• Ana Sayfa
  • Ayın Solo Sergisi
  • Haberler
  • Mimari ve Tasarım
  • Mekanlar
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
  • Makaleler
  • Youtube
  • Mağaza
  • Ana Sayfa
  • Ayın Solo Sergisi
  • Haberler
  • Mimari ve Tasarım
  • Mekanlar
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
  • Makaleler
  • Youtube
  • Mağaza
Ara
  • Ana Sayfa
  • Ayın Solo Sergisi
  • Haberler
  • Mimari ve Tasarım
  • Mekanlar
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
  • Makaleler
  • Youtube
  • Mağaza
  • Ana Sayfa
  • Ayın Solo Sergisi
  • Haberler
  • Mimari ve Tasarım
  • Mekanlar
  • Röportajlar
  • Köşe Yazıları
  • Makaleler
  • Youtube
  • Mağaza

Art Column - Köşe Yazıları - Sanal Rönesans ve Sanat

Sanal Rönesans ve Sanat

01/05/2026
in Köşe Yazıları
A A
Beral Madra

Beral Madra

Facebook 'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsapp ile GönderLinkedin'de Paylaş

Akdeniz Bölgesi ve çevresi ile ilgili ikonik kitabın yazarı Fernand Braudel’e göre Akdeniz bölgesine özgü olan kültür, insan uygarlığının gelişmesinde kilit etkendir. Tarihsel bakış bu iyimserlikte olsa da yakın geçmişte ve günümüzde dünyanın siyasal, ekonomik, toplumsal açıdan en karmaşık bölgesi olan Akdeniz’in Doğu kesiminde ve Orta Doğu’da yaşamak bu görüşü karşılamıyor. Küreselleşme çağına girildiğinde iyimserlik, süreç içinde sürekli krizlerin yarattığı endişeye ve olumsuzluklara dönüştü. 

Google’da Yapay Zeka bu çağı (21. Yüzyıl) şöyle tanımlıyor: (1 Ocak 2001 – 31 Aralık 2100), genel olarak bilgi ve dijital çağ olarak adlandırılmaktadır. Teknolojik yeniliklerin, yapay zekânın, internetin ve hızlı değişimin damga vurduğu bu dönem; Endüstri 4.0, akıllı toplum (Toplum 5.0) ve inovasyon ekonomisi ile karakterize edilen bir dönüşüm çağıdır. Sanal Rönesans da şöyle tanımlanıyor: Dijital teknolojiler, yapay zeka ve blokzincir (NFT) kullanılarak sanatın, mimarinin ve kültürel mirasın yeniden yorumlanıp dijital ortamda deneyimlenmesidir. Sanal fuarlar, 3D turlar ve dijital tasarımlarla klasik dönem eserlerini sanal dünyaya taşımayı veya yapay zekayla yeni dijital sanat eserleri yaratmayı ifade eder.

Bölgede 20. yüzyılın ikinci yarısında büyük ivme kazanan çağdaş sanat ve ilişkin kültür ve sanat üretimleri ve gelişmeleri de bu sürecin içinde varlığını sürdürüyor. Günümüzdeki savaş gerçeğinde bu bölgede yaşayan ve çalışan sanatçılar ve sanat uzmanlarının bu tanımlamalar doğrultusunda aşılması güç zorluklarla karşılaşacağı açıktır. Bu açıdan özellikle mevcut üretimin çok önemli bir bellek oluşturmasına önem vermek gerekir. Bu bellek nasıl korunacak?

İçinde yaşadığımız çağ, görsel dil, kültür ve bilgi çağıdır. Bu görsellik, küresel bağlamda en etkin ifadesini tarihsel ve çağdaş sanat yapıtlarında buluyor. Yaratıcı, bağımsız, özgür, eleştirel, disiplinlerarası özellikleriyle sanat yapıtları, en etkili toplumsal kültürel iletişim, iş birliği ve katılım aracıdır. Bu üretimin zengin bellek içeren ilişkisel estetiği, tüm bilimler ve teknolojilerle bu gezegendeki insan yaşamının tüm gerçeklikleri arasındaki kuramsal ve uygulamalı iletişimi ve iş birliğini güçlendirir.

