• Ana Sayfa
  • Ayın Solo Sergisi
  • Haberler
  • Mimari ve Tasarım
  • Mekanlar
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
  • Makaleler
  • Youtube
  • Mağaza
  • Ana Sayfa
  • Ayın Solo Sergisi
  • Haberler
  • Mimari ve Tasarım
  • Mekanlar
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
  • Makaleler
  • Youtube
  • Mağaza
Ara
  • Ana Sayfa
  • Ayın Solo Sergisi
  • Haberler
  • Mimari ve Tasarım
  • Mekanlar
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
  • Makaleler
  • Youtube
  • Mağaza
  • Ana Sayfa
  • Ayın Solo Sergisi
  • Haberler
  • Mimari ve Tasarım
  • Mekanlar
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
  • Makaleler
  • Youtube
  • Mağaza

Mehmet Resul Kaçar: “Benim İnandığım Tanrı’nın Öküzleri”

1-Mehmet Resul Kaçar, “Ve Sözleriyle Onlarla Dalga Geçti”, 2024, tuval üzerine yağlıboya, 120x150 cm.

1-Mehmet Resul Kaçar, “Ve Sözleriyle Onlarla Dalga Geçti”, 2024, tuval üzerine yağlıboya, 120x150 cm.

Facebook 'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsapp ile GönderLinkedin'de Paylaş

Galeri 77, Mehmet Resul Kaçar’ın yeni solo sergisine 28 Mart tarihine kadar ev sahipliği yapıyor. Sanatçının İstanbul’da gerçekleşen üçüncü kişisel sergisi “Benim İnandığım Tanrının Öküzleri”nde yer alan on yedi adet tuval üzerine yağlıboya çalışma, sanatçının bireysel belleğiyle kolektif deneyimler arasında kurduğu ilişkiyi bu kez daha açık bir ahlaki sorgulama ekseninde derinleştiriyor.

Mehmet Resul Kaçar’ın sanatsal üretimi, tekil temalar etrafında değil, birbirine eklemlenen deneyimlerin oluşturduğu bütünlüklü bir alan içinde şekillenir. Yetiştiği coğrafyanın doğası, hayvanlar, gündelik yaşamdan süzülen hikâyeler ve çocukluk anıları, resimlerinde tekrar eden imgeler olarak belirir. Kaçar’ın eserleri, sarı rengin her tonunun hâkim olduğu uçsuz bucaksız bozkır manzaraları ve sanatçının kendine özgü bir anlatım dili hâline getirdiği tarama ve noktalama tekniğiyle karakterizedir.

Sanatçı, bu imgelerin kaynağını kökler, onu biçimlendiren değerler ve özlem duygusu üzerinden tanımlar. Resimlerde yer alan manzaralar, çocukluğu renklendiren kalabalık ve karnaval havasındaki yaşamın bugüne kalan izleridir; hayvan figürleri ise bu yaşamın doğal bir parçası olmanın ötesinde, sevgi, emek ve yük kavramlarının taşıyıcısı olarak konumlanır. Son dönem çalışmalarında bu imgeler, yalınlaştırılmış manzaralar, figürlü sahneler ve doğrudan yaşanmış anlatılara dayanan kompozisyonlar hâlinde karşımıza çıkar.

Kaçar’ın resimlerinde belirginleşen köy imgeleri, bütünlüklü bir aidiyet duygusundan çok, büyüdüğü coğrafyayı terk ederek İstanbul’a taşınmasıyla oluşmuş bir yarılmanın izlerini taşır. Bugün resmedilen manzaralar, yaşanmış olanla artık yalnızca hatırlanan arasında bir coğrafyaya işaret eder. Bu nedenle Kaçar’ın resimleri, nostaljik bir geri çağırmadan ziyade, yerinden edilmiş bir deneyimin kendi kökleriyle mesafeli ama ısrarlı bir temas kurma çabasının görsel karşılığı olarak okunur.

