• Ana Sayfa
  • Ayın Solo Sergisi
  • Haberler
  • Mimari ve Tasarım
  • Mekanlar
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
  • Makaleler
  • Youtube
  • Mağaza
  • Ana Sayfa
  • Ayın Solo Sergisi
  • Haberler
  • Mimari ve Tasarım
  • Mekanlar
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
  • Makaleler
  • Youtube
  • Mağaza
Ara
  • Ana Sayfa
  • Ayın Solo Sergisi
  • Haberler
  • Mimari ve Tasarım
  • Mekanlar
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
  • Makaleler
  • Youtube
  • Mağaza
  • Ana Sayfa
  • Ayın Solo Sergisi
  • Haberler
  • Mimari ve Tasarım
  • Mekanlar
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
  • Makaleler
  • Youtube
  • Mağaza

“Özgür Bir Ruha Pranga Vurulamaz!”

“Özgür Bir Ruha Pranga Vurulamaz!”
Facebook 'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsapp ile GönderLinkedin'de Paylaş

Labirent Sanat, 5 Eylül-21 Eylül 2024 tarihleri arasında Canan Maktal’ın, Dilek Maktal Canko küratörlüğünde gerçekleşecek olan “Özgür Bir Ruha Pranga Vurulamaz!” isimli ilk kişisel sergisini izleyiciyle buluşturuyor. Sergi, kadınların tarih boyunca eril güce karşı toplumsal alanda kendilerine yer açma mücadelesini ve bu mücadelenin günümüzde de devam eden izlerini gözler önüne seriyor. Sergide, 25 kadının eril hakimiyetin hüküm sürdüğü bir dünyada nasıl ayakta kaldıkları ve başarıya ulaştıkları anlatılıyor. Canan Maktal’ın uzun süredir Ot Dergisi’nde paylaştığı bu güçlü hikayeler, sergi aracılığıyla izleyiciyle buluşuyor.

Yırtılmış Kağıtlardan Resimler

Yırtılmış kağıtlarla oluşturduğu resimleri, kadınların mücadele sürecinde paramparça olan kalplerini ve ruhlarını simgeliyor. Resimler, kadınların tüm sadelikleriyle yeniden nasıl bir bütün oluşturduklarını ve kararlılıkla gözlerimizin içine baktıklarını etkileyici bir şekilde yansıtıyor. Maktal, bu sergi ile kadınların gücünü ve direncini gözler önüne sererken, izleyiciyi de içlerindeki bu gücü keşfetmeye davet ediyor. Canan Maktal’ın “Özgür Bir Ruha Pranga Vurulamaz!” isimli ilk kişisel sergisi 21 Eylül 2024 tarihine dek Labirent Sanat’ta görülebilir.

Canan Maktal Kimdir?

Canan Maktal 1982 yılında İzmir ‘de doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini İzmir’de tamamladıktan sonra, 2004 yılında Eskişehir Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Ana sanat Dalı’nda öğrenim görmeye başladı. Bu bölümden 2008 yılında mezun oldu. İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda çeşitli oyunlarda yer aldı. Dizi, sinema ve reklam filmlerinde oyunculuk kariyerine devam etti. Şu an İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda ”80 Günde Devr-i Alem” oyununda yer almakta, Ot Dergi’de “Kadın Hikayeleri” köşesinde biyografi yazıları yazmakta ve resim çalışmalarına devam etmektedir.

Paramparça Ruhlar ve Yırtılmış Kâğıtlar

Sergi Metni – Doç. Dr. Dilek Maktal Canko, Ağustos 2024

“Neden hiç büyük kadın sanatçı yok?” sorusu 1971 yılına bomba gibi düştü. Sanat tarihi, birçok alanda olduğu gibi erkek tarihiydi ve kadınların bu tarihte yeri yoktu. Linda Nochlin, ünlü makalesinde bu sorunun nedenlerini ayrıntılarıyla tartışır ve sanatın toplumsal bir çerçevede geliştiğini ve hâkim güç tarafından yönlendirildiğini belirtir. İdeolojik ve eril bir kurgu olan sanat üretimi erkeklerin tekelindedir, hatta beyaz erkeklerin tekelindedir; kadınlar ise ev işlerini yapmalı, çocuklara bakmalı ve erkeğin daha rahat çalışabilmesi için ona hizmet etmelidir. Nochlin’in bu analizinden sonra; sanat tarihçiler ve tarihçiler kadın sanatçıların izini sürmeye başladılar. Bu bağlamda; haklarında yayınlanan kitaplar, biyografiler, monografiler, makaleler onların daha fazla görünür olmasını sağladı.

