Instagram Facebook-f Youtube
  • Ana Sayfa
  • Sanat Haberleri
  • Mimari ve Tasarım
  • Röportajlar
  • Makaleler
  • Köşe Yazıları
  • Sanatla Tasarlanan Mekanlar
  • Ayın Solo Sergisi
  • Youtube
  • Müzayedeler
  • Mağaza
  • Ana Sayfa
  • Sanat Haberleri
  • Mimari ve Tasarım
  • Röportajlar
  • Makaleler
  • Köşe Yazıları
  • Sanatla Tasarlanan Mekanlar
  • Ayın Solo Sergisi
  • Youtube
  • Müzayedeler
  • Mağaza
Ara
Ara
  • Ana Sayfa
  • Sanat Haberleri
  • Mimari ve Tasarım
  • Röportajlar
  • Makaleler
  • Köşe Yazıları
  • Sanatla Tasarlanan Mekanlar
  • Ayın Solo Sergisi
  • Youtube
  • Müzayedeler
  • Mağaza
  • Ana Sayfa
  • Sanat Haberleri
  • Mimari ve Tasarım
  • Röportajlar
  • Makaleler
  • Köşe Yazıları
  • Sanatla Tasarlanan Mekanlar
  • Ayın Solo Sergisi
  • Youtube
  • Müzayedeler
  • Mağaza

Sanatçının Varoluş Süreci: Meltem Sırtıkara ile ‘Merdiven Bir Dairedir’ Üzerine

Meltem Sırtıkara.

Meltem Sırtıkara.

Facebook 'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsapp ile GönderLinkedin'de Paylaş

“Merdiven Bir Daire­dir” başlıklı sergi, 16 sanatçının eserleriyle Pg Art Gallery’de 20 Aralık 2025 tarihine kadar sanatseverlerle buluşuyor. David Eagleman ve Anthony Brandt’ın fikirlerin evriminde temel araçlar olarak tanımladığı parçalama, bükme ve harmanlama stratejilerinden esinlenen sergi, sanatçıların varoluş süreçlerini keşfe çıkıyor. Bu kapsamda, serginin küratörü Meltem Sırtıkara ile yaklaşımını, serginin doğuş hikâyesini, içeriğini ve sanat yolculuğunu konuştuk. Sergiye katılan sanatçılar arasında; Ali Miharbi, Ali Şentürk, Beyza Boynudelik, Burak Kutlay, Ekin Saçlıoğlu, Fırat Engin, İrem Tok, Meltem Sırtıkara, Merve Şendil, Sümer Sayın, Seher Uysal, Sergen Şehitoğlu, Şafak Çatalbaş, Ünal Baş ve Devran Mursaloğlu yer alıyor.

Röportaj: Arif Hür

Sevgili Meltem Sırtıkara, “Merdiven Bir Dairedir” fikri sizde nasıl bir duygu ve imge oluşturdu? Bu kavram küratöryel yaklaşımınızı nasıl etkiledi?

“Merdiven Bir Dairedir” adlı çalışmam; ait olduğum, güvende olduğum, kesişim sağladığım ve mekânla ilişki kurduğum hissini veren bir isim taşıyor. Bu hem topografik hem de evrenle sarılmış bir merdiven; yeryüzünün kıvrımlı hareketiyle araziden devam ederek, arazinin üzerine tasarlanmış bir apartman dairesinde buluşuyor. Bu isim ve konu zaten benim projemdi; buradan yola çıkarak diğer sanatçı arkadaşlarımla iletişime geçtim. Onlara, “Sanatçı olmak sizin için nedir? Mekânla, yeryüzüyle ve evrenle iletişim kurmak nasıl bir deneyimdir?” gibi sorular yönelttim ve bu sorular üzerinden birlikte geliştik. Çokluk ve azlık, dolu ve boşluk içeren görsel sunumuma sanatçıların işlerini de dahil ederek sergiyi kurguladım.

Sergen Şehitoğlu, Oscar Niemeyer'in Merdivenleri üzerinden bir çevrim.
Sergen Şehitoğlu, Oscar Niemeyer’in Merdivenleri üzerinden bir çevrim.

