Secant Space, Dönüşen başlıklı sergiyi 4 Aralık 2025 – 11 Ocak 2026 tarihleri arasında yer veriyor. Emanuele Resce ve Ferhat Tunç’un eserlerini bir araya getiren sergi, zamanın nesnelere, mekânlara ve bilgiyi yapılandıran sistemlere nasıl yerleştiğini, onları nasıl dönüştürdüğünü ve bu dönüşüm sonucunda nelerin ortaya çıktığını araştırır. Serginin açılışı 4 Aralık 2025 günü saat 18.00’de gerçekleşiyor.
Dönüşen, iki sanatçıyı; zamanın nesnelere, mekânlara ve bilgiyi yapılandıran sistemlere nasıl yerleştiğini, onları nasıl dönüştürdüğünü ve bu dönüşüm sonucunda nelerin ortaya çıktığını araştırmak üzere bir araya getirir.

Emanuele Resce (1987, Milano’da yaşıyor ve çalışıyor), kaykay tahtasının içine yerleştirilmiş sığır çene kemiğinden oluşan bir eser sunar. İnsan müdahalesiyle şekillenen gündelik yaşam nesnesiyle, sıklıkla teknolojik modernliğin karşıtı olarak kurgulanan hayvansal dünyaya ait bir fragmanın buluştuğu bu nesne, melez bir forma dönüşür. Peki modernlikten kastımız tam olarak nedir?
Resce, mekânın büyük vitrinine de doğrudan müdahale eder. İki yılı aşkın bir süredir kapalı olan binanın cephesi, buraya küçük izler bırakanların dokunuşlarını hâlâ taşır. Sanatçı bu izleri silmek yerine, onlardan birini korumayı tercih ederek mekânın yakın geçmişi, serginin bugünü ve geleceği arasında bir eşik oluşturur. İstanbul gibi zaman katmanlarının her köşede yüzeye çıktığı bir şehirde bu iz, bize şunu hatırlatır: Şimdi asla tekil değildir; halihazırda üst üste binmiş zamanlardan oluşur.

Ferhat Tunç (1993, İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyor), yok olmaya direnen maddelere ve yok olurken kalan üzerine odaklanır. On iki ciltlik ansiklopedinin okunarak yakılmasıyla 77 x 77 cm’lik bir küller fanusuna dönüşen eser, duvara asılı bir görüntüye evrilir. Bir zamanlar dünyayı bütüncül bir bakışla temsil eden bilgi, kalıntılara dönüşür. Bilginin günümüzde ne işe yaradığı sorusunu sanatçı burada hatırlatır.
Tunç, yanmayı reddeden parçalardan oluşturduğu eserinde ise, başka türde bir direnci tasvir eder. Bu parçalar, hiçbir şeyin bütünüyle yok olmadığını; neredeyse hiç kalmamış olsa bile daima bir şeyin sürdüğünü hatırlatır. Sanatçı, anlamı artık tamamlanmış yapılarda değil, yıkımdan geriye kalanlarda bulur.
Sanatçılar izleyiciyi yavaşlamaya ve dönüşümün süregiden izlerine tanıklık etmeye davet eder. Şimdi anlık gibi görünse de içinde geniş zaman katmanlarını barındırır. Eserler, dönüşümün maddedeki kadar öznenin içinde de sürdüğünü; bütünden çok geriye kalan izler yoluyla açığa çıkarır.
Gallery Secant Space, Akarsu Yokuşu Sok. No:3 – Beyoğlu




