2-Mehmet Resul Kaçar, “Ve Ben Kankole Üzümleri Yiyordum”, 2025, tuval üzerine yağlıboya, 150x190 cm.
2-Mehmet Resul Kaçar, “Ve Ben Kankole Üzümleri Yiyordum”, 2025, tuval üzerine yağlıboya, 150×190 cm.

Sergi başlığı, aynı adı taşıyan, sanatçının geçmişte ürettiği bir eserden ödünç alınmıştır; ancak bu başlık, yalnızca geçmiş bir yapıtı işaret etmekle kalmaz, aynı zamanda bu serginin kavramsal omurgasını da kurar. Söz konusu eserde Kaçar, geleneksel bir kırsal sahneyi ters yüz ederek öküzler yerine kadınların çift sürdüğü bir düzeni resmeder. Bu tercih, gerçek bir hikâyeden beslenen, resimde sembolik bir yer değiştirmeyle görünür hâle gelerek toplumsal bir adaletsizliğe doğrudan temas eden bir eleştiridir. Kaçar için burada belirleyici olan, inanç kavramının ahlaki ve vicdani bir değerler bütünü olarak düşünülmesidir.

Benim İnandığım Tanrının Öküzleri sergisi, tam da bu bağlamda, sanatçının yetiştiği coğrafya, dinlediği hikâyeler ve taşıdığı etik ilkelerle biçimlenen bir değerler sistemine işaret eder. Sergide yer alan eserler, belirli bir coğrafyaya ait olmanın ne anlama geldiğini değil; o coğrafyanın insanı nasıl şekillendirdiğini düşünmeye açar. Kaçar, özlemi romantize etmeden, kaybı dramatize etmeden ve doğayı idealleştirmeden, belleğin, mekânın ve değerlerin bugünden yeniden kurulduğu bir görme alanı önerir.

Mehmet Resul Kaçar, Sordar, 2025, tuval üzerine yağlıboya, 150x190 cm.
Mehmet Resul Kaçar, Sordar, 2025, tuval üzerine yağlıboya, 150×190 cm.

Kendine özgü katmanlı boya tekniği, geniş renk alanları, yüzeyi parçalayan düzlem anlayışı ve özellikle yüksek açıdan kurduğu sinemasal kadrajlar aracılığıyla, köyü artık yaşanan bir mekân olmaktan çok, hafızada kalan, mesafeyle kurulan ve dönüşmüş bir alan olarak resmeder. Böylece Kaçar’ın peyzajları, tarihsel bir geleneğin devamı olduğu kadar, bu geleneğin güncel koşullar altında yeniden düşünülmüş bir uzantısı hâline gelir. Bu noktada Mehmet Resul Kaçar’ın resimlerinin saf bir belgeselci tavra yaslanmadığını vurgulamak gerekir. Üretimlerini belgeselci bir realizmden ayıran en temel unsurların başında resimlerinde ön plana çıkan ve minyatür estetiğini çağrıştıran düzlem anlayışı gelmektedir. Sanatçı, renk alanları vasıtasıyla tuval yüzeyini parçalara ayırır. Kaçar’ın renk paleti biçimsel bir tercih olmanın ötesinde coğrafyanın hafızası ve zamanın işleyişine dair bir zemin işlevi görür. Onun külliyatında bir imza niteliği taşıyan sarı rengi, bir sona işaret ederken aynı anda yeni bir başlangıcın da eşiğinde durur. Yaşamın yeşille filizlenen döngüsü, zamanla sarıya doğru evrilir, bu evrilme bir tükenişten çok, dönüşümün kendisidir. Resimlerindeki sarı alanlar bu nedenle durağan değil, zamansal olarak yüklüdür: bitmiş olanla başlayacak olanın aynı yüzeyde yan yana geldiği bir eşik hâlidir. Sarı bozkırın ortasında yükselen yeşil bir ağaç ya da kuru otların arasından sızan canlı renkler ya da mavi gökyüzleri birbirini tamamlayan bu döngüyü düşündürür.

