Türkiye’nin çağdaş sanat ve tasarım sahnesindeki özgün ismi Ferruh Karakaşlı, yeni sergisi “L’Âme du Temps – Zamanın Ruhu” ile Paris’in ünlü mücevher ve saat evi Arije Collection Paris’te sanatseverlerle buluşuyor. Sergi, Türkiye Cumhuriyeti Paris Büyükelçisi Yunus Demirer’in himayelerinde, 5 Aralık 2025 tarihine kadar, Arije George V Galerisi’nde izlenebilir.
Zaman ile Sanat Arasında Bir Diyalog
“L’Âme du Temps – Zamanın Ruhu”, zamanı yalnızca ölçülebilir bir kavram olmaktan çıkarıp, duygusal ve estetik bir deneyime dönüştüren çok katmanlı bir sergi olarak tasarlanmış. Bu sergi, iki ayrı dünyanın -Arije’nin sessiz lüksü ile Ferruh Karakaşlı’nın sanatsal vizyonunun- zarif bir buluşmasını temsil ediyor. Arije, zamana duyulan estetik saygıyı lüksün sessiz diliyle ifade ederken; Ferruh Karakaşlı, sanatı bir “yaşam biçimi” haline getiriyor. Bu kesişim noktasında zaman artık yalnızca ölçülmez, hissedilir.

Mekânın Ruhunda
Sergi, Arije’nin George V adresindeki mekânında, ışık, sessizlik, bronz, beyaz mermer ve saten yüzeylerin iç içe geçtiği bir atmosferde kurgulanmış. Karakaşlı’nın tabloları, objeleri ve dokuları, zamanı yeniden biçimlendiren bir ritüele dönüşüyor. Her eser bir saat mekanizması kadar hassas, bir şiir kadar sezgisel.
Bir Felsefenin Buluşması
Ferruh Karakaşlı ve Arije’yi birleştiren ortak duygu: ölçülü zarafet, sessiz lüks ve zamansız güzellik. Bu birliktelik, sanatın estetikle; tasarımın da felsefeyle birleştiği yeni bir alan yaratıyor. Burada zaman, bir ölçü birimi değil, bir sanat formu.
Arije Collection Paris Hakkında
Arije Collection Paris, 1977’den bu yana yüksek saatçilik ve mücevher sanatını aynı çatı altında buluşturan bir ‘Maison of Measured Elegance’tır. Rolex, Piaget, Audemars Piguet, Bulgari ve Chopard gibi markaların yer aldığı bu zarif ev, lüksü bir sessizlik estetiği içinde yorumlar.
Ferruh Karakaşlı Hakkında
Ferruh Karakaşlı, sanatı, modayı ve mimariyi birleştiren çağdaş bir sanatçıdır. Viyana, İstanbul, Brüksel ve Paris’teki sergilerinde; insanı, zamanı ve hafızayı birleştiren çok katmanlı bir estetik dil kurar. Ferruh Karakaşlı, “Sanat, baktığımız değil, içinde yaşadığımız bir şeydir” açıklamasını yapıyor.
Klimt, Kokoschka, Schiele ve Hundertwasser’ın şekillendirdiği Viyana avangardı, Karakaşlı’nın sanatında derin bir iz bıraktı. Sanatçı, gençlik yıllarında çalıştığı Hundertwasser Stüdyosu ve Alfred Hrdlicka ile ilişkisi sayesinde renk, organik form, hafıza, ritüel ve içsel topografya gibi kavramlara dayanan kendine özgü bir plastik dil geliştirdi. Karakaşlı’nın Authentics ve Urban Tribes serileri, bu Viyana kökenli renk-ritim mirasını modern şehir mitolojileriyle buluşturan güçlü bir ifade alanı sunuyor.



