Birikmiş bilgilere dayanarak uyarılar yapmayı, algıyı ve soru sormayı yönlendirmeyi içeren sanat yapıtlarının toplum tarafından etkili bir şekilde okunması, her şeyden önce entelektüel bir başarı için olmazsa olmaz bir değişkendir. Ama aynı zamanda siyasal ve ekonomik etki altındaki hakikatin, bilginin, görsel kirliliğin yarattığı karışıklıkların üstesinden gelme yeteneği yaratır.

Toplumsal, siyasal, güncel, geleneksel içerik ve amaca sahip sanat üretimi, sanat yapıtları ve kurgulanmış imgeler, çözümleyici ve tamamlayıcı olabilir ya da karşıt ve eleştireldir ancak aynı zamanda gerçek yaşamın yansıması ve metaforları, gerçeklikler ve küresel olaylar için tamamlayıcı ve saptayıcıdır. Sanat tarihi de tümüyle siyasal, toplumsal ve kültürel devrim yaratan “eleştirel imgelerle” doludur; bu günümüzde de yeniden değerlendirilerek etkisini sürdürmektedir.

Gösteri toplumu ve kültür endüstrisi için üretilen büyük sergiler, küresel sanat üretiminin yayılması için bir sistem, geniş bir kitlenin sanat eserlerini değerlendirmesi için bir olanak sağlar. Sanat yapıtlarının ilişkisel estetiği ve eleştirel içeriği aracılığıyla toplumlar önemli kavramları, düşünceleri, anlamları izlemeye ve çağdaş sanat konularının içerdiği eleştiri ve tartışmaları yorumlamaya ve bunlara katılmaya davet edilir. Savaş tehdidinin hüküm sürdüğü bölgemizde Türkiye’deki çağdaş sanat üretimi bienaller, fuarlar, galeriler ve bağımsız girişimlerle etkinlikleri bu işlevi yerine getiriyor.

Akdeniz ülkelerinin çoğunda sanat yaşamsaldır ve çok geniş anlamlıdır. Geleneksel sanatlar, müzelerdeki görüntüleriyle ve mimariyle bütünleşmiş örnekleriyle yalnız ikonografik bir değer taşımazlar, aynı zamanda kitlelerin kimlik sorunlarını doyurucu simgelerdir; bu bağlamda, var kalabildikleri ölçüde geleneksel sanatlar, bugünün sanatını da değişik ölçülerde etkilerler.

Geniş kitleler Modern sanatın sürmekte olan koşullarının etkisiyle geleneksel sanatı ayrı bir sınıflandırma ile değerlendirmeyi sürdürüyor; bu kesimler için geleneksel sanat türleri hala zanaattır. Aynı zamanda geleneksel sanat, kültür kimliğinin organik bir parçası olarak görülürken, Modern sanat bu kültüre bir müdahale olarak algılanmaktadır ama bir yandan da Modern sanat biçimleri, bastırılmış kimliklerin feryadı ve alt kültürün en tözlü malzemesidir.  Modern sanat karşıtlıkları barındırdığı ideolojilere açık olduğu için, geniş kitleler için huzursuzluğun kaynaklarından birisi sayılmıştır ama bu huzursuzluk aynı zamanda kitlelerin kendini özgürce ifade yoludur. Her iki alanın yaratıcılarını birbirilerini tanımadıklarını, birbirilerine öteki olarak davrandıklarını söylemek abartılı değildir. Bu karşıtlık bir ölçüde Post-modernizm’de aşılmıştır. Geçmişte belirgin olan bu uzaklık, günümüzde Post-modern sanatçının yerel ve mikro-kültürlere karşı ilgisi dolayısıyla geniş bir ifade alanı bulmuştur. Modernizmin evrenselci bir kültüre yol açtığı bilindiği halde, özgün kültürü yitirme korkusu belirgindir. Samir Amin’in sözleri, bu çelişkiye bir çözüm sunuyor: “Üzerinde yükseldiği merkezler/çeperler kutuplaşmasına rağmen dünyanın birliği, günümüzün gerçek sorunlarının çözümüne dayalı daha iyi bir gelecek kurmak isteyen her kültüre, ana boyutu itibariyle evrenselci olmayı dayatıyor. Çeşitlilik, evrenselciliği oluşturmaya hizmet etmelidir, onun mutlak karşıtı olarak karşısına konulmak yerine.” (1)