Oluşturduğunuz çok katmanlı kurguya katılımı nasıl mümkün kıldınız ve bu deneyimi ziyaretçilerle nasıl paylaştınız?

Sanatçıları tek tek davet edip sorular sordum ve hazırladığım kurguya onları dâhil ettim. İzleyicilerin de mekâna girdiklerinde farklı noktalardaki işleri izleyerek kurgunun bir parçası olmalarını sağladım.

Bu kurgu karşısında seyircinin ne tür deneyimler yaşamasını amaçladınız?

Sanat eserlerinin izleyiciye ne söylediğine ve sanatçıların yaratıcı süreçlerine daha yakından bakmalarını istedim. Ayrıca izleyicinin sergi mekânındaki kurguyla iletişime geçmesini diledim.

Fırat Engin, Sarı Buğday Tarlalarının Üzerindeki Mavi Gökyüzüne.
Fırat Engin, Sarı Buğday Tarlalarının Üzerindeki Mavi Gökyüzüne.

Sergide topografya, beden ve mimari arasındaki bağları, izleyicinin mekânla kurduğu çok katmanlı deneyimle bağlantılı olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sergi izleyicisini de aynı şekilde deneyimin içine dâhil ettim. Beden hareketleriyle, sanki bir arazide dolaşıyormuş gibi, kendi içlerinde evlerine ya da ulaşmak istedikleri noktalara doğru yönelmelerini istedim. Aynı zamanda karşılaştıkları görsellerle de bir iletişim kurmaları için bir öneri sundum.

“Deneyimleri harmanlayıp anlamlandırıyorum”
“Deneyimleri harmanlayıp anlamlandırıyorum”

Tasvirlerin üst üste binmesi ve çok katmanlı kurgu sizin için ne ifade ediyor?

Anthony Brandt ve David Eagleman tarafından yazılan “Yaratıcı Tür” kitabında anlatıldığı gibi parçaları yan yana getirip bükerek, parçalayarak ve harmanlayarak bir bakış açısı oluşturuyorum. Günlük hayatı da böyle kavrıyorum; birçok şeye aynı anda bakıyor ve biriktirdiklerimi zamanla tasarıma dönüştürüyorum.

İrem Tok, Denemeler.
İrem Tok, Denemeler.

Küratöryel yaklaşımınızı şekillendiren deneyimleriniz oldu mu?

Necmi Sönmez ile Borusan’da hazırladığımız “Söylenmemiş Yazılmamış” sergisi benim için çok değerliydi. Mekâna birlikte girdiğimizde, resmimde yer alan kâğıttan kıyafetleri sergi mekânına taşıma önerisi benim için oldukça öğreticiydi. Burada da benzer bir yaklaşım geliştirdim. Aynı zamanda takip ettiğim tasarımcıların fikirleri de bana yol gösterdi.

Ressam kimliğiniz bu küratörlük sürecine nasıl yansıdı?

Küratörlük iddiam aslında yoktu; süreç bir araştırma olarak başladı. Resim yapma bakış açım, seçimlerimi ve yerleştirme kararlarımı şekillendirdi. Sanatçılara, ‘İşlerinizi istediğim yere yerleştirebilir miyim?’ diye sordum; kabul edenlerle yola devam ettik. Sürece ise, kendi sanatçı kimliğimle yön verdim.

Sümer Sayın, Yeniden Kurgulanmış Kalemler.
Sümer Sayın, Yeniden Kurgulanmış Kalemler.

Sergideki sanatçı ve eser seçimleri nasıl şekillendi?

Projeyi kabul eden sanatçılarla birlikte ilerledik. Hepimiz birbirimizi tanıyor gibiyiz fakat iç dünyalarımız farklı. Bu farklılıklar içinde iletişimi nasıl kurduğumuzu da gözlemlemiş oldum. Genel olarak sanatçıların yazılarını, biyografilerini ve dünya görüşlerini okuyorum; ayrıca mimarlık dergilerini ve tasarımcıları da takip ediyorum. Bu süreçte ve yerleştirme kararlarımda tüm bu birikimler bana rehberlik etti. Peter Zumthor’un ev yapma felsefesi beni çok etkiliyor; tam olarak aynı fikirde olmasam da klasik bir mimar gibi yaklaşmaması ilgimi çekiyor.