Kaçar’ın resimlerinin alametifarikası olan ve zamana yayılan deneysel bir sürecin sonunda ustalaştığı tarama ve noktalama tekniği, rengin en koyudan en açık tona doğru ortalama beş kat halinde uygulandığı bir süreci içerir. Bu teknik resmin farklı bölgelerinde ritim ve yoğunluk farkları yaratır. Kalın boya tabakalarının katman katman uygulanması, tuvali hem maddi olarak doygunlaştırır hem de rengin parlaklığını artırarak yüzeyde güçlü bir fiziksel varlık hissi oluşturur. Bu teknik yaklaşım, resmin yalnızca görülen değil, hissedilen bir nesne olmasını sağlar.

“Benim İnandığım Tanrının Öküzleri” sergisi, Mehmet Resul Kaçar’ın resimlerini geçmişe dönük bir anlatıdan çok, bugünden yapılan bir hesaplaşma olarak konumlandırır. Sergide karşılaştığımız manzaralar, figürler ve hayvanlar, ne olduğu gibi korunmuş bir köy yaşamına ne de geri dönülebilecek bir bütünlüğe işaret eder. Aksine, geçmişin değerlerini bugünün koşullarıyla sınayan, özlemi olduğu kadar kaybı da görünür kılan bir duruş önerir. Böylece Kaçar’ın resimleri, belirli bir coğrafyaya ait olmanın ne anlama geldiğinden ziyade o coğrafyanın insanı nasıl şekillendirdiğini, özlemi romantize etmeden; kaybı dramatize etmeden, doğayı ise idealleştirmeden ele alır. Sergi, izleyiciyi geçmişle bugün, yerle bellek arasındaki bu gerilimde durmaya davet ederken, sessiz ama ısrarlı bir soruyu da açıkta bırakır: Hangi coğrafyanın tanrısına inanıyoruz?

GALERİ 77
Hacımimi Mah. Necatibey Cad. Sakızcılar Sok. No:1/E Karaköy 34425 Beyoğlu, İstanbul,
T: +90 212 251 27 54 / F: +90 212 251 90 41
www.galeri77.com | info@galeri77.com

Etiketler: Benim İnandığım Tanrı’nın Öküzlerigaleri 77İstanbul çağdaş sanatKaraköy sanat galerileriKırsal sahne temasıMehmet Resul Kaçar sergisipeyzaj ve hafızaSarı bozkır manzaralarıTarama ve noktalama tekniği
Önceki Yazı

Artopol Sanat Galerisi Polat Piyalepaşa Çarşı’da

Sonraki Yazı

“Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı”

Art Column

Art Column

2013 yılında bir Google Blog ile kurulan Art Column – Sanat Sütunu, 2024 yılında tüm yayın kanallarını bir çatı altında topladığı web sitesi üzerinden dijital sanat yayıncılığı yapmaya devam ediyor. Yazılar, makaleler, röportajlar, reels videolarının yanı sıra sanat galerilerinin, müzelerin ve sanat kurumlarının sergi ve etkinlik haberlerine tüm kanallarında yer veriyor.

Benzer Haberler

Mutlu Aksu, Sen Nasıl İstersen, 2025, Tuval üzerine akrilik, 100x190 cm.
Sanat Haberleri

Mutlu Aksu: “Reality Show”

14/04/2026
Damla Sari, Hediye paketi olsun mu?, 2026, Fine Art baskı, 55x80 cm.
Sanat Haberleri

“Solarken Dünya, Soluyor Bedenim” Galeri Nev İstanbul’da

14/04/2026
Betta St. John, June Laverick ve Anne Heywood, 1957.
Sanat Haberleri

Cannes Film Festivali’nin Altın Çağı Ara Güler Müzesi’nde

14/04/2026
Şevval Konyalı, Artistik Kremalı Renkli, Enstalasyon, Cumhuriyetin ilk döneminden kalma teneke bisküvi kutusu.
Sanat Haberleri

“Masada III” Galeri Bu’da

14/04/2026
Kerem Giriş: “Kaldırım Mühendisi”
Sanat Haberleri

Kerem Giriş: “Kaldırım Mühendisi”

14/04/2026
Işın Karahan Yıldırım’dan Dayanışmaya Destek Sergisi
Sanat Haberleri

Işın Karahan Yıldırım’dan Dayanışmaya Destek Sergisi

14/04/2026
Sonraki Yazı
Halil Paşa, Sahilde Gezinti, 1899, Tuval üzerine yağlıboya, 80 x 55 cm, © Bozluolcay Koleksiyonu, Fotoğraf: Hadiye Cangökçe.

“Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı”

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trend
  • Yorumlar
  • En Son
Tatsuru Arai, Face of Universe

“The Cube”: Dijital Sanatın Yeni Merkezi

22/11/2025
Koramiral Ekmel Totrakan, karada, denizaltında paşalar gibi resim yapıyor

Koramiral Ekmel Totrakan, Karada, Denizaltında Paşalar gibi Resim Yapıyor

14/12/2025
Küratörler Eda Berkmen ve Selen Ansen, Folia Sergisi, Abdülmecid Efendi Köşkü, 21 Eylül 2025 - 1 Mart 2026.

Ömer Koç’un “Büyülü Bahçesi” Abdülmecid Efendi Köşkü’nde Sergileniyor

20/09/2025
Ambivalans, 2023, tuval üzerine yağlıboya, 60x90 cm.

Mavi Melike Çatkın

15/03/2026
Sanatçı Kadınlar Derneği’nden “Mutant” Projesi

Sanatçı Kadınlar Derneği’nden “Mutant” Projesi

4
Anadolu Kadınının Eşsiz Sanatı: İğne Oyaları

Anadolu Kadınının Eşsiz Sanatı: İğne Oyaları

3
Ressam Reşat Ceylan’ın Görünmeyeni Görünür Kılan Gizemli Portreleri

Ressam Reşat Ceylan’ın Görünmeyeni Görünür Kılan Gizemli Portreleri

2
Burçin Erdi: “İnsan Ruhu İçin Bir Gen Yok”

Burçin Erdi: “İnsan Ruhu İçin Bir Gen Yok”

1
Ali Ekber Kumtepe: “Boşluk, Sessizliğin ve Yokluğun Görünür Hâli”

Ali Ekber Kumtepe: “Boşluk, Sessizliğin ve Yokluğun Görünür Hâli”

16/04/2026
İnci-Ali Gökmen ve Onur Gökmen.

Toprakaltında Kalan Gerçek: Çernobil’in Türkiye Hikâyesi

16/04/2026
Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas.

Lucien Arkas Öncülüğünde Bir Kentin Sanatla Yeniden Yazılan Hikâyesi

14/04/2026
Mutlu Aksu, Sen Nasıl İstersen, 2025, Tuval üzerine akrilik, 100x190 cm.

Mutlu Aksu: “Reality Show”

14/04/2026

Sanat Haberleri

Mutlu Aksu: “Reality Show”

“Solarken Dünya, Soluyor Bedenim” Galeri Nev İstanbul’da

Cannes Film Festivali’nin Altın Çağı Ara Güler Müzesi’nde

“Masada III” Galeri Bu’da

Son Eklenenler

Ali Ekber Kumtepe: “Boşluk, Sessizliğin ve Yokluğun Görünür Hâli”

Toprakaltında Kalan Gerçek: Çernobil’in Türkiye Hikâyesi

Lucien Arkas Öncülüğünde Bir Kentin Sanatla Yeniden Yazılan Hikâyesi

E-posta Bülteni

Haber bültenimize katılın, yeni içeriklerimiz e-postanıza gelsin.

* indicates required
/* real people should not fill this in and expect good things - do not remove this or risk form bot signups */

Intuit Mailchimp

  • Sanat Haberleri
  • Hesabım
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Gizlilik ve Çerez Politikası
  • Sanat Haberleri
  • Hesabım
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Gizlilik ve Çerez Politikası

© 2025 ArtColumn, Tüm hakları Saklıdır.

info@artcolumn.com.tr

Bültenimize Abone Olun

Yeni içeriklerimiz yayınlandığında ilk siz haberdar olun.

    No Result
    View All Result