşilemez durumdadır.

Ülker’in heykelleri, mimariyi üretmekten çok, mimarinin geri çekilişini sahneler. Barınma işlevi askıya alınır; geriye yalnızca bir eşik, bir geçiş alanı kalır. İzleyici, sergi mekânında dolaşırken boşluğun yarattığı gerilimi bedeniyle deneyimler. Böylece mekân, yalnızca görülen değil, içinde hareket edilen, kaybolunan ve yeniden konumlanılan bir laboratuvara dönüşür.

“Gözün Kayıp Oyuğu”, modern dünyada evin bir arzu nesnesine dönüşmesiyle ortaya çıkan ontolojik yuvasızlığı görünür kılar. Boşluk burada bir eksiklik değil; algının, hafızanın ve arzunun etkinleştiği bir eşiktir. Sergi, izleyiciyi gördüğünü sandığı şeyden çok, nasıl gördüğünü fark etmeye davet eder.

Nermin Ülker’in sergisi, Sema Kaygusuz’un “Aramızdaki Ağaç” kitabında yer alan “Gözün Kayıp Oyuğu” başlıklı yazısından ilhamla şekilleniyor. Kaygusuz’un yazısında gözün kusurlu ve eksik yapısını tamamlayanın zihin olduğu; ancak bu tamamlamanın aynı zamanda etik bir sorumluluk taşıdığı vurgulanır. Görmek yalnızca fizyolojik bir edim değil, zihnin dünyayı nasıl kurduğuna dair etik bir tercihtir. Nermin Ülker’in boşlukla tanımlanan heykelleri de tam bu noktada devreye girer. Bakışın yerleşemediği, zihnin tamamlamakta zorlandığı formlar aracılığıyla izleyiciyi kendi görme biçimiyle yüzleşmeye davet eder.

Nermin Ülker Hakkında
1974 Karadeniz Ereğli doğumludur. Profesyonel iş hayatına 1992 yılında önce Ebe Hemşire olarak başlayıp, Ameliyathane Hemşiresi olarak devam etmiştir. 2012 yılında İstanbul ‘da Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Görsel Sanatlar Heykel Bölümünden daha sonra, Işık Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sanat Kuramı ve Eleştiri Programı’nda Yüksek Lisans programından mezun olmuştur. Aynı okulda heykel dersi vermektedir. Sanatçının, 3’ü kişisel olmak üzere 30’a yakın ulusal ve uluslararası karma sergiye katılmıştır. İstanbul Maslak Atatürk Oto Sanayi Sitesi’nde bulunan atölyesinde sanat çalışmalarına devam etmektedir.

Labirent Sanat
Çatma Mescit Mah. Tepebaşı Cad. No: 56 K: 2 34430, Beyoğlu / İstanbul

Etiketler: Boşluk ve formÇağdaş HeykelÇelik konstrüksiyonEv kavramıGözün Kayıp Oyuğuİstanbul sergiLabirent SanatMekânsal enstalasyonMinimal heykelNermin ÜlkerYuvasızlık
Önceki Yazı

EXIT Konuk Sanatçı Programının İlk Konuğu Selçuk Artut

Sonraki Yazı

Nerden Geldik Buraya: Vasıf Kortun’u Okumak

Art Column

Art Column

2013 yılında bir Google Blog ile kurulan Art Column – Sanat Sütunu, 2024 yılında tüm yayın kanallarını bir çatı altında topladığı web sitesi üzerinden dijital sanat yayıncılığı yapmaya devam ediyor. Yazılar, makaleler, röportajlar, reels videolarının yanı sıra sanat galerilerinin, müzelerin ve sanat kurumlarının sergi ve etkinlik haberlerine tüm kanallarında yer veriyor.