Merve Şendil, Cloud Series.
Merve Şendil, Cloud Series.

Mekânla kurduğunuz ilişki hem üretim pratiğinizde hem de sergi kurgularınızda bu kadar merkezi bir rol oynarken, bu bağ sizin için ne ifade ediyor ve yaşamla nasıl kesişiyor?

Sürekli mekânları yeniden kurgular, gözlem hâlinde yaşarım. Mekânlarla kurduğumuz ilişkileri ve temel ihtiyaçlarla iyi yaşam arasındaki dengeyi inceliyorum. Bu süreçte benim için mekânlar hareket hâlindedir; çünkü yeni hisler, tatlar, dokular ve görünümler arayışı içinde yeni mekânlar oluşturmayı amaçlıyorum. İç mimarlık ve mimarlık alanlarında, yeryüzünden ve evrenden seçtiğim detaylarla değişimi gözlemliyorum. Döngü kavramı da bu yüzden önemli: Başa dönmek değil, hareket ederek dönüşmek ve yenilenmek. Sergideki merdiven de tam olarak bunu yapıyor; bulunduğu araziyle aynı yönde döngüsel bir hareket izleyerek bir apartman dairesine ulaşıyor.

Ünal Baş'ın 'Yeni Bir Başlangıç Adına' başlıklı eseri.
Ünal Baş’ın ‘Yeni Bir Başlangıç Adına’ başlıklı eseri.

Nesnelerle kurduğunuz ilişki, mekânla olan bağınız ve insan deneyimiyle kesiştiğinde, duygusal ve bedensel bir anlatım nasıl ortaya çıkıyor?

Bazı eşyaları insan gibi kurguluyorum; onlara ad vermek değil ama bir koltukla nasıl ilişki kurduğum, tasarlayanın niyeti ve o nesnenin bedenimle nasıl bütünleştiği benim için önemli. Ayrıca nesnelerin bizim dışımızda bir yaşamı olduğu ve onlara bir şey dikte etmememiz gerektiği fikrine de katılıyorum. Bu nedenle eşyalara ve mekânlara daha bütüncül bir yaklaşımla bakmak beni her zaman daha çok çekiyor.

Mekân, nesne ve insan deneyimiyle kurduğunuz çok katmanlı ilişkiyi göz önünde bulundurduğunuzda; eski ile yeni arasındaki algınız, üretim pratiğinizi ve çevrenizi nasıl etkiliyor, özellikle İstanbul gibi zıtlıklarla dolu bir şehirde bu etki nasıl kendini gösteriyor?

Eskiyi, geçmişteki tat ve doku olarak görüyor; onu öğretici ve zenginleştirici bir kaynak olarak ele alıyorum. Ancak üzerine yeni tatlar ve dokular eklemek, yaratmak ilgimi çekiyor. Yaşamı gözlemlerken de çokluk ve azlık arasında bir denge kurmaya çalışıyorum. İstanbul, çok katmanlı bir yer; herkes kendi grupları içinde, kendi gerçeklikleriyle yaşıyor ve aynı zamanda iki farklı yapıyı birbirine bağlayan bir köprü işlevi görüyor.

Sümer Sayın'a ait 'Kişisel Anahtarınız' adlı çalışma.
Sümer Sayın’a ait ‘Kişisel Anahtarınız’ adlı çalışma.

Yüksek lisans sürecinizden beri figür, gerilim ve psikolojik atmosfer resim çalışmalarınızda öne çıkıyor. Mekân, nesne ve insan deneyimiyle kurduğunuz çok katmanlı ilişkiler ile eski-yeni dengesi bağlamında, resim disiplininin bugün hâlâ en güçlü ifade alanı olmasını nasıl açıklarsınız?