İkinci büyük soru 1985 yılına damgasını vurdu: “Kadınların, Metropolitan Sanat Müzesi’ne girmeleri için çıplak mı olmaları gerekli?” Kadınların sanattaki etkilerinin görünür olmasına rağmen; Gerilla Kızlar, müzelerdeki kadın sanatçıların azlığına dikkat çekerler: “Modern Sanat bölümündeki sanatçıların %5’inden azı kadınken, müze eserlerindeki çıplakların %85’i kadın.” Gerilla Kızlar, büyük bir adaletsizliğe başkaldırırken kimliklerinin bilinmemesi için başlarına taktıkları goril maskeleri ile eril güce gönderme yaptılar. Bu alaycı tarzları, otobüslere astıkları afişleri ve kamusal alanı kullanmaları onların mücadelesinin geniş kitlelere ulaşmasını sağladı. Kadınlar, her zaman eril güç ile savaşarak toplumsal alanda kendilerine yer açmak zorunda kaldılar. Sanat alanında gördüğümüz bu mücadele, hemen hemen tüm toplumsal alanlarda gerçekleşti. Her alanda ötekileştirilen kadınlar, toplumsal olarak dişil ve eril olarak cinsiyetlendirilmiş alanda kendilerini var edebilmek ve görünür kılabilmek için bir mücadele içine girmek zorunda kaldılar.

Bu mücadele ne yazık ki, günümüzde hala devam etmektedir. Bu sergi de bu mücadelenin bir ürünü… Canan Maktal, 25 kadının, ki bunların büyük çoğunluğu sanatçı, eril hakimiyetin olduğu toplumsal bir yapıda kendilerine yer açmak için nasıl mücadele verdiklerine odaklanıyor. Her kadının hikâyesi kendine özgü, çok güçlü ve her kadın ne olursa olsun ayakta kalmış, yollarına devam ederek başarıyı elde etmişler. Uzun süredir bu hikâyeler, Canan Maktal’ın kalemi ile Ot Dergisi’nde okuyucularıyla buluşmaktadır.

Aslında bu mücadele hikâyesi çok eskilerde başladı. Yaratılış mitosunda dem’in kaburga kemiğinden yaratılmış olan Havva; Tanrı buyruğunu dinlemez ve meraklı sıfatları ile öne çıkarılmadan önce kadın, Tanrıça idi. Ancak ne yazık ki, tek tanrılı dinin egemen olduğu bir dünyada Tanrı tekti ve erkekti. Tanrıça mitosunun etkilerinin silinmesi için kadının ötekileştirilmesi ve kötülenmesi gerekliydi. Havva mitosunda bütün suçların kaynağı olarak gösterilen kadınlar, erkek egemen toplumun kadına bakış açısını açıklıkla ortaya koymaktadır: Kadın; kötüdür ve insanlığın tüm suçlarının kaynağıdır. Eril güçlerin baskısına ve ötekileştirmesine karşılık kadınlar, her dönemde mücadelelerini sürdürmüş hikâyelerini bizlere ulaştırmayı başarmıştır: Sappho, Hypaia, Kleopatra, Aspasia, Theodora, Sofonisba Anguissola, Camille Claudel, Frida Kahlo, Yayoi Kusama, Virginia Woolf, Frances Farmer, Marilyn Monroe, Virginia Woolf, Maud Lewis, Tülay German, Duygu Asena, Adile Naşit…

Bu hikâyeleri daha çok yazmalı, sergilemeli, konuşmalı ve dinlemeliyiz. Canan Maktal, ortak noktaları tüm zorluklara göğüs gererek kendilerini var eden 25 kadını seçerek aslında bize kadınların gücünü göstermeye çalışıyor. Kadınların hikayelerini yazarken, resimlerini yırtılmış kağıt ile kolaj tekniği ile yapması da çok etkili. Yırtılmış kâğıtlar, bu kadınların başarılarına giden yolda paramparça olmuş kalplerini ve ruhlarını simgeliyor. Cinsiyetçi bir dünyada, eril baskı ile paramparça olmamanın imkânı olmayacağını bize gösteriyor. Ancak bir şey daha gösteriyor: Paramparça bile olsalar, öyle güçlüler ki tüm sadelikleri ile kendilerini bütünlüyorlar ve karşımızda dimdik durup gözlerimizin içine bakıyorlar…

Canan Maktal, yırtılmış kağıtlar gibi paramparça olmuş kadınların ruhlarını kolaj tekniği ile bütünleyerek bize sunuyor. Bize ise sadece izleyerek hayran olmak ve içimizdeki gücü keşfetmek kalıyor…

Etiketler: Canan MaktalDilek Maktal CankoLabirent Sanat
Önceki Yazı

Atıf Akın’ın İstanbul’daki İlk Kişisel Sergisi “Sinyaller” Pilot Galeri’de

Sonraki Yazı

“İstikbalinizin Emniyeti” Sergisi Ankara’da Açıldı

Art Column

Art Column

2013 yılında bir Google Blog ile kurulan Art Column – Sanat Sütunu, 2024 yılında tüm yayın kanallarını bir çatı altında topladığı web sitesi üzerinden dijital sanat yayıncılığı yapmaya devam ediyor. Yazılar, makaleler, röportajlar, reels videolarının yanı sıra sanat galerilerinin, müzelerin ve sanat kurumlarının sergi ve etkinlik haberlerine tüm kanallarında yer veriyor.