Akdeniz Bölgesinin özellikle doğusunda yaşanan ölümcül sarsıntıların karşısında günümüze özgü insanın düşünce ve yaratma gücünü yansıtan, küresel belleği ve yaşamı içeren sanat üretimleri ve bu üretimlerin geniş kitlelere sunulması topluma bir hizmet, sanatçılar için de bir bağımsızlık ve özgürlük alanıdır. Bu özellikler bundan böyle küresel Sanal Rönesans gerçeği içinde değerlendirilecek.

Vilem Flusser’in içinde yaşadığımız teknik imgelerle oluşturulan küresel sanallık üstüne şu sözleri önemlidir: “Teknik imgelerin üretimi, bir olasılıklar alanında gerçekleşir: Parçacıklar, kazara ortaya çıkan şeylerden başka bir şey değildir. Başka bir deyişle ‘olasılık’, evrenin ve bilincin beliren şeyleridir. (…) Olasılığın iki ufku, ‘kaçınılmaz’ ve ‘imkansız’dır: Kaçınılmaz olanın yönünde olasılık, mümkün hale gelir; imkânsız olanın yönünde olasılık, beklenmedik hale gelir. Böylece, beliren evrenin ve bilincin temelini olasılığın hesaplanması oluşturur. Şu andan itibaren ‘doğru’ ve ‘yanlış’ gibi kavramlar sadece ulaşılamaz ufuklara işaret etmekte, sadece epistemoloji alanında değil; aynı zamanda ontoloji, etik ve estetik alanında da bir devrim yaşanmaktadır.” (2)

Flusser 90’larda bu düşünceleriyle sanat ve yaratıcılık alanında bir değişimi öngördü ve uyardı. Bugün bu düzen artık siyasal ve ekonomik alandaki değişim siyasal ve ekonomik egemenlikleri de içeren ve Yannis Varoufakis’in Technofeudalism: What Killed Capitalism başlıklı kitabında (3) sert ama gerçekçi bir tanımlamayla Tekno-feodalizm, insanın tarihsel yaratıcılığına ve düşünsel gücüne işaret eden daha yumuşak bir tanımlamayla da Sanal Rönesans olarak adlandırılıyor.

Medya ve Sanal Ortam yüzlerce yıllık görsel bilgi, görsel kültür ve görsel verilerle oluşmaktadır. Örneğin, bu verilerin temelinde 1839’dan günümüze analog fotoğraf ve 1965’den günümüze video yer almaktadır. Bu iki teknikle üretilmiş olan sanat yapıtları günümüzde medya ve sanal ortamda gerçekleşen tüm yaratıcılık üretim ve işlemlerinin tarihsel arka-alanını oluşturuyor. Fotoğraf ve video teknik mi, sanat mı, belge mi? Bu soru, yüzyıl boyunca yanıt ararken, yeni sorular ortaya çıktı: Fotoğraf ve video gözün, gövdenin ve beynin uzantısı mı, yoksa gerçeğin doymaz gereksinimi olan imgelerin bağımsız bir üretim aracı mıdır? Medya ve dijital görsel üretim, bilgi ve veriler etkisiyle içine girdiğimiz Hakikat-sonrası dönemde bir hakikat ya da yalan üretim aracı mıdır? Fotoğraf ve video dijitalleştiğine göre, dijital alanın koşul ve kuralları ile fotoğrafın koşul ve kuralları nasıl bağdaşıyor? Elektronik medyaların gücüyle küresel dağılıma giren görsel üretim toplumsal sorumluluk, estetik ve etik açısından sorun, çatışkı ya da ikilem yaratmakta mıdır?

