Suudi Arabistan’ın AlUla bölgesinde yer alan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Hegra antik kenti, The Chedi Hegra otelinin açılışıyla tarihi ve modern mimarinin eşsiz bir birleşimine ev sahipliği yapıyor. Milan merkezli Giò Forma Studio ve Black Engineering iş birliğiyle tasarlanan GMH Hotels iştiraki olan bu butik otel, 1900’lü yılların başında inşa edilen Hicaz Demiryolu üzerindeki tarihi tren istasyonunun kalıntıları üzerine inşa edildi. Proje, modern lüksü sürdürülebilir öğeler ve Nebatilerin kültürel mirasıyla harmanlayarak, ziyaretçilere benzersiz bir deneyim sunmayı hedefliyor.

Toprak Mimarisinin Yeniden Doğuşu
The Chedi Hegra’nın en dikkat çekici özelliklerinden biri, toprak mimarisi unsurlarının modern tasarımla bütünleştirilmesi. Yerel taşlar, kerpiç ve doğal lif dokuları kullanılarak inşa edilen yapılar, bölgenin tarihi dokusunu yansıtırken, modern konforu da beraberinde getiriyor. Otelin iç mekanlarında kullanılan toprak tonları ve doğal malzemeler, misafirlere huzurlu ve otantik bir atmosfer sunuyor. Bu yaklaşım hem estetik hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye’de toprak mimarisi alanındaki akademik çalışmaları ile öncü olan Prof. Dr. Bilge Işık, bölgede yapılmak istenen yatırım kapsamında 2018 yılında davetli olarak Suudi Arabistan’ı ziyaret etmiş ve burada toprak mimarisi adına atölye çalışması düzenlemişti. Projenin 2024 yılında gerçekleşmesi ile birlikte BMS Design Center tarafından temsil edilen Poltrona Frau markası ürünlerinin kullanımı büyük sürpriz oldu.
2024 yılının Aralık ayında kapılarını ziyaretçilerine açan bu yapı, toprak mimarinin sunduğu sağlıklı yaşam vaadi adına turizm sektöründeki en önemli örneklerden birini de oluşturuyor.

Poltrona Frau ile İş Birliği: Zanaatkârlığın ve Tasarımın Buluşması
İtalyan lüks mobilya markası Poltrona Frau, The Chedi Hegra’nın iç mekan tasarımına özel deri kaplamalarla katkıda bulundu. Giò Forma Studio ile iş birliği içinde geliştirilen bu özel tasarımlar, otelin mimari vizyonuna naif bir şekilde entegre edilerek, detaylara verilen özen, sadelik ve zamansız tasarım anlayışıyla kültürel peyzaja saygı duruşunda bulunuyor. Poltrona Frau’nun bu projeye katkısı, geçmişin izlerini taşıyan bir mekânda modern lüksün nasıl yorumlanabileceğini gösteriyor.
Türkiye’de BMS Design Center tarafından temsil edilen Poltrona Frau markası burada gerçekleştirilen tasarımlarda çölün sessizliği ve derinliğinden ilham aldıklarını, bunu bir yansımasını yaratmak üzere çölün ruhunu ortaya koyan üretimler gerçekleştirdiklerini belirtiyor.
Yapı, UNESCO ile yakın görüşmeler halinde geliştirilen, koruma ve ışık müdahalesine odaklanan bir tasarım yaklaşımıyla çevredeki çöl manzarasına kusursuz bir şekilde entegre edilmiş 35 oda ve villaya sahip. İmza unsurları arasında, “Prima Classe” yemek alanında yer alan restore edilmiş Locomotive 964 bulunuyor.
Döşemeli unsurların tasarımı ve gerçekleştirilmesi için Giò Forma, zanaatkar mükemmelliği ve bağlama dayalı özel çözümler sunma yeteneği nedeniyle Poltrona Frau’yu seçti. Poltrona Frau, zamansız tasarım, üst düzey malzemeler, titiz detaylar ve kültürel ve doğal manzaraya duyulan derin saygıyı bir araya getirerek projenin mimari vizyonunu yansıtmak üzere özel olarak hazırlanmış deri parçalar katkıda bulundu. Ürünlerin deri renklerinde toprak mimari ile inşa edilmiş yapının renk skalasına uyum dikkat çekiyor.
Otelin mimarisi, geçmişin izlerini taşıyan yapıları koruyarak, modern tasarım öğeleriyle zenginleştirilmiş. Özellikle 700 metre uzunluğundaki “Shadow Canopy” (Gölge Kanopii adlı yapı, tarihi demiryolu hatlarını (ve otel komplesini oluşturan mahallerii modern bir yürüyüş yolu ile birleştirerek, ziyaretçilere hem fiziksel hem de zihinsel bir yolculuk sunuyor. Ayrıca, otelin içinde yer alan sanat galerisi, bölgenin zengin tarihini ve kültürel mirasını yansıtan eserlerle donatıldı.

Sürdürülebilir Lüksün Yeni Tanımı
The Chedi Hegra, sadece mimarisiyle değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik yaklaşımıyla da öne çıkıyor. Yerel malzemelerin kullanımı, enerji verimliliği sağlayan tasarım çözümleri ve çevre dostu uygulamalar, otelin çevresel etkisini minimize ediyor. Bu sayede, misafirler hem lüks bir konaklama deneyimi yaşarken hem de doğayla uyum içinde bir tatil geçirebiliyorlar.
The Chedi Hegra, AlUla’nın zengin tarihini ve kültürel mirasını koruma misyonunu da üstleniyor. Otel, ziyaretçilere bölgenin tarihi hakkında bilgi edinme fırsatı sunarken, aynı zamanda yerel sanatçılara ve zanaatkârlara destek vererek, kültürel sürekliliği sağlamayı amaçlıyor. Bu yaklaşım, hem yerel halkın ekonomik kalkınmasına katkı sağlıyor hem de ziyaretçilere otantik bir deneyim sunuyor.
Poltrona Frau Hakkında
Poltrona Frau üst performans derinin titiz bir dikkatle kullanımıyla, klasik ve modern
tasarımın eşi olmayan üst kalitede ürünlerini üretir. 1912’den beri el işçiliği uzmanlığı
ile sunulan güçlü bir kalite tutkusunun kombinasyonu olan bu ürünleri “Made in Italy”
etiketi rakipsiz kılmıştır. Poltrona Frau her zaman İtalyan stilini, lüksü ve sonsuz zarafeti temsil etmiştir. Kült markanın çalışma alanları evler, ofisler, oditoryumlar, uçaklar, arabalar ve yatlardır.
BMS Design Center Hakkında
Temelleri 1984 yılında atılan BMS, Türkiye’de yenilikçi, ergonomik ve çalışan
verimliliğini odak alan ofis tasarımları inşa etmek için alanında dünya lideri markalarla çalışır. BMS Design Center, temsil ettiği Amerikalı Haworth, İtalyan Poltrona Frau, Cappellini, Armani/Casa, İsveç Duxiana, Fransız Baccarat gibi markaların köklü deneyimleri ile benzersiz mekanlar yaratır. Yaşam alanlarına özel mimari ekibi ile birlikte dekorasyon çözümleri üretir. Etiler’de bulunan BMS Design Center’da dünyaca ünlü tasarımcıların zamansız, çevreci ve insan ergonomisi odaklı tasarımlarına ulaşabilirsiniz.
BMS Design Center
Özlem Yalım / ozlem.yalim@bms.com.tr
Sena Vardar / sena.vardar@bms.com.tr
Vanguardis:
hello@vanguardis.world



