Benzer Haberler

Mutlu Aksu, Sen Nasıl İstersen, 2025, Tuval üzerine akrilik, 100x190 cm.
Sanat Haberleri

Mutlu Aksu: “Reality Show”

14/04/2026
Damla Sari, Hediye paketi olsun mu?, 2026, Fine Art baskı, 55x80 cm.
Sanat Haberleri

“Solarken Dünya, Soluyor Bedenim” Galeri Nev İstanbul’da

14/04/2026
Betta St. John, June Laverick ve Anne Heywood, 1957.
Sanat Haberleri

Cannes Film Festivali’nin Altın Çağı Ara Güler Müzesi’nde

14/04/2026
Şevval Konyalı, Artistik Kremalı Renkli, Enstalasyon, Cumhuriyetin ilk döneminden kalma teneke bisküvi kutusu.
Sanat Haberleri

“Masada III” Galeri Bu’da

14/04/2026
Kerem Giriş: “Kaldırım Mühendisi”
Sanat Haberleri

Kerem Giriş: “Kaldırım Mühendisi”

14/04/2026
Işın Karahan Yıldırım’dan Dayanışmaya Destek Sergisi
Sanat Haberleri

Işın Karahan Yıldırım’dan Dayanışmaya Destek Sergisi

14/04/2026
Sonraki Yazı
“İstikbalinizin Emniyeti” Sergisi Ankara’da Açıldı

"İstikbalinizin Emniyeti" Sergisi Ankara'da Açıldı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trend
  • Yorumlar
  • En Son
Tatsuru Arai, Face of Universe

“The Cube”: Dijital Sanatın Yeni Merkezi

22/11/2025
Koramiral Ekmel Totrakan, karada, denizaltında paşalar gibi resim yapıyor

Koramiral Ekmel Totrakan, Karada, Denizaltında Paşalar gibi Resim Yapıyor

14/12/2025
Küratörler Eda Berkmen ve Selen Ansen, Folia Sergisi, Abdülmecid Efendi Köşkü, 21 Eylül 2025 - 1 Mart 2026.

Ömer Koç’un “Büyülü Bahçesi” Abdülmecid Efendi Köşkü’nde Sergileniyor

20/09/2025
Ambivalans, 2023, tuval üzerine yağlıboya, 60x90 cm.

Mavi Melike Çatkın

15/03/2026
Sanatçı Kadınlar Derneği’nden “Mutant” Projesi

Sanatçı Kadınlar Derneği’nden “Mutant” Projesi

4
Anadolu Kadınının Eşsiz Sanatı: İğne Oyaları

Anadolu Kadınının Eşsiz Sanatı: İğne Oyaları

3
Ressam Reşat Ceylan’ın Görünmeyeni Görünür Kılan Gizemli Portreleri

Ressam Reşat Ceylan’ın Görünmeyeni Görünür Kılan Gizemli Portreleri

2
Burçin Erdi: “İnsan Ruhu İçin Bir Gen Yok”

Burçin Erdi: “İnsan Ruhu İçin Bir Gen Yok”

1
Ali Ekber Kumtepe: “Boşluk, Sessizliğin ve Yokluğun Görünür Hâli”

Ali Ekber Kumtepe: “Boşluk, Sessizliğin ve Yokluğun Görünür Hâli”

16/04/2026
İnci-Ali Gökmen ve Onur Gökmen.

Toprakaltında Kalan Gerçek: Çernobil’in Türkiye Hikâyesi

16/04/2026
Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas.

Lucien Arkas Öncülüğünde Bir Kentin Sanatla Yeniden Yazılan Hikâyesi

14/04/2026
Mutlu Aksu, Sen Nasıl İstersen, 2025, Tuval üzerine akrilik, 100x190 cm.

Mutlu Aksu: “Reality Show”

14/04/2026

Sanat Haberleri

Mutlu Aksu: “Reality Show”

“Solarken Dünya, Soluyor Bedenim” Galeri Nev İstanbul’da

Cannes Film Festivali’nin Altın Çağı Ara Güler Müzesi’nde

“Masada III” Galeri Bu’da

Son Eklenenler

Ali Ekber Kumtepe: “Boşluk, Sessizliğin ve Yokluğun Görünür Hâli”

Toprakaltında Kalan Gerçek: Çernobil’in Türkiye Hikâyesi

Lucien Arkas Öncülüğünde Bir Kentin Sanatla Yeniden Yazılan Hikâyesi

E-posta Bülteni

Haber bültenimize katılın, yeni içeriklerimiz e-postanıza gelsin.

* indicates required
/* real people should not fill this in and expect good things - do not remove this or risk form bot signups */

Intuit Mailchimp

  • Sanat Haberleri
  • Hesabım
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Gizlilik ve Çerez Politikası
  • Sanat Haberleri
  • Hesabım
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Gizlilik ve Çerez Politikası

© 2025 ArtColumn, Tüm hakları Saklıdır.

info@artcolumn.com.tr

Bültenimize Abone Olun

Yeni içeriklerimiz yayınlandığında ilk siz haberdar olun.

    No Result
    View All Result