Günümüzde video sanatı ve ilişkin sanat üretimleri her şeyden önce, Modernist “yüksek sanat” geleneğinin özelliği olan sanatçı ve izleyici arasındaki seçkinci uzaklığın kapanmasında her yerde ve her koşulda gösterilebilir bir sanat tekniği olarak etkin olmuştur. Video sanatı sanatın demokratikleşmeye katkı sunma işlevinde başarılı bir tekniktir; çünkü video izleyicinin günlük yaşamında yer alan Neo-kapitalist TV dilinin ve dijital ortamdaki yasal ve yasa-dışı üretimlerin karşısındaki üretimdir. Sanatçının geniş kitleyle kültürel diyalog kurması açısından video, resim ve heykelin doğasında olmayan bir doğrudan iletişim sağlamaktadır. 

Tüketime ve siyasal manipülasyona hizmet eden TV karşısında video, aynı teknolojiyi kullanarak kitlelerin bu manipülasyonlar içeren egemenliğine karşı eleştirel bir bakış ve direnç kazanmasına yardımcı olmakta, iletişim teknolojilerinin ürettiği anlam krizleri karşısında kültürel içeriklerle yeni düşünme stratejileri sunmaktadır.

Fotoğraf ve video için sorulan tüm sorular Sanal Rönesans üretimleri için de geçerlidir. Bu sorulara doğrudan doğruya yanıt vermek zor; fotoğrafın ve videonun icadından günümüze kadar içerdiği belleği bilmek sorulara yanıt vermeye yardımcı oluyor; çünkü birçok sanatçı bu soruları yapıtlarıyla yanıtlamıştır. Bu alanda üretim ve etkinlik yapanların (sanatçıların ve küratörlerin) Modern Sanat, Post-Modern Sanat ve İlişkisel Estetik alanlarında bilgi sahibi olması söz konusu mesleklerdeki başarıyı belirleyicidir.

  1. Samir Amin, “Çeperde: Ulusal Kurtuluşun Sonu mu?”, Büyük Kargaşa, Alan Yayıncılık 1993, s. 145
  2. Flusser, Vilém, (2011). Into the Universe of Technical Images, Minneapolis London: University of Minnesota Press, s.16-17 https://www.researchgate.net/publication/333002842_Vilem_Flusser’in_Soyutlama_Modeli_ve_Sinematografik_Imge_Ozel_Sayi
  3. https://www.amazon.com/Technofeudalism-Killed-Capitalism-Yanis-Varoufakis/dp/1685891241

Tags: Akdeniz sanatıÇağdaş Sanatdijital dönüşümdijital sanatFotoğraf Sanatıgörsel kültürİlişkisel Estetikkültürel bellekküresel sanatNFT sanatOrta Doğu sanatıpostmodern sanatSanal RönesansSanat Eleştirisisanat ve politikasanat ve teknolojiSanat ve ToplumVideo Sanatıyapay zekâ ve sanatYeni medya sanatı
Previous Post

Anselm Kiefer Sergisi Valencia’da

Beral Madra

Beral Madra

Beral Madra (1942, İstanbul), Türk sanat eleştirmeni, yazar ve çağdaş sanat küratörü. 1980'li yıllarda çağdaş sanatın yurt içinde ve yurtdışı temsili için gerekli kurumsal altyapıların oluşturulmasında önemli rol oynamış olan Beral Madra, 1987'de 1. İstanbul Bienali'nin ve 1989'da 2. İstanbul Bienali'nin genel koordinatörlüğünü üstlendi. Türkiye'de küratörlüğün tanımlanmasına ve profesyonelleşmesine öncülük eden ilk kuşak küratörlerdendir.