Resimde detaylı bir şekilde izliyorsun; beynin ve bedeninle çiziyor, yaşıyorsun. El-göz koordinasyonu sürekli devrede. Tuvale sadece zihnindeki şeyi aktarmak değil, aynı zamanda karşındaki şeyle ilişki kurmanı da sağlıyor. Örneğin taşı çizerken, ona dokunuyormuş gibi yapısıyla daha derin bir iletişim kuruyorsun. Resim, yalnızca tasarladığım bir şey değil; dışımızdaki şeylerle ilişki kurmanın bir yolu. Çizmek ve gözlem yapmak hiçbir zaman eskimez; kendini açıp yargılamadan bir alanı anlamanı sağlar.

Yeni projelerinizden ve önümüzdeki dönem için planlarınızdan bahseder misiniz?

Şu sıralar yeni bir sergi üzerinde çalışıyorum; bunun ikinci sezonu da olacak. Bu sergide, iki figürün yaşadığı hayatı, kıyafetlerini ve mekânsal ilişkilerini tasarlıyorum. Henüz sergiye bir ad vermedim fakat işleri kurgulamaya başladım. Ayrıca yeni bir ev tasarlıyorum; evlere özel bir ilgim var. Çocukluğumdan beri evlerin içini merak ederim ve bugün de mekân, nesne ve imge ilişkilerini düşünsel ve duyusal bir biçimde keşfetmeye devam ediyorum. Yaşamın nasıl yaşanabileceğini ve yeryüzünde nasıl ikamet edilebileceğini sorgulayan bir araştırma ve tasarım sürecinde, değişime uğramış mekânlar kurguluyorum. Bu süreç hem sanat pratiğimin hem de gelecek projelerimin temelini oluşturuyor.

Etiketler: Meltem SırtıkaraMerdiven Bir DairedirmimariPeter ZumthorPG Art GalleryResimSanatSergi
Önceki Yazı

Hazer Özil: “Dirimart’ın hikâyesi, bir bakıma İstanbul’un çağdaş sanat serüveninin de hikâyesiyle paralel ilerledi.”

Sonraki Yazı

İş Sanat’ın Anadolu Sergilerine Bir Ödül Daha

Art Column

Art Column

2013 yılında bir Google Blog ile kurulan Art Column – Sanat Sütunu, 2024 yılında tüm yayın kanallarını bir çatı altında topladığı web sitesi üzerinden dijital sanat yayıncılığı yapmaya devam ediyor. Yazılar, makaleler, röportajlar, reels videolarının yanı sıra sanat galerilerinin, müzelerin ve sanat kurumlarının sergi ve etkinlik haberlerine tüm kanallarında yer veriyor.

Benzer Haberler

Reyhan Sezgin, Sezgin Marble.
Röportajlar

Taşın Hafızasını Okumak: Reyhan Sezgin ile Anadolu’nun Sessiz Tanıkları

22/01/2026
Bitmeyen Karnaval: Çağrı Dizdar ile “ARAF” Üzerine
Röportajlar

Bitmeyen Karnaval: Çağrı Dizdar ile “ARAF” Üzerine

12/01/2026
Cem Sağbil ile Paris’te Kamusal Alanda Heykel, Sorumluluk ve Zamansızlık Üzerine
Röportajlar

Cem Sağbil ile Paris’te Kamusal Alanda Heykel, Sorumluluk ve Zamansızlık Üzerine

08/01/2026
Küratör Çelenk Bafra.
Röportajlar

Yukarı Bakarken Bastığımız Yeri Hatırlamak: Çelenk Bafra ile 7. Mardin Bienali Üzerine

04/01/2026
Hazer Özil, Fotoğraf: Barış Acarlı.
Röportajlar

Hazer Özil: “Dirimart’ın hikâyesi, bir bakıma İstanbul’un çağdaş sanat serüveninin de hikâyesiyle paralel ilerledi.”