Benzer Haberler

Mutlu Aksu, Sen Nasıl İstersen, 2025, Tuval üzerine akrilik, 100x190 cm.
Sanat Haberleri

Mutlu Aksu: “Reality Show”

14/04/2026
Damla Sari, Hediye paketi olsun mu?, 2026, Fine Art baskı, 55x80 cm.
Sanat Haberleri

“Solarken Dünya, Soluyor Bedenim” Galeri Nev İstanbul’da

14/04/2026
Betta St. John, June Laverick ve Anne Heywood, 1957.
Sanat Haberleri

Cannes Film Festivali’nin Altın Çağı Ara Güler Müzesi’nde

14/04/2026
Şevval Konyalı, Artistik Kremalı Renkli, Enstalasyon, Cumhuriyetin ilk döneminden kalma teneke bisküvi kutusu.
Sanat Haberleri

“Masada III” Galeri Bu’da

14/04/2026
Kerem Giriş: “Kaldırım Mühendisi”
Sanat Haberleri

Kerem Giriş: “Kaldırım Mühendisi”

14/04/2026
Işın Karahan Yıldırım’dan Dayanışmaya Destek Sergisi
Sanat Haberleri

Işın Karahan Yıldırım’dan Dayanışmaya Destek Sergisi

14/04/2026
Sonraki Yazı
Vasıf Kortun, Salt Galata, 2016.

Nerden Geldik Buraya: Vasıf Kortun’u Okumak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trend
  • Yorumlar
  • En Son
Tatsuru Arai, Face of Universe

“The Cube”: Dijital Sanatın Yeni Merkezi

22/11/2025
Koramiral Ekmel Totrakan, karada, denizaltında paşalar gibi resim yapıyor

Koramiral Ekmel Totrakan, Karada, Denizaltında Paşalar gibi Resim Yapıyor

14/12/2025
Küratörler Eda Berkmen ve Selen Ansen, Folia Sergisi, Abdülmecid Efendi Köşkü, 21 Eylül 2025 - 1 Mart 2026.

Ömer Koç’un “Büyülü Bahçesi” Abdülmecid Efendi Köşkü’nde Sergileniyor

20/09/2025
Ambivalans, 2023, tuval üzerine yağlıboya, 60x90 cm.

Mavi Melike Çatkın

15/03/2026
Sanatçı Kadınlar Derneği’nden “Mutant” Projesi

Sanatçı Kadınlar Derneği’nden “Mutant” Projesi

4
Anadolu Kadınının Eşsiz Sanatı: İğne Oyaları

Anadolu Kadınının Eşsiz Sanatı: İğne Oyaları

3
Ressam Reşat Ceylan’ın Görünmeyeni Görünür Kılan Gizemli Portreleri

Ressam Reşat Ceylan’ın Görünmeyeni Görünür Kılan Gizemli Portreleri

2
Burçin Erdi: “İnsan Ruhu İçin Bir Gen Yok”

Burçin Erdi: “İnsan Ruhu İçin Bir Gen Yok”

1
Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas.

Lucien Arkas Öncülüğünde Bir Kentin Sanatla Yeniden Yazılan Hikâyesi

14/04/2026
Mutlu Aksu, Sen Nasıl İstersen, 2025, Tuval üzerine akrilik, 100x190 cm.

Mutlu Aksu: “Reality Show”

14/04/2026
Damla Sari, Hediye paketi olsun mu?, 2026, Fine Art baskı, 55x80 cm.

“Solarken Dünya, Soluyor Bedenim” Galeri Nev İstanbul’da

14/04/2026
Betta St. John, June Laverick ve Anne Heywood, 1957.

Cannes Film Festivali’nin Altın Çağı Ara Güler Müzesi’nde

14/04/2026

Sanat Haberleri

Mutlu Aksu: “Reality Show”

“Solarken Dünya, Soluyor Bedenim” Galeri Nev İstanbul’da

Cannes Film Festivali’nin Altın Çağı Ara Güler Müzesi’nde

“Masada III” Galeri Bu’da

Son Eklenenler

Lucien Arkas Öncülüğünde Bir Kentin Sanatla Yeniden Yazılan Hikâyesi

Mutlu Aksu: “Reality Show”

“Solarken Dünya, Soluyor Bedenim” Galeri Nev İstanbul’da

E-posta Bülteni

Haber bültenimize katılın, yeni içeriklerimiz e-postanıza gelsin.

* indicates required
/* real people should not fill this in and expect good things - do not remove this or risk form bot signups */

Intuit Mailchimp

  • Sanat Haberleri
  • Hesabım
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Gizlilik ve Çerez Politikası
  • Sanat Haberleri
  • Hesabım
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Gizlilik ve Çerez Politikası

© 2025 ArtColumn, Tüm hakları Saklıdır.

info@artcolumn.com.tr

Bültenimize Abone Olun

Yeni içeriklerimiz yayınlandığında ilk siz haberdar olun.

    No Result
    View All Result