Benzer Haberler

Köşe Yazıları Arşiv

Çağdaş Sanat, Umut, Mutluluk

01/05/2026
Fotoğraf: Tahir Akkurt.
Köşe Yazıları

Ahu Antmen ile Sanat Tarihi, Müze, Anlatı ve Görünürlük Üzerine…

02/04/2026
Beral Madra
Köşe Yazıları Arşiv

Satranç ve Sanat

02/04/2026
Beral Madra
Köşe Yazıları Arşiv

Sanat ve Ölüm

02/04/2026
Beral Madra
Köşe Yazıları Arşiv

Sanat-Siyaset-Ekonomi-Arabuluculuk

02/04/2026
Beral Madra
Köşe Yazıları Arşiv

“Sanat, Şiddeti Ortadan Kaldırmalıdır, Yalnız O Yapabilir Bunu.” (Lev Nikolayeviç Tolstoy) 

02/01/2026

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trending
  • Comments
  • Latest
Tatsuru Arai, Face of Universe

“The Cube”: Dijital Sanatın Yeni Merkezi

22/11/2025
Koramiral Ekmel Totrakan, karada, denizaltında paşalar gibi resim yapıyor

Koramiral Ekmel Totrakan, Karada, Denizaltında Paşalar gibi Resim Yapıyor

28/04/2026
Küratörler Eda Berkmen ve Selen Ansen, Folia Sergisi, Abdülmecid Efendi Köşkü, 21 Eylül 2025 - 1 Mart 2026.

Ömer Koç’un “Büyülü Bahçesi” Abdülmecid Efendi Köşkü’nde Sergileniyor

20/09/2025
Ambivalans, 2023, tuval üzerine yağlıboya, 60x90 cm.

Mavi Melike Çatkın

15/03/2026

Sanatçı Kadınlar Derneği’nden “Mutant” Projesi

4

Anadolu Kadınının Eşsiz Sanatı: İğne Oyaları

3

Ressam Reşat Ceylan’ın Görünmeyeni Görünür Kılan Gizemli Portreleri

2

Burçin Erdi: “İnsan Ruhu İçin Bir Gen Yok”

1
Beral Madra

Sanal Rönesans ve Sanat

01/05/2026
Anselm Kiefer, Walhalla, 2015–2017, Fotoğraf: Adolfo Benetó.

Anselm Kiefer Sergisi Valencia’da

29/04/2026
Rithika Merchant, Incantation, 2025, Courtesy of Rithika Merchant and Tarq.

Art Basel 2026, 18–21 Haziran’da Basel’de

29/04/2026

Eda Sütunç’un “Sıcak Prova” Sergisi Sanatorium’da

29/04/2026

Sanat Haberleri

Anselm Kiefer Sergisi Valencia’da

Art Basel 2026, 18–21 Haziran’da Basel’de

Eda Sütunç’un “Sıcak Prova” Sergisi Sanatorium’da

İş Sanat Öğrenme Programları İçin “İş Vapur”

Son Eklenenler

Sanal Rönesans ve Sanat

Anselm Kiefer Sergisi Valencia’da

Art Basel 2026, 18–21 Haziran’da Basel’de

E-posta Bülteni

Haber bültenimize katılın, yeni içeriklerimiz e-postanıza gelsin.

* indicates required
/* real people should not fill this in and expect good things - do not remove this or risk form bot signups */

Intuit Mailchimp

  • Sanat Haberleri
  • Hesabım
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Gizlilik ve Çerez Politikası
  • Sanat Haberleri
  • Hesabım
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Gizlilik ve Çerez Politikası

© 2025 ArtColumn, Tüm hakları Saklıdır.

info@artcolumn.com.tr

Bültenimize Abone Olun

Yeni içeriklerimiz yayınlandığında ilk siz haberdar olun.

    No Result
    View All Result