Anna Laudel İstanbul, ilk kez galerinin dört katını da ziyaretçilere açarak fotoğraf, kağıt, heykel ve dijital sanat olmak üzere dört farklı sanat disiplinini bir arada sunuyor. PPSD, izleyicileri farklı ifade biçimleri üzerine düşünmeye çağırıyor. Katlar sırayla, izleyiciyi dokusal olandan teknolojik olana uzanan farklı bir karşılaşmaya davet ediyor. Sergide yer alan sanatçıların geçmiş ve güncel üretimlerini bir araya getiren seçki, algılar ve vizyonlar arasında süreklilik kuran kültürlerarası bir diyalog alanı oluşturuyor. Sergi, 22 Şubat 2026 tarihine kadar izlenebilir.

Sergi, giriş katında yer alan fotoğraf seçkisi ile başlıyor. Bu bölümdeki eserler, fotoğrafı hem sanat nesnesi hem de kavramsal bir ifade biçimi olarak ele alıyor. Bu seçkide Brigitte Spiegeler, Cansu Yıldıran, Lennart Brede’nin de aralarında bulunduğu sanatçıların işleri sunuluyor. Birinci kata geçildiğinde ziyaretçileri, ifade biçimi ve materyal olarak kağıt yüzeyini kullanan bir seçki karşılıyor. Materyalin kendisinin araca dönüşümüne odaklanan kat; çizim, resim ve kağıt üzeri karma teknik çalışmalar aracılığıyla farklı deney ve araştırma süreçleri görünür kılıyor. Ardan Özmenoğlu, Ruth Biller ve Tuğçe Diri başta olmak üzere, kürasyon birbirinden farklı tarzda eserleri ve sanatçıları bir araya getiriyor.
Galerinin bir sonraki katı, formun mekanı doldurduğu ve izleyiciyi formun boyutlarını deneyimlemeye davet ettiği bir disiplin olarak heykeli tanıtıyor. Malzemenin ağırlığı, ölçek ve mekansal ilişkiler, ziyaretçiyi harekete geçirerek izleme eylemini fiziksel bir deneyime dönüştürüyor; Bilal Hakan Karakaya, Ramazan Can ve Anke Eilergerhard’ında aralarında bulunduğu sanatçıların eserleri bu katta sergileniyor.
Serginin son katında, Cem Sonel, Ecem Dilan Köse ve Sarp Kerem Yavuz’un çalışmaları, alışılmış teknik ve disiplinleri bir adım öteye taşıyan bir alan yaratıyor ve geleneksel ifade biçimlerini yeniden yorumluyor. Burada eser sabit olmak yerine zaman içinde hareket ederek izleyiciyi etkileşime girmeye, teknolojinin görme ve üretme biçimlerimizi nasıl dönüştürdüğü üzerine düşünmeye davet ediyor.
Bu dört karşılaşma bir araya gelerek, sanatsal ifadenin farklı malzemeler ve teknikler üzerinden nasıl evrildiğini inceleyen, teknik ve disiplin temelli bir keşif alanı olan PPSD’yi oluşturuyor.
Anna Laudel Istanbul
Kazancı Yokuşu 45 Gümüşsuyu, Beyoğlu 34437 Istanbul/TR
+90 (212) 243 32 57
info@annalaudel.gallery



