02/12/2025
Huma Kabakci, Küratör, Koleksiyoner ve NHK Koleksiyonu Sorumlusu.
Röportajlar

Huma Kabakci’dan “Küresel Diyalog” ve “Coğrafi Sınırlar Ötesi Sanat” Bağışı

16/11/2025
Sonraki Yazı
İş Sanat’ın Anadolu Sergilerine Bir Ödül Daha

İş Sanat’ın Anadolu Sergilerine Bir Ödül Daha

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trend
  • Yorumlar
  • En Son
Tatsuru Arai, Face of Universe

“The Cube”: Dijital Sanatın Yeni Merkezi

22/11/2025
Koramiral Ekmel Totrakan, karada, denizaltında paşalar gibi resim yapıyor

Koramiral Ekmel Totrakan, Karada, Denizaltında Paşalar gibi Resim Yapıyor

14/12/2025
Küratörler Eda Berkmen ve Selen Ansen, Folia Sergisi, Abdülmecid Efendi Köşkü, 21 Eylül 2025 - 1 Mart 2026.

Ömer Koç’un “Büyülü Bahçesi” Abdülmecid Efendi Köşkü’nde Sergileniyor

20/09/2025

Mavi Melike Çatkın

12/01/2026
Sanatçı Kadınlar Derneği’nden “Mutant” Projesi

Sanatçı Kadınlar Derneği’nden “Mutant” Projesi

4
Anadolu Kadınının Eşsiz Sanatı: İğne Oyaları

Anadolu Kadınının Eşsiz Sanatı: İğne Oyaları

3
Ressam Reşat Ceylan’ın Görünmeyeni Görünür Kılan Gizemli Portreleri

Ressam Reşat Ceylan’ın Görünmeyeni Görünür Kılan Gizemli Portreleri

2
Burçin Erdi: “İnsan Ruhu İçin Bir Gen Yok”

Burçin Erdi: “İnsan Ruhu İçin Bir Gen Yok”

1
Reyhan Sezgin, Sezgin Marble.

Taşın Hafızasını Okumak: Reyhan Sezgin ile Anadolu’nun Sessiz Tanıkları

22/01/2026
Semiha Berksoy Sergisi İstanbul Modern’de: Tüm Renklerin Aryası

Semiha Berksoy Sergisi İstanbul Modern’de: Tüm Renklerin Aryası

22/01/2026
Hilal Can.

“Islık Çalan Hafıza” Sergisi Yapı Kredi Müzesi’nde

22/01/2026
Haldun Dormen Hayatını Kaybetti: Türk Tiyatrosu Yasta

Haldun Dormen Hayatını Kaybetti: Türk Tiyatrosu Yasta

21/01/2026

Sanat Haberleri

Semiha Berksoy Sergisi İstanbul Modern’de: Tüm Renklerin Aryası

“Islık Çalan Hafıza” Sergisi Yapı Kredi Müzesi’nde

Haldun Dormen Hayatını Kaybetti: Türk Tiyatrosu Yasta

Claire Arkas’ın 14. Kişisel Sergisi “Işığın Aralığı”

Son Eklenenler

Taşın Hafızasını Okumak: Reyhan Sezgin ile Anadolu’nun Sessiz Tanıkları

Semiha Berksoy Sergisi İstanbul Modern’de: Tüm Renklerin Aryası

“Islık Çalan Hafıza” Sergisi Yapı Kredi Müzesi’nde

E-posta Bülteni

Haber bültenimize katılın, yeni içeriklerimiz e-postanıza gelsin.

* indicates required
/* real people should not fill this in and expect good things - do not remove this or risk form bot signups */

Intuit Mailchimp

  • Sanat Haberleri
  • Hesabım
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Gizlilik ve Çerez Politikası
  • Sanat Haberleri
  • Hesabım
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Gizlilik ve Çerez Politikası

© 2025 ArtColumn, Tüm hakları Saklıdır.

info@artcolumn.com.tr

Bültenimize Abone Olun

Yeni içeriklerimiz yayınlandığında ilk siz haberdar olun.

* indicates required
/* real people should not fill this in and expect good things – do not remove this or risk form bot signups */

Intuit Mailchimp

No Result
View All Result