Brieflyart Sanat Galerisi, 30 Haziran 2026 tarihine kadar Yalçın Gökçebağ, Resul Aytemür, Mahir Güven ve İrfan Okan’ın yapıtlarını bir araya getiren “Pastoral Senfoni” isimli karma sergiye ev sahipliği yapıyor. Bu seçki, doğayı yalnızca geleneksel bir kaçış alanı olarak değil; parçalanmış, yeniden kurulmuş ve insan müdahalesi ile dönüştürülmüş katmanlı bir varoluş biçimi olarak ele alıyor.

Sanat tarihçisi, eleştirmen ve bağımsız küratör Doç. Dr. Fırat Arapoğlu, “Pastoral Senfoni: Görünenin Ötesinde Bir Doğa” başlıklı yazısıyla serginin kavramsal zeminini derinlemesine ele alıyor. Arapoğlu eserlerin düşünsel katmanlarını görünür kılıyor. Arapoğlu yazısıyla, izleyiciyi görmenin sınırlarını sorgulamaya ve yeniden düşünmeye davet ediyor. Sergi; pastoralin tarihsel süreçte üstlendiği uyumlu ve dingin kavramını bir kenara bırakarak, ardındaki ideoloji ile hesaplaşıyor. Doğa, burada bir kaçış alanı veya estetik bir kompozisyon olmaktan çıkarak, çözülmüş, parçalanmış, yeniden inşa edilmiş ve geri dönülemez bir alan olarak karşımıza çıkıyor. Sergide yer alan her bir sanatçı, bir müzik parçasının farklı sesleri gibi işlev görerek pastoralin parçalanan ve yeniden kurulan doğasını çok sesli bir deneyim alanı olarak sunuyor. Sanatçılar, pastoralin kırılgan ve çoğul halini kendine has biçimlerde tekrar kurguluyor: Yalçın Gökçebağ, çay bitkilerinin dizilişi ve insan figürleri ile doğanın kültürle olan ilişkisini vurgularken, aynı zamanda doğanın geometrik düzenini görünür kılıyor. Süreklilik ve ritim üzerine kurulu doğa dengesi, Gökçebağ’ın resimlerinde insan müdahalesiyle şekillenip, bir emek ve üretim alanı olarak var ediliyor. Pastoralin belki de gereğinden az konuşulmuş emek boyutunu gözler önüne seriyor.

Mahir Güven’in eserleri, ilk bakışta, pastoral geleneğin en tanıdık öğesi olan peyzajı eriyen yüzeyler haline getiriyor. Mahir Güven’in eserlerinde doğa, geçmişin akademik müfredatında olduğu gibi, statik bir manzara resmi formatında değil, tam tersi bir biçimde taşan, yayılan ve sınırlarını ihlal eden bir güç olarak beliriyor. Bu açıdan Güven’in işleri pastoralin alışılageldik durağanlığına karşın doğanın sürekli hareket hâlindeki yapısını öne çıkarıyor.

Resul Aytemür’un eserleri, pastoralin, çelişkili alanlarından birini gözler önüne serer. Aytemür’ün eserlerinde doğa, ham bir yaşam alanı olmaktan çıkıp, bir tüketim alanına dönüşürken, doğa hâlâ vardır, ancak artık geri dönülemez biçimde dönüşen bir dünyayı imlemektedir.

İrfan Okan’ın eserleri; serginin, belki de en içsel hattını kurmaktadır. İlk bakışta birer doğa temsili gibi görünen resimler, giderek figürün silindiği, mekânın belirsizleştiği ve yüzeyin neredeyse soyut bir alana dönüştüğü bir süreci izlemektedir. Bu süreç doğanın bir algı ve bilinç alanına dönüşmesini işaret etmektedir ve dönüşümün tam da kendisidir.
Bilgi için:
instagram.com/brieflyart
facebook.com/brieflyart
brieflyart.com
Adres: Gümüşsuyu Mah. İnönü Cad. Ongan Apt. No: 43A Beyoğlu/ İstanbul (Alman Başkonsolosluğu karşısı)
Tel: 0 (532) 179 29 62



















